BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kalp...

Kalp...

Kalp, mavevî bir latîfedir; göğüste bulunan et parçası değildir. Onun adı yürek olup, hayvanlarda da bulunur. İnsana "küçük kâinat" denir. Bu sıfat ona, "büyük kâinat"ta bulunan her şeyi ihtiva etmesinden dolayı verilmiştir. İnsan, yaratılışı itibariyle "kâinat"ın hülasasıdır.



* Pazar yazısı Kalp, mavevî bir latîfedir; göğüste bulunan et parçası değildir. Onun adı yürek olup, hayvanlarda da bulunur. İnsana "küçük kâinat" denir. Bu sıfat ona, "büyük kâinat"ta bulunan her şeyi ihtiva etmesinden dolayı verilmiştir. İnsan, yaratılışı itibariyle "kâinat"ın hülasasıdır. Cenab-ı Hak insanı birbirine zıt olan on parçayı bir araya getirerek, yeni bir özellik ve birlik meydana getirerek yaratmıştır. Bu on parça; su, ateş, toprak, hava ile beraber insanın nefsi, kalbi, ruhu, sır, hafi ve ahfa denilen latîfelerdir. Allahü teala bunları bir araya getirerek insan şekli vermiş ve ona "yeryüzünde halifem" diyerek şereflendirmiştir. İnsandan başka çok büyük mahluklar var ama, hiç birisinde bu on parça bir araya toplanmış değildir. İnsandaki birbirine zıt olan bu parçalar, devamlı mücadele halindedirler. İşte insan, bu şerefli üstünlüğünün yanında sahip olduğu; hiçbir mahlukta olmayacak kadar cehalet ve zalimliği yüzünden "ilahi teklife" muhatap olmayı yeğlemiş böylece onulmaz külfetlerin altına girmiştir. Allahü tealanın komşusu!.. İndirildiği dünya sahnesinde çetinler çetini bir imtihana tabi tutulan insan, öldükten sonra varacağı yer olan Ahiret yurdunda iki hedefle karşı karşıyadır: Cennet veya Cehennem... Bugün size, bu on parçanın da hülasası olan kalpten bahsedeceğiz. Daha doğru ifadesiyle İslâm âlimlerinin tespitlerini size nakletmiş olacağız. İmam-ı Rabbanî hazretleri Mektubat'ının 3. cilt, 11 ve 45. mektuplarında buyuruyor ki: "Kalp, Allahü tealanın komşusudur. Allahü tealaya kalbin yakın olduğu kadar hiçbir şey yakın değildir. Mümin olsun, asi olsun hiçbir insanın kalbini incitmemelidir. Çünkü, asi olan komşuyu da korumak lâzımdır. Sakınınız, sakınınız, kalp kırmaktan pek sakınınız! Allahü tealayı en ziyade inciten küfürden sonra, kalp kırmak gibi büyük bir günah yoktur. Çünkü, Allahü tealaya ulaşan şeylerin en yakın olanı kalptir... Kalp, yani gönül mahlukların en üstünü en şereflisidir. İnsan, Âlem-i kebirde, yani insanın dışında bulunan her şeyi kendinde topladığı için, mahlukların en üstünü, en kıymetlisi olduğu gibi, kalp de Âlem-i sagirdeki yani insanda bulunan her şeyi kendinde topladığı için, çok basit ve hülasa olduğu için çok kıymetlidir..." Kâmil insanın kalbi... "Kâmil bir insanın, kalbi birçok bakımdan Arş gibidir. Bunun için öyle kalbe Arşullah denir. Bunun için Arş'a olan tecelliye yakın bir tecelliye kavuşur. Arş'a olan tecelli tamdır. Arifin kalbine olan tecelli ise, bundan bir parçadır. Fakat kalpde, Arş'ın malik olmadığı başka bir üstünlük vardır. Bu üstünlük tecelli edene şu'urdur. Onu tanımaktır. Kalp, tecelli edene, zahir olana tutulur, onu sever. Arş'da böyle sevgi yoktur. Kalpte bu şu'ur ve bu sevgi bulunduğu için, kalp ilerleyebilir, yükselebilir. Hem de yükselmektedir. (İnsan, sevdiği ile beraber olur) hadis-i şerifi bunu bildirmektedir. Kalp, sevgilisi ile beraber olmaktadır..."
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT