BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ustaya iki sergi

Ustaya iki sergi

Türkiye’de çağdaş resme özgün estetiğiyle yön veren Zeki Faik İzer, resimleri ve fotoğraflarıyla iki ayrı sergide hatırlanıyor



Yapı Kredi Kültür Merkezi Zeki Faik İzer’le ilgili eşzamanlı olarak iki sergiye ev sahipliği yapıyor. Kâzım Taşkent Sanat Galerisi’nde “Zeki Faik İzer Retrospektif Resim Sergisi”nde resimleri, Sermet Çifter Salonu’nda ise “Siyah-Beyaz İzler/Fotoğrafçılığıyla Zeki Faik İzer” sergisinde sanatçının fotoğrafları yer alıyor. Zeki Faik İzer Retrospektif Resim Sergisi’nde, Türkiye’de çağdaş resme özgün estetiğiyle yön veren sanatçının estetik aşamaları toplu halde görülebiliyor. Bu resimlerde, sanatçının yaşadığı ülkenin izleri, biçimleri, renkleri açıkça görülebilidği gibi 20. yüzyılın dünya sanatçısı olan İzer’in sahip olduğu yerel kimlik de kendini ele veriyor. 1933 yılında kendisi gibi sanatta yeni bir soluk için çaba gösteren genç arkadaşlarıyla d Grubu’nu kuruluşuna önayak olan İzer, onu Türkiye’de çağdaş resim anlayışının öncülerinden biri kılan yoldaki ilk adımıdır. Zeki Faik İzer için, sergi dolayısıyla kapsamlı da bir kitap hazırlandı. YKY’den çıkan Zeki Faik İzer kitabını sanat tarihçisi Gül İrepoğlu yazdı. İrepoğlu’nun, İzer’in sağlığında onunla yaptığı 3 yıllık bir çalışmanın sonucu olan verileri kitapta temel olarak kullanması, ressamın ağzından kendi sanat görüşü ve sanat tarihi üstüne bilgilerin yer alması bu çalışmayı zenginleştiriyor. İzer’in objektifinden Seyit Ali Ak’ın danışmanlığını yaptığı fotoğraf sergisinde ise İzer’in artistik ve lirik tavrı ortaya çıkıyor. İlk fotoğraf sergisini bundan 63 yıl önce Akademi’de açan İzer, resimlerinin yanı sıra fotoğrafı sanatsal varlık nedeni olarak değerlendirmişti. Yaşadığı her yerde; penceresinin önündeki güvercinlerden dünya kentlerine, Akademi atölyelerinden köylülere, işçilere, öğrencilere kadar pek çok çeşitlilikte kareler çeken İzer’in fotoğraf sergisi için YKY tarafından hazırlanan kitapta sanatçının fotoğrafları ve Seyit Ali Ak’ın değerlendirme yazısı yer alıyor. Bu iki sergi dolayısıyla bir yandan İzer’in, kestirmeciliğe teslim olmayan tavrını, izini sürdüğü resimlere hazırlanışını, diğer yandan da resim dünyasındaki kıvrak, dinamik, çok renkli ve yeniliklere açık sanatsal tavrını aynı zamanda gözlemlemek mümkün olacak. Resimde öncü bir isim Türkiye’de soyut resmin ilk temsilcilerinden Zeki Faik İzer 15 Nisan 1905’te İstanbul’da doğdu. Sanayi-i Nefise Mektebi, İbrahim Çallı atölyesinde tamamladığı yüksek öğreniminden sonra Paris’e giderek Andre Lhote ile Othon Friesz’in atölyelerinde çalıştı. Türkiye’ye döndüğünde Ankara Gazi Muallim Mektebi ve Terbiye Enstitüsü’nde resim öğretmenliğine atandı. Bir süre sonra İstanbul’a gelen ve D Grubu’nun kurucuları arasına giren ressam, 1937’de Güzel Sanatlar Akademisi’nde bir fotoğraf atölyesi oluşturdu. 4. ve 18. Devlet Resim ve Heykel Sergisi’nde birincilik ödüllerini kazandı. Henüz resmen kurulmamış bulunan UNESCO’nun Paris’te düzenlediği Uluslararası Modern Sanat Sergisi’yle Gernuschi Müzesi’nde açılan “Bugünün Türk Resmi, Dünün Türkiyesi” sergisinin açılış çalışmalarını yürüttü. Bir süre Güzel Sanatlar Akademisi’nin müdürlüğünü de yapan İzer burada Türk Sanat Tarihi Enstitüsü’nü kurdu ve 1970’de emekli olduktan sonra Fransa’ya yerleşti. Zeki Faik İzer, Pariste’ki ilk yıllarında renk lekeleriyle soyut bir anlatıma yönelmiş, Türkiye’ye döndüğünde ise figür soyutlamalarına geçmişti. UNESCO sergisinden sonra figürden bütünüyle uzaklaşan İzer soyut-dışavurumcu bir yol izledi ve lirik soyut eserler üretti.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT