BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Memleket Nire?

Memleket Nire?

Güzel yurdumun insanlarının yüzde kaçı, tanıştıkları insana ilk olarak “memleketiniz” sorusunu yöneltmektedir acaba? Yüzde 80 desek abartmış olmayız, değil mi? Türkiye’de insanların kahir ekseriyeti, karşısındakinin nereli olduğuna göre oluşturur ilk kanaatini. O sebeple de, isimden sonra (hatta bazen önce) sorulan soru “nereli olduğumuz”dur.



Güzel yurdumun insanlarının yüzde kaçı, tanıştıkları insana ilk olarak “memleketiniz” sorusunu yöneltmektedir acaba? Yüzde 80 desek abartmış olmayız, değil mi? Türkiye’de insanların kahir ekseriyeti, karşısındakinin nereli olduğuna göre oluşturur ilk kanaatini. O sebeple de, isimden sonra (hatta bazen önce) sorulan soru “nereli olduğumuz”dur. Üstelik, size bu soruyu soranın, memleketinizle ilgili edindiği bir önyargı varsa, baştan kaybedersiniz. Artık olumsuz bakılmaya müstahaksınızdır. Ticari ilişkilerde, siyasi birlikteliklerde, işe girişlerde çok belirleyicidir “memleket neresi” sorusu. Bu ülkede sırf şuralı veya buralı olduğu için işi görülen, terfi eden insanlar vardır. Hem de bir hayli... Tabii hemşericilik, karşılıklı bir menfaat örgütlenmesi şeklinde de çalışır çoğu zaman. Birbirini kollama, kayırma durumları yani... Küreselleşme! İletişim çağı, ortak lisan, küresel ticaret, Avrupa Birliği vs... Bizim hemşericilere pek uğramayan kavramlardır. İnsanların kendi doğdukları veya mensup oldukları coğrafyayı ve o coğrafyaya ait diğer insanları sevmeleri doğal, hatta güzel bir şey belki. Ama, hemşerilik, en önde gelen değerlendirme kriteri oluyorsa, bir insanın ne iş yaptığını bile öğrenmeden nereli olduğunu merak ediyorsanız burada bir şey yanlış gidiyor demektir. Hele ki, bir insan ile kuracağınız münasebete dahi onun hangi il, hatta hangi ilçeden olduğuna bakarak karar vermek size çok sağlıklı bir iletişim şekli olarak görünüyor mu? Abartılmış hemşericiliğin, önyargıları beslediğini, iletişimi ve sağlıklı insan münasebetlerini sekteye uğratacak boyuta gelebildiğini düşünüyorum. Otuz yıl öncesinin kapalı toplumunda, insanların aynı yöreden başkalarıyla dayanışma güdüsüyle hareket etmelerinin anlaşılır bir tarafı var. Ama günümüzün açık toplumunda birçoğumuzun hala memleket paydasında sosyal ilişkiler kurması ne derece doğru acaba? Hemşericiliğin kohabitasyon tarzı içe kapalılığa yol açtığını düşünüyorum. Yoksa 30 yıl önce İstanbul’a gelmiş ama hâlâ şehirli olmayan insanlar bu kadar çoğalır mıydı?
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT