BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İş dünyası umut dolu

İş dünyası umut dolu

Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı, “2004’ün iyi olacağını tahmin ediyorduk ama bu kadarını beklemiyorduk” derken, iş dünyasının duayenlerinden Selçuk Yaşar, “Türkiye’de 20-30 yıldır görmediğim dinamizm ve yönetim başarısı var” diye konuştu. İş dünyası, 2005’ten de çok ümitli...



ANKARA - Hem ekonomi, hem politikada çok çetin geçen, Türkiye’nin yıldızlaştığı bir yılı geride bırakırken, önümüzdeki yıl için de büyük ümitler besliyoruz. İş dünyası, son günlerini yaşadığımız 2004 yılında makro ekonomik konularda son 20-30 yılda olmadığı kadar başarılı sonuçlar alındığını, istikrarın korunduğunu, ülkenin çok iyi yönetildiğini dile getiriyorlar. Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç bu durumu, “2004’ün iyi olacağı bekleniyordu ama bu kadar iyi olacağını beklemiyorduk” diye özetledi. Reel sektörde bazı problemlere rağmen çok iyi bir yılın geride bırakıldığını belirten Koç, “Büyüme açısından, enflasyondaki düşüş, borsadaki seviyeler, makro ekonomik göstergeler hep iyi seyretti” dedi. 2005 çok daha iyi olacak Türkiye’nin en büyük derdinin işsizlik olduğunu belirten Koç, “Yabancı ve yerli sermayenin yatırımları ile istihdamın önü açılacak. Onun için de 17 Aralık’ta pozitif bir hava esti. Bu uzun bir süreçtir. Bir yerden başlamak lazım. Bence Türkiye için çok önemliydi. Bu nedenle 2005’in Türkiye için daha da iyi olacağını bekliyorum” diye konuştu. Yatırımın önü açılmalı Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) eski başkanlarından ve Yüksek İstişare Konseyi (YİK) Başkan Yardımcısı Erkut Yücaoğlu da 2004’ün en önemli olayının AB’den müzakere tarihi almak olduğunu söyledi. Yücaoğlu, şunları söyledi: “2004, makro hedefler açısından çok olumlu bir yıl oldu. 2005’te bu makro çalışmaların yanında hadisenin bir miktar mikro olaylara ve istihdamla ilgili olaylara dönmesi lazım. Bunun için de yapısal reformların, özelleştirme, vergi kanunları, sigorta sistemlerine kadar tamamlanması, eğitim ile istihdamın birleştirilmesi, insanların yeniden eğitilmesi, yatırımların yeniden önünün açılması gerekir.” AB ve IMF adımı önemli Yeni dönemde ve süreçte Türk tarımında müthiş işler yapılabileceğini vurgulayan, et ve süt besiciliğinde büyük çapta projelerin ele alınması gerektiğini kaydeden Yücaoğlu, “Orada yeni bir ivmeye ihtiyaç var. Ekonomik büyümenin bu istikamete dönüşeceğine inanıyorum” diye konuştu. Vergi düzenlemelerinin iyi ama yeterli olmadığını iddia eden Yücaoğlu, “Kurumlar vergisinde yüzde 33’ün yüzde 3’ü bir fondu. O kalktığı için yüzde 30’du. Ama bu bir adımdır. Türkiye’de esas olan vergi sistemini tabana yayacak yeni bir yapılanmadır. Eğer bu yapılırsa, vergi geliri kaybına mani olacaktır, o zaman vergi oranları daha da düşebilir. Yapısal reformlar sürmeli” dedi. Vergide ciddi girişim oldu Yaşar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Feyhan Kalpaklıoğlu da vergi indirimlerinin halka yansımasının sağlanması gerektiğini ifade ederek, “Bu indirimler çok net hesaplanabiliyor. Ciddi bir girişimdir. Sütte KDV yüzde 8’di. Suda da düşecek. Gıda ürünlerinde bir karışıklık vardı, bazıları yüzde 18’di. Şimdi tek vergi oranı ile daha kolay uygulanacak. Gelecek açısından önemli. ıdadaki vergi indirimleri mutlaka tüketiciye yansıtılmalı” diye konuştu. Kalpaklıoğlu, 2004 yılının Türkiye ve Yaşar Topluluğu açısından gayet iyi geçtiğini, 2005 için de olumlu beklentiler içinde olduklarını dile getirdi. Selçuk Yaşar: 20 senedir ilk kez doğru yönetiliyoruz Yaşar Holding Onursal Başkanı Selçuk Yaşar, hükümeti çok başarılı bulduğunu söyledi. 20 senedir ilk defa doğru yönetiliyoruz. Son 20-30 senedir görmediği politik dinamizm ve yönetim başarısı olduğunu dile getiren Yaşar, “Suya yüzde 18 KDV vardı. Dilimizde tüy bitiyordu. Suda bu kadar KDV olmaz diyorduk. Dinleyen yoktu. Şimdi dinleyen var. Vergideki indirimleri çok doğru ve başarılı buluyorum. Yüksek vergi, merdiven altı üretimi, vergi kaçakçılığını teşvik ediyor. Ben yönetimi beğeniyorum. Gelecekten daha umutluyum” dedi. “Ekonomiyi 30 yıldır görmediğim kadar iyi görüyorum” Finansbank Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Özyeğin, “Ben ekonomiyi 30 yıllık bankacılık hayatımda görmediğim kadar iyi görüyorum” dedi. Ülke ekonomisinin geliştiğini, bununla birlikte bankacılık sektörünün de çok sağlıklı hale geldiğini belirten Özyeğin, “Bankalar reel sektöre daha çok kredi veriyor, bu da ekonominin gelişmesine katkı sağlıyor” dedi. Son 3 yıldır ekonominin hızla büyüdüğüne işaret eden Özyeğin, “Bu yıl ekonominin yüzde 7.5-8 büyüyeceğini tahmin ediyoruz. Bu oran, Çin’den sonra dünyadaki en yüksek büyüme oranı olacak. Ekonominin büyümesine rağmen enflasyon kontrol altında. Reel sektör gayet sağlıklı çalışıyor. Faizler gayet sağlıklı ve kademeli düşüyor. Dolayısıyla ben ekonomiyi 30 yıllık bankacılık hayatımda görmediğim kadar iyi görüyorum” diye konuştu. AB sürecinde Türkiye’ye bankacılık sektöründe yabancı yatırımların gelmeye devam edeceğine de işaret eden Özyeğin, şunları söyledi: Yabancı yatırımcılar önce Doğu Bloku’na, Çek Cumhuriyeti, Slovakya ve Polonya’ya gittiler: Türkiye’de yüzde 4 yabancı payı var. Çok geç geldiler. Şimdi Türkiye’de banka almak isteyenler daha yüksek bedel ödeyecekler.” Çelebi: İstikrar kalıcı hale gelecek Ekonominin yönetiminde bulunmuş eski bakanlardan Işın Çelebi de AB’den müzakere tarihi almanın ve müzakere sürecine başlamanın, tam üyelik kadar önemli olduğunu belirtti. Çelebi Stratejik Danışmanlık Şirketi’nin Yönetim Kurulu Başkanı olan Işın Çelebi, “Bu anlamda 3 Ekim 2005’te başlayacak müzakere süreci, Türkiye’ye çok önemli avantajlar getirecek. 31 başlıktaki müzakere süreci, Türkiye’nin standartlarını yukarı çekecek, istikrarı da kalıcı hale getirecek” dedi. 2004’ün sonuçları itibarıyle olumlu olduğunu, enflasyonda ciddi düşme kaydedilip büyüme hızının arttığına dikkat çeken Çelebi, “Burada işsizlik meselesine çözüm getirici bir büyüme olmalı. 2004, artıları- eksileri ile olumlu bir altyapı oluşturmuştur. 2005 yılında müzakere sürecinin başlaması, 2006, 2007’de çok daha kalıcı istikrar getirecek” diye konuştu.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT