BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İstifa etmek de bir erdemdir!

İstifa etmek de bir erdemdir!

Vah Galatasaray vah!.. Bilmem ki “kurulalıdan beri” böylesine bir başkan ve böylesine bir yönetim tarafından hiç yönetildin mi?



Vah Galatasaray vah!.. Bilmem ki “kurulalıdan beri” böylesine bir başkan ve böylesine bir yönetim tarafından hiç yönetildin mi? Seni “kurtarmak, düz yola çıkarmak” vaatleriyle iş başına gelenler, sana yapmadıklarını bırakmadılar!.. Bir zamanlar “amatör” denilen şubeleri bitirdiler!.. “Elin oğulları” binlerce taraftarla dolu salonlarda oynarken, “oradan buradan bulunan formalarla sahaya çıkabilen” sarı - kırmızılı gençler “40 - 50 taraftara oynuyor ve puan cetvellerinin diplerinde sürünüyor; tüyler ürpertici...” “Kulüpte şubeler ve sarı - kırmızılı formalar, tribünlerde taraftarlar” biterken.. Bitmeyen bir şey var: Kulüp başkanı, bilmem ki “ne yaptığını” biliyor mu; “o projeden, bu projeye” koşturup duruyor, ama bugüne kadar ne “gerçekleşen” bir şey var, ne de “derde deva olabilecek” bir gelişme... Bitmeyen bir şey daha var: Her konuda, gazetelerin, TV’lerin diline “çatlaklar var, ayrılıklar var, tartışmalar var” şeklinde düşen yönetimin hazin görüntüsü... Başkanın ayrı telden, başkan vekilinin ayrı telden, “yedek” üyenin ayrı telden çaldığı, gazetelere, TV’lere birbiriyle çelişen sözler söylediği bir idari sistemsizlik.. Yooo, “gene” bitmedi: Galatasaray Başkan Vekili’nin, gazetecilere, defalarca ve defalarca, “Sorunlar aile içinde kalmalı ve aile içinde çözülmeli” dedikten hemen sonra, “Teknik direktörünü şikâyet edecek kadar” kendini kaybetmiş olması... Ve daha da önemlisi, “Başkan dahil” yönetim içinde “kendisiyle yola devam etmeyi isteyen” tek kişinin kalmamasına ve “kulübün maaşlı personeli olan sportif bir direktöre bile sözünü geçiremediğinin” ortaya çıkmasına rağmen, “ayrılıp gitmemekte” ve koca bir maziyi ve ismi “hovardaca” yemeye devam etmesi!.. Bitmedi... Saidou gibi “sıradan” bir görev adamı ile, Ümit Karan gibi “ümitsiz” ve “diğer” futbolcular yönünden “olumsuz” bir örnek için, takımın başına getirilen teknik direktörün “kurtların önüne atılması” ve “saldırılara karşı” tıpkı “Ersun Yanal’ın Hakan Şükür’ü yok etme kavgasında olduğu gibi” seyirci kalınması ve hatta “saldırıların devam etmesi istenircesine”, problemin halledilmemesi için adeta “özel” gayret sarf edilmesi... Bitmedi... Başkan vekili başta, kendisini “Gel görüşelim” diye arayan yöneticilere “Ne görüşeceğiz, benimle görüşmek isteyen varsa gelir benim odama görüşürüm” diyerek “fırça atan” sportif direktör (ki, başkan tarafından atanmıştır) “Galatasaray ve başkan daha fazla yıpranmasın” diyerek istifa ediyor ve ederken de asıl bombayı patlatıyor; “Ben buraya baba parasıyla gelmedim!..” Yönetimi “bu hâle düşmüş” ve “Galatasaray’ı bu hâle getirmiş” bir başkan... “Yıpranmanın zirvesine ulaşmış” bir başkan vekili... Ve... Bütün bunlara seyirci kalan “çaresiz” bir yönetim!.. Koca Galatasaray’ın “100. yılındaki yönetim tablosuna bakınız!..” 100. yıl için neler vaat edildi ve “havai fişekler patlatılmasından başka” ne yapıldı, ortada ne var, daha da acısı “vaat edilenlerin yapılacağına inanan” bir tane Galatasaraylı kaldı mı? Yazıklar olsun... Ve temenni ediyorum ki, yüce Allah, Galatasaray’a “gerektiğinde istifa edebilmek de bir erdemdir” diyebilecek ve bu sözün gereğini yerine getirecek yöneticiler nasip etsin!..
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 106862
    % -0.05
  • 3.5255
    % -0.35
  • 4.1259
    % -0.63
  • 4.5333
    % -0.35
  • 144.338
    % -0.12
 
 
 
 
 
KAPAT