BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bayraklaşan şair

Bayraklaşan şair

Bugün, ‘Bayrak Şairi’ Arif Nihat Asya’nın 30. vefat yıldönümü... Farklı konularda şiirler kaleme almasına rağmen Türklük gurur ve şuurunu, vatan ve bayrak sevgisini, tarih bilincini, milli ve manevi değerleri işlediği mısralarıyla tanınan Asya, vefatına kadar kalemine sâdık kalmış bir edip olarak saygıyla anılmayı hak ediyor.



Geçen yıl doğumunun 100. yılında yâd ettiğimiz, adına özel dergiler yayımladığımız, konferanslar düzenlediğimiz Türk edebiyatına “bayrak şairi” olarak mührünü vuran Arif Nihat Asya, bundan tam 30 yıl önce aramızdan ayrılmıştı. “Yunus öldü deyu salâ verirler/ Ölen hayvan imiş, aşıklar ölmez!” diye yüzyıllar öncesinden seslenen Yunus Emre’nin bu uyarısına uygun olarak biz de ‘gönüller yapmaya gelen’ şairimizi unutmadık... Arif Nihat Asya, 1904 yılında Çatalca’nın İnceğiz Köyü’nde dünyaya gelmişti. Küçük yaşta babasını kaybettiği için çocukluğu büyük sıkıntılar içinde geçmişti. Buna rağmen eğitimini tamamlamayı başarmış ve 1928 yılında İstanbul Yüksek Muallim Mektebi’nden edebiyat öğretmeni olarak mezun olmuştu. Meslek hayatına Adana’da başlayan Arif Nihat Asya, uzun yıllar bu şehirdeki kolej ve öğretmen okullarında edebiyat öğretmenliği ve idarecilik yapmıştı. 1948 yılında Edirne’ye tayin edilen Asya, iki yıl da burada çalışmıştı. 1950 yılında siyasete atılan ve 1950-1954 yılları arasında Adana milletvekilliği, 1954 yılında Eskişehir milletvekilliği yapan şair, yeniden öğretmenliğe dönmüş ve 1962’de Ankara Gazi Lisesi’nden emekliye ayrılmıştı. Vatan sevgisi Türk edebiyatının en güzel aşk mektuplarını, en içli kahramanlık şiirlerini ve bugün bile yazılamayan muhteşem naatını kaleme alan Arif Nihat Asya’nın şiirle ilk tanışması Milli Mücadele yıllarına dayanmaktadır. Bu dönemde Ankara’da bulunan Asya, Türklük ve vatan sevgisi üzerine şiirler yazmaya başlar. İlk şiir kitabı “Heykeltraş”, İstanbul Yüksek Muallim Mektebi yıllarında yayımlanmıştır. Ölünceye kadar kalemine sadık kalan Asya’nın Ötüken Neşriyat (0 212 251 03 50) tarafından yayımlanan üç şiir kitabı (Bir Bayrak Rüzgar Bekliyor, Dualar ve Aminler, Kökler ve Dallar), onun şiir yolculuğunu çok başarılı bir şekilde yansıtır. Farklı konularda şiirler kaleme almasına rağmen Türklük gurur ve şuurunu, vatan ve bayrak sevgisini, tarih bilincini, milli ve manevi değerlere yer verdiği şiirleri daha çok sevilmiştir. “Ey, mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü,/ Kızkardeşimin gelinliği,şehidimin son örtüsü!/ Işık ışık, dalga dalga bayrağım,/ Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım” mısralarıyla başlayan “Bayrak” şiiri dolayısıla ‘Bayrak Şairi’ olarak anılır. Aşkını hiç kaybetmedi “Yelkenler biçilecek, yelkenler dikilecek;/ Dağlardan çektirilen, kalyonlar çekilecek;/ Kerpetenlerle surun dişleri sökülecek/ Yürü, hâlâ ne diye oyunda oynaştasın?/ Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın” mısralarıyla başlayan “Fetih Marşı” ve “Seccaden kumlardı.../ Devirlerden, diyarlardan/ Gelip göklerde buluşan/ Ezanların vardı” mısralarıyla başlayan “Naat”ıyla Arif Nihat Asya, unutulmamayı hak edecek bir hazine olarak yeni okuyucularını bekliyor. Eşi Servet Hanım’a yazdığı mektuplarında (Bu metinler Yavuz Bülent Bakiler tarafından ‘Sevgi Mektupları’ ismiyle kitaplaştırıldı) farklı bir kişilik olarak karşımıza çıkan şair, yüreğindeki ‘aşk’ı hayatının hiçbir döneminde kaybetmemiştir. Vefatından bir gün önce, yani 4 Ocak 1975’te eşi Servet Asya’ya “Bu dünyadan göçüp gitmeden önce esir Türk yurtlarının kurtulduğunu görmeyi çok isterdim” demesi, onun bu aşkının derinliğini de gösterir.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 107202
    % 0.35
  • 3.5161
    % -0.05
  • 4.128
    % -0.07
  • 4.518
    % -0.41
  • 145.919
    % -0.07
 
 
 
 
 
KAPAT