BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hastalar şifa buldu

Hastalar şifa buldu

Cenab-ı Hakkın gönderdiği sofra ortada duruyor fakat kimse yemeye cesaret edemiyordu. Orada bulunanlar, Hazreti İsa’ya; “Önce siz yeyin” dediler. O ise; “Hayır kim istediyse onlar yesin” buyurdu.



Cenab-ı Hakkın gönderdiği sofra ortada duruyor fakat kimse yemeye cesaret edemiyordu. Orada bulunanlar, Hazreti İsa’ya; “Önce siz yeyin” dediler. O ise; “Hayır kim istediyse onlar yesin” buyurdu. Havârilerde bir korku meydana geldi. İsa aleyhisselam fakir, hasta, cüzzamlı, abraş ve sakatları çağırıp; - Allahü teâlânın ihsan ettiği bu rızıktan yiyin! Sizin için âfiyet, başkaları için belâdır, buyurdu. Bunlardan erkek ve kadın bin üç yüz kişi yedi. Hepsi doydu. Bereketinden, herkes yiyip doyduğu halde balık olduğu gibi kalmış, sofrada bir eksilme olmamıştı. İnsanların gözleri önünde bu bereket sofrası tekrar göğe çekildi. Sofranın bereketiyle hastalar şifâ bulup, fakirler zengin oldu. Üstelik bunlar ömürleri boyunca hastalık ve yoksulluk da görmediler. Sofradan yemeyenler bu hali görünce üzülüp, pişman oldular. İsa aleyhisselam Nusaybin’de bulunan kibri ve zülmü ile meşhur bir hükümdarı imâna davete me’mur edilince, harekete geçti. Havârîlere; - Hanginiz bu şehre varıp; “Allahü teâlânın kulu ve resûlü ve kelimesi olan İsa aleyhisselam, size doğru geliyor” diye seslenir, buyurdu. İçlerinden Ya’kûb; - Ben gideyim, dedi. İsa aleyhisselam ona; - Peki git, ama oradan en önce uzaklaşan sen olacaksın, buyurdu. Havari Ya’kubdan sonra içlerinden Tevmân, izin alıp beraber gittiler. Hazreti İsa, Tevmân’a; - Ey Tevmân! Takdir böyledir ki, yakın zamanda senin başına bela gelecek, buyurdu. Şem’ûn da; - Yâ Rûhallah! İzin verirseniz ben de gideyim, ama bir şartım vardır. Eğer dara düşersem ve sizi çağırırsam, nazarınızı, himmet ve yardımınızı eksik etmeyesiniz, deyip, izin aldı. Üçü beraber o şehre doğru gittiler. Şem’ûn, şehrin dışında durup, yoldaşlarına; - Siz girin seslenin, zarara uğrarsanız, ben sizi kurtarmaya çalışırım, dedi. Ya’kûb’la Tevmân şehri girdi. Ya’kûb bildirilen şekilde seslendi. Sesi duyunca insanlar onların başlarına toplandı. Allahın birliğine davet ettiler, ancak onlar inanmadılar.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT