BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Madde madde

Madde madde

Maç sırasında tribünden gazeteye ulaşıp yazı yazdırmak yani zamanla yarışarak ürettiğin fikri gazete sayfasına döktürmek pek kolay olmuyor. Yani daha doğrusu teknik bazda ayrıntılara girebilmek, hem yazan için, hem de yazıyı alan arkadaş için çeşitli zorluklarla donanmıştır.



Maç sırasında tribünden gazeteye ulaşıp yazı yazdırmak yani zamanla yarışarak ürettiğin fikri gazete sayfasına döktürmek pek kolay olmuyor. Yani daha doğrusu teknik bazda ayrıntılara girebilmek, hem yazan için, hem de yazıyı alan arkadaş için çeşitli zorluklarla donanmıştır. Bu nedenle söz konusu Milli Takım olunca ayrıntıları yeni bir yazıyla dile getirmek zorunluluğu hissettim. Yazının başlığını da “madde madde” diye koydum. Çünkü taa Rüştü’den başlayacağım. Kalecimiz Rüştü oyunun hemen hemen tamamında görüldü ve anlaşıldı ki, özellikle yan toplarda önündeki savunmayla bugüne kadar gerek kulüp takımında, gerekse Milli Takım’da görmediğimiz, rastlamadığımız biçimde uyumsuz. Bence Gürcistan maçıyla birlikte, şayet savunma bu elemanlardan oluşacaksa, bu hayati durumun bir an önce iyileştirilmesi gerekiyor. Savunmamız tuhaf bir anlayış içinde görüldü. İki stoperle bire bir adam markajı oynatılırken, Koray’ın top bizdeyken çıktığı, top rakipteyken arkaya döndüğü bir 1960 modeli kurguya şahit olduk. Bereket ki, rakibin uzunları çabuk yer değiştiren oyuncular değillerdi. Kenarlardaki oyuncularımız Gürcistan maçı için belki de değişmeyecek, ama bir Milli Takım’ın hocası koca bir Türk futbolcusu ordusundan ancak bu kenar adamlarını bulup oynatabiliyorsa, ne o oynayanlara kızabiliriz, ne de Türk futboluna... Arnavutluk gibi seviyemizin çok altındaki bir rakibe - tamam, uç adamımız boylu değildi ama - kaç tane yan top getirip kısa - uzun, yerden - havadan kestiğimizin muhasebesini yeniden yapmalıyız. Üstelik o kısa oyuncumuzun mükemmel bir taymingle çok kafa golü attığı da unutulmamalıdır. Orta sahamızda rakip arasına veya arkasına koşu yaparak top alma aklı ve doğrusu Yıldıray’la Emre’den başka bir oyuncuda rastlanır ağırlıkta değildir. Hâl böyle olunca, top taşıma, kalabalığa dripling yapma zorunluluğu bu iki önemli oyuncumuzu zaman zaman bozmaktadır. Maç yazımıza sığdıramadığımız ve bugüne bıraktığımız bu ayrıntılar içinde kopuk kopuk oynamamız, oyunu dar alana sıkıştıramayışımız, bazı bölümlerde savunmamızın son adamı ile Fatih arasında 60-70 metrelik mesafeler kalışı, takım oyunu oynayabilme şansımızı ve ihtimalimizi çok zayıflatmaktadır. Fatih oyundan alındıktan sonra Necati hiç sevmediği ve yararlı olamadığı son adam rolüne asla soyundurulmamalıdır. Gürcistan iyi incelendiğinde Tuncay’ın bu maçın adamı olabileceği dikkate alınmalıdır. Yani, Milli Takım hocasının “Benim sistemim” dediği sistem, kaleci hariç 10 oyuncudan ikisinin, hatta kenardakilerden bir tanesinin de yarım adam markajı ile oynanacaksa, o zaman öbür tarafa intikâl etmiş merhumlardan birini veya yaşı iyice kemâle ermişlerden eski bir dostu mu Milli Takım’a getirelim? Hem de bu tablo 35 bin kişinin uğradığı kendi saham İnönü’de karşıma çıkmıştır. Maddeleri daha da sıralayabiliriz ama başka arkadaşların da yazacağı olacağından frene basıyorum.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 100141
    % 0.47
  • 5.2903
    % -0.78
  • 6.0238
    % -0.54
  • 6.9195
    % 0.02
  • 218.193
    % -1.07
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT