BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sanki film festivali

Sanki film festivali

Dramadan komediye, belgeselden maceraya her zevke uygun 8 yeni film bugün gösterime giriyor.



> Erol Bilem İstanbul Festivali çoktan geride kaldı ama bu defa da sinemaseverler ‘vizyon trafiği’ne takılacak. Sekiz yeni filmin karşımıza geldiği haftada her türden seçenek var. Dilerseniz hepsinden kısaca söz edelim... Melinda... Festivalde de gösterilen Woody Allen’in son filmi ‘Melinda ve Melinda’ tekrar gösterimde. Yönetmen her filminde olduğu gibi, aşkın kırılganlığı, sadakatsizlik, seçkin insanların romantizmi ve iletişimdeki yetersizlikleri konularını ele alıyor. Filmin merkezinde bulunan Melinda’nın yer aldığı komik bir hikaye, zamanla büyük bir dramaya dönüşüyor. Müziğimiz Yönetmen Godard’ın usta ellerinden ortaya çıkan ‘Müziğimiz’, şiirsel bir film. Dante’nin ‘İlahi Komedya’sına gönderme yaparak, ‘Savaş İşaretleri’, ‘Günümüz Saraybosna’sı ve ‘Amerikan askerlerinin koruduğu bir sahil’ şeklinde üç bölümden oluşan film, gerçek sinemaseverler için heyacan verici bir çalışma. Bir büyük ‘usta’nın son yıllarda yaptığı en iyi filmlerden biri. Dayanılmaz heyecan Joe ve Claire, güneşli bir yaz günü piknik yapmak için sayfiyeye giderler. Az ötede bir baba oğul ise ufak bir balon seyahatine hazırlanır. Ancak akıl almaz bir kaza olur ve sıcak hava dolu balon ansızın havalanır. Balonun içinde hapis kalan küçük çocuğu kurtarmak için Joe ve çevredeki erkekler harekete geçerler ancak balon bütün çabalara rağmen havalanmaya devam eder. Heyecan dolu bir çalışma. Futbol Sevdası Tibor’un hayali Fransız milli takımına girmektir. Gereken yeteneğe de sahiptir, ama bu hayali şimdilik 27 numaralı hapishane hücresinin dışına çıkamamaktadır. Hücre arkadaşı kurnaz Manu, dışarı çıkar çıkmaz Tibor’un menajerliğini üstlenir. Mesleğin püf noktalarını öğrenen Manu da rekabet dolu futbol dünyasına girer. Bu dünyada insan çabuk havalanır, ama her an kenara alınması da mümkündür. Ella Amerika’nın yeni yıldızı Anne Hataway’i başrole taşıyan ‘Ella’, eğlenceli bir aile filmi. Amerikalı hikâye yazarı Gail Carson Levine’ın aynı adlı eserinden uyarlanmış. Filmin konusu Cinderella’ya (Külkedisi) benzetiliyor. Geçen nisanda Amerika’da gösterime giren film 22 milyon dolarlık gişe başarısı gösterdi. Elton John, Bryan Adams gibi ünlülerin unutulmaz parçalarıyla ‘Ella’ özellikle gençlere sesleniyor. Politik gerilim Filmin künyesi Çevirmen ‘The Interpreter’ ??? Yönetmen: Sidney Pollack Oyuncular: Nicole Kidman, Sean Penn Oscar ödüllü Nicole Kidman ve Sean Penn; Sydney Pollack’ın yönettiği ve dünya politikasının nabzının attığı NewYork’taki Birleşmiş Milletler Genel Merkezi’nin koridorlarında geçen politik-gerilim filmi ‘Çevirmen’le bu hafta sinemalarımızda. Afrika doğumlu çevirmen Silvia Broome’nin (Nicole Kidman) istemeden açık kalmış bir kulaklıktan fısıltı halinde bir sesin ‘Öğretmen bu salondan canlı çıkmayacak’ dediğini duymasıyla olaylar heyecan kazanıyor. Silvia’nın iddiası çok inandırıcı gelmese de, ajan Keller (Sean Penn) yönetimindeki gizli servis ekibi soruşturma başlatıyor. ‘Öğretmen’ diye bilinen ve Silvia’nın da vatandaşı olduğu Matabo’nun nefret edilen diktatörün, bir konuşma yapmak üzere binaya geleceği açıklanınca gerilim hızla tırmanıyor ve Silvia’nın da komploya dahil olduğu kuşkusu doğuyor. ‘Çevirmen’, Birleşmiş Milletler binasının çekim mekanı olarak kullanılmasına izin verilen ilk sinema filmi özelliğini de taşıyor. 6 yıllık çalışmanın ürünü Geçen günlerde gösterime giren “İmparator’un Yolculuğu” belgeselinin ardından “Yaradılış: Büyük Sır/Genesis” de vizyonda... Sayısız festivale katılan film 17 Nisan’da sona eren Uluslararası İstanbul Film Festivali’nde göremeyenler için bir fırsat. 1996 yılında beğeniyle izlenen “Çayırda /Microcosmos” filminin devamı niteliğinde. Fransız yazar-yönetmenler bu film için altı yıl gece gündüz birlikte çalışmışlar. Afrikalı müzisyen ve aynı zamanda masal anlatıcısı olan Kouyate bize evrenin ve yıldızların doğuşunu, gezegenimizin hareketli başlangıcını, hayatın ortaya çıkışını masal tadında anlatıyor. Belgeselin başrol oyuncuları tabiatta eşine ender rastlanan hayvanlar. Karada yürüyen balık, Galapagos dev kaplumbağaları, yarışan kertenkeleler, deniz iguanaları, dans eden deniz atları, Arjantin’in boynuzlu kurbağası ve keman yengeçleri filmde hünerlerini gösteriyorlar. Müziklerini Burno Coulais’in yaptığı film Fransa’nın dışında Ekvator’daki Galapagos Adaları’nda ve Madagaskar’da çekilmiş. Hayret verici sahnelerle dolu olan bu usta işi bu belgeseli seyretmekte yarar var. James Bond hırsız oldu Filmin künyesi Gün Batarken ‘After the Sunset’ ??? Yönetmen: Bret Ratner Oyuncular: Pierce Brosnan, Salma Hayek, Don Cheadle, Woody Harrelson James Bond filmlerinin ünlü ismi Pierce Brosnan, Bret Ratner’in yönettiği macera ve aksiyon filmi ‘Gün Batarken’de bu defa polis yerine, usta hırsız Max olarak karşımıza çıkıyor. Meksika asıllı Salma Hayek de onun suç ortağı Lola’yı oynuyor. Usta hırsız Max, artık kendini emekli edip ortağıyla Bahamalar’daki Cennet Adası’na yerleşmek istemektedir. Max, mesleğe veda ettiğini herkese duyurur ama yedi yıldır onun peşini bırakmayan FBI ajanı Stan (Woody Harrelson) duyduklarına inanmaz. Onların üçüncü Napolyon’un kılıcından çalınan elmasın peşinde olduklarını düşünür. Stan, Max’in gerçekten sözünü tutup kendini emekli edip etmediğini kontrol etmek için gizlice Cennet Adası’na gider. Limanda demirli lüks gemiyi görünce 70 milyon dolarlık elmasın peşinde olduklarına ikna olur. Ancak iki rakip adada karşılaştıkları zaman olaylar beklendiği gibi gelişmez. Güneş batarken son Napolyon elması da ortadan yok olmuştur. ‘Gün Batarken’, ünlü oyuncularıyla eğlenceli bir film.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT