BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > BUGÜNÜN YARINI DA VAR

BUGÜNÜN YARINI DA VAR

Rakamları merak ediyorum. Önce 150 ülke seçmeli. Sonra bu 150 ülkenin anayasası ile ilgili küçük notlar derlemeli.



Rakamları merak ediyorum. Önce 150 ülke seçmeli. Sonra bu 150 ülkenin anayasası ile ilgili küçük notlar derlemeli. Sonra alt alta sıralamalı: Kendileri kaç yıllık, anayasaları kaç yıllık. Yılın kaç ayında anayasaları ile yatıp kalkıyorlar. Anayasaları üzerinde kimler konuşuyor..Kaç yılda birkaç maddesini değiştirmişler. Kaçıncı anayasalarını yapmışlar. Devletlerinin ileri gelenleri en çok hangi konular üzerinde konuşmuş. Bu 150 ülke sıralamasında (150 az derseniz, BM’ye kayıtlı bütün ülkeleri hesaba katabilirsiniz) Türkiye nereye oturur? Bana birinci olur gibi geliyor. Allah aşkına sabah akşam anayasa, rejim, prensipler vs. üzerinde akıl yürütmek..Kenarından köşesinden tartışmak neyin emaresi olabilir? Hassasiyetin mi, örtülü bir problemin mi? Bir problem varsa, “evet var” demek zaaf mıdır? Yoksa, bu işin, dertse derdin adını koymalı..Bir nesil ziyan olup gitti..İkinci neslin yarı ömrü gitti, bizim konuştuğumuz ve tartıştığımız konular değişmedi. Neyimize güveniyoruz? Yani biraz daha oyalayalım, bugünü geçirelim, ha gayret, idare edelim..derken yarınlardan beklentimiz ne? Sıkıntının gün geçtikçe azalacağını mı hessediyoruz, oyaladığımız ve oyalandığımız her günü kâr mı sayıyoruz? AB işinden yırtarsak...Yani mevzuatımızı onlara uydurma külfetinden kurtulursak..Her şeyimizle özel olan halimizi devam ettirme imkânımız olacak mı? Yarın başka kapılarda başka sıkıntılar çıkmayacak mı? HAYIRDIR İNŞALLAH Bayrağımızla ilgili haberlerden tedirginlik duymaya başladım. Biri bize bir şey mi söylemek istiyor, biz mi birilerine birşeyler söylemek istiyoruz.. Neye hazırlık, anlayamadım. Her gün en az bir marş, iki bayrak haberine rastlıyoruz. Bir şehrimizde şiddetli fırtına şehitlikteki beton bayrağı devirmiş, iki polis beton bayrağı sırtında taşıdığı için ödüllendirilmiş. Takdir belgesi verilmiş. Adana’da, maçtan önce İstiklal Marşı okunurken, bir taraftarın ellerini iki yanında düz tutmadığını gören polis memuru ikaz etmiş: “Düz dur, saygısızlık etme” demiş. Sonrası malum, tribünde kavga çıkmış, 4’ü polis 20 kişi yaralanmış. ..... Bir başka ilimizde Dayanışma Vakfı tarafından köylülere inek dağıtımından önce İstiklal Marşı okunuyor. Herkes saygı duruşunda marşımızı dinlerken dağıtılacak ineklerden ikisi ipini koparıp kaçıyor. Görevliler peşinden koşsa bir dert..saygısızlık yapmış olabilirler.. Koşmasalar bir dert.. Artık nasıl oluyorsa..kaş göz işaretiyle izin mi alınıyor, yoksa riski göze alarak inisiyatif mi kullanıyorlar haberde belli değil, koşup inekleri yakalıyorlar. Üzerinde çok konuşulan daha önceki iki olay.. Yunanistan’daki saygısızlık.. Dün Ermenistan’daki olay.. Siz hiç kendi kendinize soru sormaz mısınız? Başkaları ne yapmak istiyor? Biz ne yapmak istiyoruz? Duygularımızı pekiştirelim derken, ortaya çıkan bu gariplikler sizi tedirgin etmiyor mu? Yeni bir sektör mü doğuyor.. Düz dur, dik dur, saygılı ol, derken insanları tedirgin ettiğimizin, korkuttuğumuzun farkında mıyız?
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT