BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hızlı okuyan KAZANIYOR

Hızlı okuyan KAZANIYOR

Artık insanlar az zamanda çok daha fazla bilgiyi tarayabilmek için hızlı okuma kurslarını tercih ediyor. Normal okuma hızını ortalama iki buçuk katına çıkaran bu metotla ÖSS’de ortalama 34 dakika, normal hayatımızda ise yılda 40-45 gün fazladan zaman kazanmamız mümkün...



> Tolga Uslubaş Masamızda biriken evraklar, yığınla gelen mailler, ‘okurum’ hevesiyle alınıp bir kenarda bekletilen kitaplar, günlük notlar ve gazeteler, vakitsizlikten şikayet eden bizlerin en büyük korkusu. Az zamanda çok daha fazla bilgiyi tarayabilmek elbette çok cazip. Okuma alışkanlıklarının belli bir sisteme oturtulması ve anlayarak hızlı okuma da hayal değil. Bugün bir yetişkinin normal okuma hızının ortalama iki buçuk katına çıkarması mümkün. İşte bu anlamda “hızlı okuma” konusunu yıllar evvel ülkemize getiren Kolombiya Üniversitesi eski öğretim görevlisi Ord.Prof.Dr. Oğuz Türkkan ve oğlu Tuğrul Türkkan tarafından tamamen ilmi metodlarla geliştirilen Etkin Hızlı Okuma Sistemi, özellikle öğrencilerin ve profesyonellerin yardımına koşuyor. Mazisi çok da eski olmayan bu yöntemle başarılarına başarı katan ünlüler bile bulunuyor. ABD Başkanı Kennedy’nin dakikada 2 bin, merhum Adnan Kahveci’nin bin 500 kelime okuduğu bilinen bir gerçek. Bugün bu rakamlara ulaşmak çok zor olsa da bu yöntemle haftada 7-8 saat, yılda da toplam ‘40-45 gün’ fazladan zaman kazanmak mümkün. Kendinize zaman ayırın Tuğrul Türkkan’ın dediğine göre hızlı okuma kurslarına en çok ÖSS’ye hazırlanan öğrenciler, bol doküman okumak zorunda kalan avukatlar, doktorlar, akademisyenler ya da anlaşma metinlerine bol bol imza atmak zorunda kalan üst düzey yöneticileri rağbet ediyor. Türkkan, gözlerin kaslardan oluştuğunu ve aynı bacak ve kol kasları gibi antrenmanla gelişebildiğini söylüyor. Hızlı okumanın mantığı da bunun üzerine kuruluyor. Kelimeleri tek tek değil, bir bütün olarak algılaması öğretiliyor. Temel amaçlarının zamanı daha etkin biçimde kullanmak olduğunun altını çizen Türkkan, “Bir insanın günde bir buçuk saatini okumaya ayırmak zorunda kaldığını düşünürsek, bu kişi ayda toplam 45, yılda da 540 saatini okumaya harcıyor demektir. Etkin Hızlı Okuma eğitimi almış bir yetişkin, normal okuma hızının ortalama iki buçuk katına çıkar. Bu durumda, aynı miktarda materyali günde 36 dakikada, ayda 18 saatte, yılda da toplam 216 saatte bitirecektir. Yani her ay 27 saat, bütün yılda da 324 saat fazladan vakti kalacaktır” diyor. Anlayarak okuyabilmek Hayatımız boyunca aldığımız bilgilerin yüzde 65’ini okuma vasıtasıyla elde ettiğimizi kaydeden Tuğrul Türkkan, bu yöntemle eski alışkanlıklarımızdan sıyrılıp sadece kelime bazında değil, anlayarak okuma bilincinin de gelişeceğini ifade ediyor. Türkkan’a göre ortalama 150-160 kelime okuyan bizlerin hâlâ ilkokuldan gelen alışkanlıklarımız devam ettirip içimizden sesli okuduğunu, hal böyle olunca da konuşma hızının üzerine çıkamadığımızı ifade ediyor. Öğrencilerin okuma becerilerini belirlemeye yönelik yapılan uluslararası araştırmayı da hatırlatan Türkkan, ülke gelişimi ve okuma becerileri arasındaki ilişkiyi gözler önüne seriyor. Türkiye’nin 35 ülke arasından 28. sırada yer aldığını söyleyen Türkkan, “İlk sıraları İsveç, İngiltere, Hollanda ve ABD’nin almasının önemli bir anlamı var. Bu aslında gelişmişliğin de bir diğer ifadesi, bu farkı kapatmak daha çok okumak ve söz konusu zamanı iyi değerlendirebilmekle mümkün” diyor. Konuyla ilgili ayrıntılı bilgi 0 216 355 75 56 numaralı telefondan veya www.hizliokuma.com internet adresinden alınabilir. Müfredata girdi fakat... Son yıllar ÖSS ve LGS sınavlarına yönelik çalışma başlattıklarını kaydeden Tuğrul Türkkan, hızlı okumanın zamana karşı yapılan bu sınavlara büyük avantaj olduğunu söylüyor. Hızlı okuma yöntemiyle ÖSS’de ortalama 34 dakika kazanılabileceğini kaydeden Türkkan, “Araştırmalara göre her 10 öğrenciden 6’sı soruları yetiştiremiyor. İşte bu noktada etkin hızlı okuma devreye giriyor, bir öğrenci ÖSS’de 40-50 kelimeden oluşan paragraf soruları 14-15 saniyede okurken bu yöntemle söz konusu süre 5 ila 7 saniyeye kadar düşüyor” diyor. Hızlı okumanın çabaları neticesinde beş yıl evvel Milli Eğitim Bakanlığı’nın müfredatına girdiğini söyleyen Türkkan, bu konuya hâlâ yeterince ilgi gösterilmediğinden yakınıyor. Müfredata girmesinin pek bir şey ifade etmediğinin kaydeden Türkkan, “Ne yazık ki okullarda bu dersi verecek eğitmenler yok ve yetiştirilmesi konusunda da bir girişim söz konusu değil. Tamamıyla uzmanlık gerektiren bu derslere şimdilik edebiyat öğretmenleri giriyor” diye konuşuyor.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT