BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Tıpta iki devrim

Tıpta iki devrim

Klonlanmış embriyolardan sadece üçünün laboratuvar şartlarında 3 gün geliştirilebildiği, birinin ise 5 gün yaşatılabildiği açıklandı



1 > İnsan embriyonu ilk defa klonlandı Klonlanmış embriyolardan sadece üçünün laboratuvar şartlarında 3 gün geliştirilebildiği, birinin ise 5 gün yaşatılabildiği açıklandı LONDRA - İngiltere’deki Newcastle Üniversitesi’nden bir grup bilim adamı, ülkede ilk defa insan embriyonu klonladıklarını açıkladı. Bilim adamları, 11 ayrı kadından topladıkları yumurtaların genetik materyallerini aldıklarını ve bunların yerine embriyodan aldıkları kök hücrelerin DNA’larını yerleştirdiklerini bildirdi. İşlem 15 dakika sürdü Newcastle Üniversitesi ekibi mensupları, bu işlemle klonlanmış embriyoların kök hücrelerinin hastalıkların tedavisinde kullanılmasını hedeflediklerini açıkladı. Araştırma sırasında kullanılan klonlanmış embriyolardan sadece üçünün laboratuvar şartlarında 3 gün geliştirilebildiği, birinin ise 5 gün yaşatılabildiği açıklandı. Bilim ekibinin başkanı Prof. Alison Murdoch, klonlama işleminde hızın büyük önem taşıdığını tespit ettiklerini belirterek, klonlanmış embriyolardan 5 gün yaşatılanının, kadının yumurtalıklarından alınıp işleme tabi tutulmasının toplam 15 dakika sürdüğüne dikkat çekti. İngiltere’de tedavi maksatlı klonlama işlemlerine izin veriliyor. 2001 yılında çıkartılan bir kanunla üremeye yönelik insan embriyonu klonlanması tamamen yasaklanmıştı. Bu arada, Newcastle Üniversitesi tarafından yapılan çalışmaya karşı çıkan ProLife Alliance adlı kürtaj karşıtı grup, araştırmaya yönelik bile olsa, insan embriyonu klonlanmasının ahlaka aykırı olduğunu savundu. 2 > İnsandan ilk kök hücre üretildi Güney Koreli bilim adamları bunun her tür organın yeniden üretilmesinde kullanılabilecek bir sistemin ilk adımı olduğunu belirtti Güney Koreli bilim adamları, hasta ya da yaralı kişiler üzerinde kullanılabilecek insan embriyosundan ilk kök hücreleri ürettiklerini açıkladı. Seul National Üniversitesi’nden Prof. Hwang Woo-suk, bunun her tür organın yeniden üretilmesinde kullanılabilecek bir sistemin ilk adımı olduğunu belirtiyorlar. Bu gelişmenin kısa sürede pratiğe yansıması, yani bazı hastalıklara “süratle” çözüm bulunması beklenmiyor. Ancak elde edilen yeni bulgular, araştırmalar için devrim niteliğinde. Yapılan deneylerde gönüllü katılan kişilerden alınan cilt hücrelerinden elde edilen genetik bilgilerin, bu kişilerle ilişkisi olmayan gönüllülerden alınan yumurtalara nakledilmesi sonucunda istenen herhangi bir doku türüne çevrilebilecek kök hücre kültürleri elde edildi. Bilim adamları bunun her tür organın yeniden üretilmesinde kullanılabilecek bir sistemin ilk adımı olduğunu belirtiyor. Çok önemli gelişme Yapılan yeni çalışma, kök hücre çalışmalarında çok önemli bir gelişme olarak niteleniyor. Elde edilen bu sonuç, geçen yıl yine Koreli bilim adamlarının bir kadının genetik şifresinden elde ettikleri dokuları yine aynı kadının yumurtalarına nakletmesinden bir adım daha ileri giden bir çalışma. Ancak o günlerde yapılan deneylerde elde edilen başarıyı uygulamaya dönüştürmek, çok kolay görünmüyordu. Yapılan 200 denemeden, sadece bir tanesi başarıya ulaşmıştı. Teknolojideki gelişmeler sonucunda başarı ihtimali, on ya da on beşte bire yükselmiş durumda. Bu son ilerlemeyle birlikte elde edilen en önemli gelişme, kök hücrelerin, kimden geldiğinin önemi olmaması. Kadın, erkek, genç yaşlı, herhangi bir gönüllüden alınan misaller benzer sonuçlar verebiliyor. Kişiye özel doku Deneylerde hedef, farklı hastaların bağışıklık sistemi tarafından reddedilmeyecek, bir manada kişiye özel dokular üretebilmek. Araştırmacılar bunu başardıklarını savunuyor. Bu gelişmeye rağmen, parkinson, şeker hastalığı ya da genetik bağışıklık sistemi bozukluğu sebebiyle rahatsız olan kişilere organ ya da doku nakli yapılması daha çok uzun zaman alacak. Ancak elde edilen veriler, bilim adamlarına yeni bir düşünce sisteminin yolunu açıyor. Yeni kök hücreler üreten bilim adamları, bu sistemle, hastalıkları erken aşamalarda tedavi edebilmenin yolları üzerinde çalışmalarını, hastalığın nasıl ve ne kadar zarar verdiği yolundaki araştırmalarını hızlandıracak.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT