BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kafaya bak!

Kafaya bak!

Gazetecilik mesleğinde 40 yıla yakın, futbola da neredeyse doğuştan hastalanmış biri olarak, 20 Yaş Altı Milli Takımımız’ın teknik direktör ve futbolcu bazındaki ikinci tura geçme stratejisine hiç rastlamadım. Hani halk tâbiridir ya, “hayatımda böyle şey ne gördüm, ne de duydum.”



Gazetecilik mesleğinde 40 yıla yakın, futbola da neredeyse doğuştan hastalanmış biri olarak, 20 Yaş Altı Milli Takımımız’ın teknik direktör ve futbolcu bazındaki ikinci tura geçme stratejisine hiç rastlamadım. Hani halk tâbiridir ya, “hayatımda böyle şey ne gördüm, ne de duydum.” Düşünebiliyor musunuz, Türk futbolu ya da bu futbolun geleceği kimin ellerinde? 20 Yaş Takımı, gruptan çıkabilmek için Ukrayna ile son maçını oynuyor. Yenerse ikinci olarak elini kolunu sallayıp yürüyecek. Yenilirse zaten felâket. Beraberlikte ise rakibi ikinci olacak, kendisi de geleceğini başka ülkelerin gençlerinin alacağı sonuçlara bağlayacak. Ve rakip bu köprü maçında çok erken 10 kişi kalıyor. Buna rağmen benim takımım yenik düşüyor ama sonra beraberliği yakalayabiliyor. Müsabakanın bitimine daha çok zaman varken ve de tekrar ediyorum rakip 10 kişiyken topluca kendi alanında pas yapıyor. Top rakibe geçtiği zaman da yine topluca kendi sahasında birikip, rakibin topu teslim etmesini bekliyor. Yani maçı berabere tamamlayıp, akıbetini ertesi gün oynanacak bir araba maçın sonucuna bağlıyor. Yahu Şenol kardeşim ve onun yönlendirdiği oyuncularım, dünyanın hangi coğrafyasında bugüne kadar oynanmış hangi kategoride olursa olsun, bir futbol turnuvasında böyle zar atıldığı görülmüş müdür? Üstelik zarı da başkaları atacak. Sen niye 10 kişi kalmış rakibini yenebilmenin yollarını arayıp da işini kumara bırakıyorsun? Demek ki, sen ve senin yönlendirdiğin sizler, futbolunuza ya da bugüne kadar yaptığınız hazırlıklara, sistemlere ve taktiklere güvenmiyorsunuz. Ben hayatımda, tekrar ediyorum böyle bir turnuva kumarı ne gördüm ne de duydum. Ben bu satırları yazdırırken, benim 20 Yaş Takımım’ın akıbetini bağladığı oyunlar başlamak üzereydi. Belki de bizim işimize yarayacak sonuçlar da çıkacaktı. Ama ya çıkmazsa?.. Göz göre göre 10 kişi kalmış bir rakibi yenip gruptan çıkmanın garantisi, el alemin maçına bırakılacak bir kumar mıdır? Ayıptır. Yine tekrar ediyorum, bu satırları yazdırırken huzursuzluk, sıkıntı ve keyifsizlik içindeydim. Bir gençler turnuvasında her türlü sonucun sürpriz sayılamayacağı gerçeğini bilmeyen teknik adam ve onun yönlendirdiği oyuncularla nereye varabiliriz ki? İşte Amerika’nın Arjantin’i yenmesi... Bakınız bugünkü Türk Milli Takımları en üstünden en altına, en altından en üstüne hangi kafalara kalmıştır. Balığın baştan kokması diye işte buna denir. Hatırlarsanız, G.Saray’la Sturm Graz bir Şampiyonlar Ligi grup son maçında, son 10 dakikayı topa dokunmadan geçirmişlerdi. Ama o sonuç her ikisini de gruptan çıkartan bir sonuçtu. Bunu da hatırlattıktan sonra akıbetini kendi çizme şansı varken, başkalarının eline bırakan bir futbol mentalitesinden fazla bir şey beklemek galiba biraz fazla saflık olacak.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT