BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Osman’a bol karşılık ver!”

“Osman’a bol karşılık ver!”

Abdullah ibni Abbâs rivâyet etmiştir. Fahr-i âlem Efendimiz buyurmuşlardır: “Osman’ın şefâ’ati ile, hepsi ateşe müstahâk olan kimselerden elbette yetmişbin kişi Cennet’e girse gerektir.”



Abdullah ibni Abbâs rivâyet etmiştir. Fahr-i âlem Efendimiz buyurmuşlardır: “Osman’ın şefâ’ati ile, hepsi ateşe müstahâk olan kimselerden elbette yetmişbin kişi Cennet’e girse gerektir.” Abdullah ibni Ömer’den rivâyet olunur ki, Resûl-i ekrem Efendimiz buyurmuşlar ki, “Mi’râc gecesi dördüncü göğe ayak bastığımda, karşıma bir huri çıktı. Kahkaha ile gülerdi. Sual ettim ki; sen kimin için yaratıldın? Dedi ki: “Zulüm ile şehîd edilen Osmân bin Affân için yaratıldım” dedi.” Abdullah ibni Mes’ûd rivâyet etmiştir. Bir gazâda Resûlullah ile hâzır idim. yiyecekler bitti. Askerde hayli üzüntü ve sıkıntı hâsıl oldu. Server-i âlem Efendimiz bu duruma vâkıf olup, buyurdular ki, “Vallahi güneş batmadan Allahü teâlâ hazretleri size rızık gönderir.” Bu manayı Hazreti Osmân hemen anlayıp, Allahü teâlâ hazretlerinin Resûlü mutlaka doğru söyler diye düşünüp, bir yerde on dört yük zahîre buldu. Yüksek fiyat ile alıp, güneş batmadan dokuz yükünü Resûlullah Efendimize getirdi. “Bu nedir, yâ Osmân” diye buyurunca, dedi ki: Osman’ın Allah ve Resûlüne hediyesidir. Seyyid-i kâinât Efendimizin mu’cizâtı te’hîrsiz meydana gelince, mü’minler sevinip, münâfıklar mahzûn ve giryân oldular. Resûlullah Efendimiz mübârek ellerini dergâha kaldırıp, “Yâ Rabbî, Osmân’a çok ecir ver, iyiliklerine bol karşılık ver” diye hayır dua buyurdular. Ebûl Mû’în Nesefî anlatır: Hazreti Ömer âhirete sefer ettikleri vakitte, hilâfeti altı serverin arasında müşâvere ettiler. O altı kişiden Sa’d hazretleri orada yoktu. Talha ve Zübeyr i’tizâr ettiler. Bizim hilâfet ile işimiz yoktur. İstemeyiz dediler. Üç kişi kaldı. Osmân ve Ali ve Abdürrahmân. Abdürrahmân bin Avf dedi ki: “Ben işi ikinize bıraktım.” Onlar dediler; öyle olsun. Üç gün mühlet istediler. Abdürrahmân hazretleri o üç günde, halk arasında gizli-âşikâr kimin halife olması gerektiğini araştırdı. Cümle halkın Hazreti Osmân tarafına meyilli olduklarını öğrendi, tesbît etti. “Ben Osmân bin Affân’ı seçtim” buyurdu. Hazreti Ali ve diğer Sahâbe-i güzîn Hazreti Osmân ile bî’at edip, fitne ve kavgayı ref’ ettiler. Hazret-i Osman, herkese adâletle davranmaya çok dikkat ederdi. Bir gün bir kölesinin kulağını çekti. Kölenin kulağı acıyıp şöyle dedi: “Efendim, herkesin birbirinden hakkını alacağı kıyâmet gününü düşününüz.” Bu söz Hazreti Osman’a çok tesir etti. “Gel, sen de benim kulağımı çek, ödeşelim” buyurdu.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT