BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Onların düşmanlarına lânet ederler”

“Onların düşmanlarına lânet ederler”

Resûlullah Efendimize Allahü teâlânın Arş’ından sual edildiğinde buyurdular ki: “Ben de Rabbimin Arş’ından Cebrâîl aleyhisselâma sual ettim. O dedi, sual ettim, Mikâîl aleyhisselâmdan, Rabbil’izzenin Arş’ından. O buyurdu, sual ettim İsrâfîl aleyhisselâmdan, Rabbil’izzenin Arş’ından. O buyurdu; ben sual ettim Levh-i mahfûza, Rabbil’izzenin Arş’ından. O dedi, sual ettim, Allahü teâlâya, Arş’ından ve Arş’ın büyüklüğünden. Allahü teâlâ buyurdu ki, Arş-ı Mecîdin üçyüzaltmışbin kâimesi var, ya’ni ayağı var. Her ayağının altmışbin kere yedi kat gök ve yer kadar büyüklüğü var. Her ayağının altında altmışbin sahrâ, her sahrâda altmış bin âlem, her âlemin yaratılan insan ve cinnin altmış bin katı kadar mahlûku var.”



Resûlullah Efendimize Allahü teâlânın Arş’ından sual edildiğinde buyurdular ki: “Ben de Rabbimin Arş’ından Cebrâîl aleyhisselâma sual ettim. O dedi, sual ettim, Mikâîl aleyhisselâmdan, Rabbil’izzenin Arş’ından. O buyurdu, sual ettim İsrâfîl aleyhisselâmdan, Rabbil’izzenin Arş’ından. O buyurdu; ben sual ettim Levh-i mahfûza, Rabbil’izzenin Arş’ından. O dedi, sual ettim, Allahü teâlâya, Arş’ından ve Arş’ın büyüklüğünden. Allahü teâlâ buyurdu ki, Arş-ı Mecîdin üçyüzaltmışbin kâimesi var, ya’ni ayağı var. Her ayağının altmışbin kere yedi kat gök ve yer kadar büyüklüğü var. Her ayağının altında altmışbin sahrâ, her sahrâda altmış bin âlem, her âlemin yaratılan insan ve cinnin altmış bin katı kadar mahlûku var.” Burada anlaşıldığı üzere, Allahü teâlânın yarattıkları kemâl üzeredir ve cemâldedir. Ondan dahâ mükemmelinin olması mümkün değildir. Herkes Allahü teâlânın yarattıklarını fehmedip, Allahü teâlânın azamet ve celâlini anlayamaz. Herkesin ilmi ve aklı, Allahü teâlânın melekûtinin izzetine ve ceberûtinin sırrına erişemez. Allahü teâlânın gayb-ül gayb esrârının sırrından, cümle halkdan bir kimse bir nefesi âşikâre alamaz. Çok sayıdaki mahlûklar ve melekler, Allahü teâlânın Âdem’i ve evlâdını, İblîs’i, gökleri ve yerleri Cennet’i ve Cehennemi yarattığını bilmezler. Sâdece Ebû Bekir, Ömer, Osmân ve Ali “radıyallahü teâlâ anhüm” hazretlerine ve onların muhib sâdıklarına istigfâr ederler. Onların af olunmasını taleb ederler. Burada Ehl-i sünnet vel cemâ’at i’tikâdında olanlara büyük şeref ve fazîlet vardır. Bunun için sevinmeli, Allahü teâlâya şükür ve hamd etmelidir. Bir hadîs-i şerifte, Resûlullah Efendimiz buyurdular ki: “Her gökte ikiyüzbin melek dâimâ, Ebû Bekir, Ömer, Osmân ve Alî’nin dostlarına istigfâr ederler. İkiyüzbin melek dâimâ, Ebû Bekir, Ömer, Osmân ve Alî’nin düşmanlarına nefret ve lânet ederler.” Yine Efendimiz buyurdular ki: “Allahü teâlâ, Cennet’i yarattığı zamandan bugüne ve bugünden kıyâmete kadar, her günde, Ebû Bekir, Ömer, Osmân ve Alî’nin dostları için, birbirine benzemeyen yediyüz çeşit rahmet ve saadeti Cennet’te meydana çıkaracaktır.” “Allahü teâlânın, her gökte dörtyüz meleği vardır ki, Allahü teâlâ onları benim eshâbımın dostlarına hayır dua etmeye, düşmanlarına nefret ve lânet etmeye vazîfelendirmiştir.”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT