BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Amerika’da trafik muamelecisi var mı?

Amerika’da trafik muamelecisi var mı?

Ya da İngiltere’de gümrük komisyoncusu? Fransa’da “Emeklilik işlemleriniz halledilir” şeklinde bir levha gören olmuş mudur? Türkiye’de bunların hepsinin ve hâtta fazlasının olduğunu söylemeye gerek yok herhalde.



Ya da İngiltere’de gümrük komisyoncusu? Fransa’da “Emeklilik işlemleriniz halledilir” şeklinde bir levha gören olmuş mudur? Türkiye’de bunların hepsinin ve hâtta fazlasının olduğunu söylemeye gerek yok herhalde. Devlet ile işi olanın atması gereken ilk adım, o işin hallinde yardımcı olacak birilerini bulmaktır bu ülkede. Aksi halde vatandaşın döne döne başı döner. Zira devlet “buyurganlıktan hizmetkârlığa geçişi” sağlayamamıştır. Daha zihniyet değişmemiştir. Vatandaşına emreden bir organizmadır devlet. Ahaliye “yukarıdan” bakar. Bir de bürokratik mekanizmasını “bitmek bilmez bir korunma refleksi ile” ve güvensizlik üzerine inşa etmiştir. Bu durum mekanizmayı çetrefil ve içinden çıkılmaz bir hale getirmiştir. Dolayısıyla, bu bürokratik mekanizmaya işi düşen bir vatandaş (bir bakıma teb’a ) için işini görmek hiç de kolay değildir. O mekanizmanın nasıl çalıştırılacağını, kafa,göz yarmadan nasıl yol bulunabileceğini bilen bir “muameleciye” ihtiyaç vardır. e-devlet Muamelecinin, kilitli bürokrasi kapılarını açmak için elinde bir “altın anahtar” vardır. Bu altın anahtar rüşvettir. Hiç kimse hikaye anlatmasın; Türkiye’de devlet dairelerinde rüşvet vardır. Azaldığı filan da yoktur. Vatandaşın kendi başına gidip işini rahatlıkla görmesi gereken devlet dairelerinde muamelecilerin (adları komisyoncu veya müşavir olsa da) dışında iş yürütmek, deveye hendek atlatmak gibidir. Bu durumu ne gizli kamera ile, ne de müfettişle bitirmek mümkün değildir. Çözüm basittir: bürokraside, devlet dairesinde insan faktörünü asgariye indirmek; yani memur ile vatandaşı karşılaştırmamaktır. Bunun adı da e-devlettir. Vatandaş tapusu ile pasaportu ile, emekliliği ile ilgili tüm işlemleri, hiçbir memur ile yüzyüze gelmeden takip edebilse ne muameleci kalır, ne karmaşık bürokrasi, ne de rüşvet. Hasılı, devlet teknoloji ile barışsa ve elindeki “buyurma” gücünden vazgeçip “hizmetkar” olmayı kabul etse, mesele hallolur. Peki böyle bir irade var mı? Pek emin değilim.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT