BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Zihniyet dönüşümü ve “O Kafa”

Zihniyet dönüşümü ve “O Kafa”

Türkiye bir uyum sürecinde. Hemen AB uyum süreci olarak anlamayın lütfen. Türkiye modern zamanlara ve onun getirdiği özgürlük, şeffaflık ve tolerans kriterlerine uyum sürecini yaşıyor.



Türkiye bir uyum sürecinde. Hemen AB uyum süreci olarak anlamayın lütfen. Türkiye modern zamanlara ve onun getirdiği özgürlük, şeffaflık ve tolerans kriterlerine uyum sürecini yaşıyor. Başbakan “gelişerek değiştim, 30 yıl öncesinde kalmadım” diyor. Çok da doğru söylüyor. Eğmeden, bükmeden, “ama, fakat, lakin, ancak” gibi ikircikli kelimeler kullanmadan... Bu ülke de bu ikircikli kelimeleri kullanmadan, “özel şartlar”dan bahsetmeden değişmek, zihniyetini dönüştürmek zorundadır. Mesele sadece kanunları değiştirmek değil (onları değiştirirken bile “o kafa” devreye girip yeni tuzaklar üretiyor ya neyse...). Onları uygulayacak zihniyet, hala geçmişte takılıp kalmışsa, değişim de sadece kağıt üzerinde kalmış demektir. Türkiye bugün bir çelişki yaşıyor. Bir tarafıyla özgürleşmek, demokratik ve müreffeh bir toplum olmak istiyor. Yıllarca kendisine telkin edilen “her tarafımız düşmanla çevrili, herkes bizi parçalamak istiyor, içeride hainler, dışarıda yabancılar bizi yıkmaya çalışıyor” retoriğinin tesirinden kurtulmaya çalışıyor. Diğer tarafıyla ise, düşünce kanalları bu retoriğe göre şekillenmiş yılmaz statüko savunucularının gürültüsüne kapılıp gidiyor. Meşakkatli Rauf Tamer’in harikulade benzetmesiyle “O kafa” tüm heybetiyle bu ülkenin gelecek yolculuğunun önünde dikiliyor. Oysa Türkiye sözden korkmamayı, fikirden irkilmemeyi, “esen yelden hile sezmemeyi” öğrenmeye çalışıyor. Özelleştirmeden varlık alan yabancı sermeyeyi “işgalci2 olarak görmeden, fikrini açıklayanı “hain” ilan etmeden, “özgürlükten önce statüko gelir” demeden dünyaya entegre olmaya uğraşıyor. Başbakanın tespitiyle “zihniyetini dönüştürmeye” çabalıyor. Bu çaba içindeyken de, “o kafa”nın her türlü engelleme, tasallut ve korkutmasına maruz kalıyor. Ve dikkatinizi çekerim, Türkiye demokrasi ve özgürlük yolunda adım attıkça, statükonun salvoları da şiddetini artırıyor. O halde, 2006’da da bu ülkenin sağlıklı bir demokrasiye ve istikrarlı bir ekonomiye sahip olması için uğraşanlar, en az 2005’teki kadar enerji ve emek sarfedecekler. Ne diyelim, Allah bu çabayı gösterenlerin gücünü ve tahammülünü artırsın.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 102459
    % 0.88
  • 5.6399
    % -0.71
  • 6.3294
    % -0.71
  • 7.0547
    % 0.08
  • 260.991
    % -0.06
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT