BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bir anda içinin acıdığını hissetti

Bir anda içinin acıdığını hissetti

Mehmet Ali Bey eve gelir gelmez Gülcan’ı sordu. Rasim genç kadının gayet iyi olduğunu, yemekten sonra inip biraz salonda oturduğunu, televizyon izlediğini anlattı. Yemeklerinin hepsini de yemişti. Yaşlı adam memnun bir şekilde gülümsedi:



Mehmet Ali Bey eve gelir gelmez Gülcan’ı sordu. Rasim genç kadının gayet iyi olduğunu, yemekten sonra inip biraz salonda oturduğunu, televizyon izlediğini anlattı. Yemeklerinin hepsini de yemişti. Yaşlı adam memnun bir şekilde gülümsedi: - Çok iyi! Rasim, güzel bir sofra hazırla salona. Gülcan’a da haber ver bu akşam benimle birlikte aşağıda yiyecek yemeğini. Rasim saygıyla salladı başını: - Baş üstüne efendim. Bir saat sonra Gülcan öğleden sonra Muhsin’in getirdiği yeni giysilerinden birini giymiş, güzelce saçlarını taramış bir şekilde salona geldi. Yüzü al al olmuştu. Renk gelmişti benzine. Sevgiyle gülümsedi: - Çok teşekkür ederim, öyle güzel giysiler almışsınız ki bana. Bayıldım. Hayatımda hiç böyle şeylerim olmadı benim. Mehmet Ali Bey şefkatle baktı ona: - Güle güle giy kızım. Ben bilmem böyle şeyler almasını. Yanımda emektar bir sekreterim vardır. Ayten Hanım. Ondan rica ettim, o aldı. Bir gün tanışacaksın onunla da. Rasim gerçekten çok şık bir sofra hazırlamıştı. Gülcan hayranlıkla baktı sofraya: - Ne güzel bir sofra bu böyle... - Haydi otur o zaman, soğutmayalım yemeğimizi... Birlikte oturdular. Yemek boyunca Mehmet Ali Bey güzel şeylerden bahsetti. Gelecekten konuştu. Kafasının içinde Gülcan’ın rüyasında bile görse inanmayacağı planlar vardı yaşlı adamın. En şaşırtıcı soruyu ise yemeğin sonuna doğru sordu genç kadına: - İlkokulu bitirmiştin sen değil mi Gülcan? Gülcan başını salladı: - Evet efendim. - Bak kızım, daha on sekiz yaşındasın, çok geç değil. Sana hoca tutarım, ortaokul ve lise öğrenimini dışarıdan bitirirsin. Sonra da seni üniversiteye gönderirim. İster misin? Gülcan sevincine engel olamayarak bir çığlık attı. Elleriyle ağzını kapatmıştı farkında olmadan. Gözleri parlıyordu: - Hayatım boyunca en çok istediğim şeydi okumak... - Bu konuyu etraflıca ve detaylarıyla düşünür ve gerçekleştiririz. Şimdi sana kötü bir haberim var. Gülcan korkuyla baktı yaşlı adamın yüzüne. Bir anda terlemişti. Bütün bu olanların sabun köpüğü gibi sönüp bitmesinden korkuyordu. Mehmet Ali Bey yutkundu: - Bugün babanı arattım. Öğrendik ki baban vefat etmiş kızım. Bir araba çarpmış. Gülcan taş kesilmişti. Üzülsün mü sevinsin mi bilemiyordu. Bir anda içinin acıdığını hissetti. Ölen herhangi bir insan değil babasıydı. Her türlü kötülüğüne rağmen babaydı. İki damla yaş belirdi yeşil gözlerinin dibinde. Mehmet Ali Bey sessizce izliyordu onu. Mırıldandı Gülcan yere bakarak: - Allah affetsin babamı... O kendince bir insandı. Doğruları benimkilerden farklıydı; ama benim babamdı!.. > DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT