BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hepsi Cennetlik olanlar

Hepsi Cennetlik olanlar

Sual: Eshab-ı kiramdan büyük günah işleyenler de mi Cennetliktir? CEVAP: Evet hepsi Cennetliktir. Allahü teâlâ, onlara en güzel mükafatı vereceğine yani Cennete koyacağına dair söz verdi.



Sual: Eshab-ı kiramdan büyük günah işleyenler de mi Cennetliktir? CEVAP: Evet hepsi Cennetliktir. Allahü teâlâ, onlara en güzel mükafatı vereceğine yani Cennete koyacağına dair söz verdi. (Hadid 10) Âyet-i kerimede, ve küllen vaadallahü hüsna buyuruldu. Yani Allah hepsine Cenneti söz verdi demektir. (Muhacirlerin [Mekke’den hicret eden eshabın] ve Ensarın [Medine’de muhacir eshaba yardım edenlerin] önce gelenlerinden ve bunların yolunda gidenlerden Allah razıdır ve bunlar da, Allah’tan razıdır. Allah bunlar için, altından ırmaklar akan Cennetler hazırladı. Bunlar Cennetlerde sonsuz olarak kalacaklardır.) [Tevbe 100] Allahü teâlânın zatı gibi sıfatları da sonsuzdur. Razı olması da sonsuzdur. Allahü teâlâ, Eshabdan birkaç sene razı olup sonra vazgeçmez. Hepsinin Cennetlik olduğunu bildirdiği gibi ayrı ayrı da bildirdi. Mesela ağaç altında biat eden 1400 eshabdan razı olduğunu da bildirdi: (Ağaç altında, sana söz veren müminlerden, Allah razıdır.) [Fetih 18] Resulullah efendimiz, (Ağaç altında sözleşenlerden hiçbiri Cehenneme girmez) buyurdu. Bu biate, (Biat-ür-rıdvan=Razı olunan biat) denir. Çünkü Allahü teâlâ bunlardan razıdır. (Meâlimüttenzil) Eshab-ı kiramdan büyük günah işleyenlere bir örnek verelim: Hatib bin Ebi Beltea hazretleri, Saire isimli casus bir kadınla Mekke’deki müşriklere, Mekke’nin fethi için hazırlık yapıldığını bildiren bir mektup gönderdi. Vahiy ile durumu öğrenen Resulullah efendimiz, üç kişiye emretti. Onlar da, kadına yetişip, mektubu istediler. Kadın “Bende mektup yok” dedi. “Resulullah yalan söylemez, mektubu çıkar. Yoksa...” diyerek tehdit edilince, kadın örülü saçlarının arasındaki mektubu çıkarıp verdi. Mektup getirilince Peygamber efendimiz, Hz. Hatib’e niçin böyle yaptığını sordu. Hatib Radıyallahü anh, (Mekke’de çoluk çocuğum var. Müşriklerin bir zararı dokunmasın diye bunu yazdım) dedi. Hz. Ömer (Ya Resulallah, izin ver, hemen şu münafığın kellesini uçurayım) dedi. Fakat Peygamber efendimiz (Allahü teâlâ, Bedir gazasında bulunanlara “İstediğinizi yapın! Sizin her işinizi affettim” buyurdu. Bu Bedir ehlindedir) buyurunca, Hz. Ömer, eshab-ı kiramdan birisine böyle söylediği için ağladı, pişman oldu, tövbe istiğfar etti. Bir örnek daha: Eshab-ı kiramdan Sabit bin Kays bin Şemmâs, ses tonu yüksek idi. Hücurat suresinin, (Ey iman edenler, seslerinizi Peygamberin sesinden fazla yükseltmeyin. Birbirinize bağırdığınız gibi, Peygambere yüksek sesle konuşmayın. Farkına varmadan amelleriniz boşa gider) mealindeki ikinci âyeti inince huzur-ı saadete artık gelmedi. Resul-i Ekrem efendimiz, haber gönderip çağırttı. Ona gelmeyiş sebebini sorunca, Hz. Sabit, “Ya Resulallah, bu âyet inince amellerimin boşa gideceğinden korktum. Çünkü ses tonum yüksektir” dedi. Resulullah efendimiz buyurdu ki: (Sen o mevkide değilsin. Sen eshabımdansın, sen hayr ile yaşayıp hayr ile de öleceksin. Sen Cennet ehlisin.) [Beydavi, Medarik, Buhari, Müslim] Bu husus, bundan sonraki âyet-i kerime ile de bildirildi: (Allah’ın elçisinin huzurunda seslerini kısanlar, Allah’ın kalblerini takva ile imtihan ettiği kimselerdir. Onlara mağfiret ve büyük mükâfat vardır.) [Hücurat 2] (Büyük mükafat, Cennette büyük makamlara kavuşmak demektir.) -------------------------------------- Tel: 0 212 - 454 38 20 Faks: 0 212 - 454 38 29
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT