BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Su savaşına 35 yıl kaldı

Su savaşına 35 yıl kaldı

Dünyadaki 188 ülkenin 50’sinde kullanma suyu problemi var ve dünya için kuraklık 2015 yılında başlayacak. Ulusal Kaynakları İzleme ve Koruma Derneği’nin araştırmasında çarpıcı sonuçlar ortaya çıktı: “2040’ta temiz suda en zengin ülke Türkiye olacak ve ülkemize savaş açılacak!..”



> Cem Kor ANKARA- Geleceğin savaşları su üzerine olacak. Birleşmiş Milletler’e (BM) göre halen dünya üzerindeki 188 ülkenin 50’sinde kullanma suyu problemi var ve dünya için kuraklık 2015 yılında başlayacak. 2025 yılı ise kuraklık ve beraberinde meydana gelecek hastalıklar için en tehlikeli yıl olacak. Ayrıca bu yılda 3 tarafı denizlerle çevrili Türkiye için de tehlike çanları çalmaya başlayacak. Ulusal Kaynakları İzleme ve Koruma Derneği (UKİK) Başkanı Kudret Ulusoy’un araştırmalarından çarpıcı sonuçlar ortaya çıktı. En kritik yıllar Hayatın temel unsurlarından biri olan suyun aynı hava gibi tüm insanlığa ait olması, yani her insanın sağlıklı ve güvenilir suya erişme hakkı bulunması gerekirken, yer kürede bulunan su miktarının dünya nüfusunun hızlı artışına karşılık sabit kalması beraberinde bir çok problemi de getiriyor. Ekolojik dengedeki bozulma, suyun yeryüzündeki dağılımının eşit olmaması, içme suyu kaynaklarının giderek azalmasıyla gelecekteki savaşların su üzerine yapılacağı fikri giderek kuvvetleniyor. BM’nin su üzerindeki hazırladığı raporlara göre, şu anda dünya üzerindeki 188 ülkenin 50’sinde kullanma suyu problemi bulunuyor. Dünya için su konusunda en kritik yıllar 2015, 2025 ve 2040 yılları. Hedef ülke: Türkiye UKİK Başkanı Ulusoy’un BM raporlarına dayanarak hazırladığı rapora göre; kuraklık Türkiye dışında Arap yarımadası, Kuzey Afrika ve Orta Doğu’da başlayacak ve 21. yüzyılın ikinci yarısından itibaren özellikle Orta Doğu ve Arap yarımadasında büyük bir su sıkıntısının çekilecek. 2025 yılı kuraklık ve beraberinde meydana gelecek hastalıklar için en tehlikeli yıl olacak, ayrıca bu yılda 3 tarafı denizlerle çevrili Türkiye için de tehlike çanları çalacak. Türkiye 2025 yılında su sıkıntısı çekecek, Dicle ve Fırat nehirleri Türkiye’nin can damarı haline gelecek. 2040 yılı Türkiye için en ‘kritik yıl’ olacak. BM’ye göre 2040 yılı Türkiye için en kritik yıl. Zira, 2040 yılında elindeki su rezervleri yüzünden Türkiye’ye savaş açılacak, Suriye ile Irak bu dönemde susuzluktan kırılacağından hiç düşünmeden Türkiye’deki barajlara füze saldırısı düzenleyecek. Tüm bu nedenlerle BM’nin, gelecekteki su savaşları ihtimalini ortadan kaldırması için şimdiden tedbir alması isteniyor. Dünyanın yarısı susuz Yeryüzündeki su kaynaklarının yaklaşık yüzde 0.3’ü kullanılabilir ve içilebilir özellikte. Dünya nüfusunun yüzde 40’ını barındıran 80 ülke şimdiden su sıkıntısı çekiyor. 1940-1980 yılları arasında su kullanımı iki katına çıkmış durumda. Dünyadaki mevcut suyun hacmi 141 milyar m3. Bu miktar dünya yüzeyini 3 km. kalınlığında bir tabaka halinde sarabilecek büyüklükte. Bu suyun yüzde 98’i okyanuslarda ve iç denizlerde bulunmakta, fakat tuzlu olduğu için, içme suyu olarak kullanıma, sulamaya ve endüstriyel kullanıma uygun değil. Dünyadaki suların ancak yüzde 2.5’i tatlı su, bunun da yüzde 87’si buzullarda, toprakta, atmosferde, yeraltı sularında buluyor ve kullanılamaz durumda. İnsanoğlu, su ihtiyacını yüzeysel sular ve yeraltı su kaynaklarından temin ediyor. Tatlı suların en önemli kaynağı yağışlar. Küresel yıllık yağış 500 bin m3 ve her yıl yeryüzüne inen yağış hep aynı miktarda. Türkiye’de durum ne? Çevre ve Orman Bakanlığı verilerine göre, Türkiye’de tatlı su kaynakları oldukça sınırlı ve ancak ihtiyaca cevap vermekte. Türkiye 110 milyar m3 kullanılabilir su potansiyeline sahip. Bunun yüzde 16’sı içme ve kullanmada, yüzde 72’si tarımsal sulamada, yüzde 12’si de sanayide tüketiliyor. Dünyanın yıllık yağış ortalaması 1000 mm. Türkiye’nin yıllık yağış ortalaması ise 643 mm. Türkiye su kıtlığı çeken ülkeler arasında yer almamakla birlikte, hızlı nüfus artışı, kirlenme ve yıllık yağış ortalamasının dünya ortalamasından düşük olması; mevcut kaynakların daha dikkatli kullanılmasını ve kirlenmeye karşı gerekli tedbirlerin bir an önce alınmasını gerektiriyor. > Petrolden kıymetli! İçme suyu kaynaklarının gittikçe azalması, ayrıca suyun insanlığın kullanımına sunulmasının belli bir maliyeti getirmesi sonucu su ekonomik ve ticari bir meta haline dönüştü. Ranta dönük ulusal ve uluslararası problemler ile çatışmaları da beraberinde getiren su problemi günümüzde uluslararası ilişkilerin belirlenmesinde ve ülkeler arasındaki yakınlaşmada ya da uzaklaşmada etkin bir role sahip. Bilim adamlarına göre 21. yy’da küresel ticaretin son hedefi su pazarı olacak. Zira, bugün çok uluslu şirketler tarafından sudan elde edilen gelir, daha şimdiden petrol gelirlerinin neredeyse yarısına çıkmış durumda ve bu gelir dünya nüfusunun sadece yüzde 5’inden elde ediliyor. Pazardaki nüfusun gittikçe artmasının buna bağlı olarak gelirlerin de devasa boyutlara ulaşacak olması çok uluslu şirketlerin iştahının daha da kabarmasına yol açıyor. UKİK Başkanı Ulusoy’un araştırmalarında, suyun stratejik önemi nedeniyle ülkeler arasında da özellikle sınıraşan sular konusunda mevcut problemlere ilaveten daha önemli sorunları da beraberinde getireceği görüşü ön plana çıkarken, böylece çokuluslu şirketlerin su pazarındaki rekabetleri ile ülkeler arasındaki anlaşmazlıkların birleşmesiyle petrol savaşlarından sonra su savaşlarının kaçınılmaz olacağı görünüyor.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT