BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kur ve kâr

Kur ve kâr

2001 yılına kadar şirketlerin bilançolarında faaliyet dışı kârlar faaliyet kârlarından fazlaydı; hem de bir hayli fazla. Açık pozisyon taşıyanlar da, ihracat geliri olanlar da, üretim veya ticaretten ziyade döviz kurundaki değişimlerden para kazanırlardı.



2001 yılına kadar şirketlerin bilançolarında faaliyet dışı kârlar faaliyet kârlarından fazlaydı; hem de bir hayli fazla. Açık pozisyon taşıyanlar da, ihracat geliri olanlar da, üretim veya ticaretten ziyade döviz kurundaki değişimlerden para kazanırlardı. “Kur farkı geliri”, kısa vadede tatlı ve kolay, uzun vadede ise gelişme ve büyüme refleksini körelten bir kazançtır. Nitekim Türk şirketlerinin de önemli bir bölümünde bu yan etki oluştu. Merkez Bankası’nın bir yıl boyunca kurların ne olacağını açıkladığı dönemin alışkanlıkları, bugün de, bilhassa ihracatçı şirketleri zorluyor. “Ucuz TL, değerli döviz” silahıyla yurtdışında rekabet etmeye alışan, yani malın fiyatından değil kurdan kâr eden şirketler, bugünün Türkiye’sinde cidden sıkıntıdalar. Ve liranın değerli olmasından dolayı Merkez Bankası’nı “neredeyse bir kaşık suda boğacaklar”. Oysa Merkez Bankası dalgalı kur sistemine geçtiği 2001’den sonra şirketleri kur riskine karşı hep uyardı ve “kurdan para kazanmayı unutun” dedi. Kaldı ki döviz kurunu yukarı yöneltecek alımlar da yapıyor MB. Ama Türkiye sermaye çeken bir ülke durumunda. Yani kuvvetli döviz girişi olduğundan TL değerlenmeye devam ediyor ve edecek gibi de görünüyor. Dönüşüm “Kaça satarsan sat, kaybını kur farkından telafi edersin” devri bitmiş durumda. Şirketler bunu anlamalılar. Verimlilik, üretim optimizasyonu, risk yönetimi yeni dönemin kâr bileşenleri. Yani siyasetiyle, bürokrasisiyle, kanunlarıyla dönüşmeye çalışan Türkiye, üretim ve rekabet olarak da dönüşmek zorunda. Kurlar dalgalanmaya, kârlar da düşmeye devam edecek. Küresel rekabet tüm sertliğiyle sürüyor. Bilhassa tekstil ve konfeksiyon gibi emek yoğun sektörler, kurdan şikayet etmekten vazgeçecekler ve kaynaklarını optimize edecekler. Dalgalı kur, ödemeler dengesinin sigortasıdır ve vazgeçilemez. Geçmişte siyasi müdahaleler ile döviz kurunu indirip kaldıran bir Merkez Bankası yok artık. Olması da mümkün değil. Kaldı ki bir kısım ihracatçının yerden yere vurduğu MB, Cumhuriyet tarihinin tek kalemdeki en büyük döviz alımını yaparak -5 milyar dolar- müdahalede bulundu bu hafta. Sonuç? Kur gerilemeye devam etti. O halde dalgalı kurdan, MB’dan şikayet etmenin faydası yok. Ülkeye döviz girmeye, kur da düşmeye devam edecek. İhracatçının üretimini, maliyet yapısını bunu dikkate alarak gözden geçirmekten başka çaresi yok.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 101566
    % 1.76
  • 5.6804
    % -0.1
  • 6.3745
    % -0.15
  • 7.0989
    % 0.44
  • 260.647
    % -0.02
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT