BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > ‘Yapılar çürük’

‘Yapılar çürük’

İstanbul’un yapı stokunun iyi olmadığını belirten Vali Güler, çarenin kentsel dönüşümde olduğunu söyledi



> Sadettin Erkişi İSTANBUL - Büyükşehir Belediyesi, Uygulamalı Sistemler Analizi Uluslararası Enstitüsü (IIASA), Kyoto Üniversitesi-Afet Önleme Araştırma Enstitüsü (DPRI) ve Dünya Bankası Enstitüsü (WBI) tarafından düzenlenen “6. Uluslararası Bütünleşik Afet Riski Yönetimi Konferansı” dün başladı. Konferansa, Vali Muammer Güler, Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ve 200 dolayında uzman, iş ve bilim adamı katıldı. Küçük işletmeler Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde yapılan ve 4 gün sürecek olan konferansta, muhtemel bir İstanbul depreminin ekonomi, endüstri ve iş çevrelerine yapacağı etkiler masaya yatırılacak. Yapılan çalışmalarda önümüzdeki 30 yıl içinde İstanbul’da 7.5 şiddetinde bir deprem ihtimalinin yüzde 65 olduğu kaydedilirken, yaklaşık can kaybının 50 bin, bina kaybının da 40 bin dolayında olabileceği tahmin ediliyor. Toplantıda konuşan Boğaziçi Üniversitesi Kandili Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Deprem Mühendisliği Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Erdik, İstanbul’daki büyük ölçekli sanayi kuruluşlarının depreme hazır olduğunu, ancak küçük ölçekli işletmelerin kötü durumda olduğunu söyledi. Vali Güler de, İstanbul’un bilgi-haberleşme sistemi, acil müdahale kapasitesinin artırılmasında çok iyi bir noktaya gelindiğini, ancak yapı stoku açısından iyi durumda olmadığını söyledi. Yasal altyapı açısından İstanbul’daki kentsel yapı stokunun tümünü değiştirecek bir yaklaşımın henüz yapılamadığını belirten Güler, “Özellikle kamu binalarından başlayan yeniden güçlendirme çalışmalarıyla ilgili çok yol alındı. Ama İstanbul’un mevcut yapı stoku depreme hazır değil. Türkiye’nin yapı stoku da hazır değil. Bunu dönüştürecek ada ve büyük mahalleler bazında çalışmalar yapmak lazım. İstanbul’da yapı stokunu buna uygun hale getirmek içinde kendi tümüyle düzenleyebileceğiniz bir yeniden yapılanma ve dönüşüm projesine ihtiyaç var. İstanbul’un yapı stoku ancak kentsel dönüşümle düzeltebilir. Bunu birkaç senede yapmanız mümkün değil ama bir program var önünüzde. Ben İstanbul’un 10 senelik bir zamanda bunu başarabileceğine inanıyorum” dedi. Muhtemel bir İstanbul depremine karşı bugüne kadar yapılan çalışmalar hakkında bilgi veren Topbaş “ 17 Ağustos 1999 depremi bizi ciddi bir şekilde uyarmıştır. En önemli çalışma risk azaltma çalışmalarıdır. Deprem olabilir ama alınan tedbirlerle 9 şiddetinde bir depremde bile insanı hayatının kaybı söz konusu olmayabilir. Demek ki tedbirleri ciddiye alırsanız, doğru adımlar atarsanız hayatınız size kalır. İstanbul ilk adımını deprem müdürlüğü kurmak suretiyle başlattı. Arkasından zemin etü dlerini yaptı. Şu anda 10 ilçeyi kapsayan tarama çalışmalarımız var. Özellikle viyadükler, kavşakları güçlendirme çalışmalarının büyük bölümünü bitirdik. Kendimize ait yapılarda binalarda idari yapılardaki güçlendirmeler büyük ölçüde bitti “ dedi. Yapıların çoğu riskli İstanbul’da 1 milyon 600 bin binanın birçoğunun risk taşıdığını tahmin ettiklerini belirten Topbaş “İstanbul’da bir deprem riski var. Herkes zannediyor ki, en son benim yapıma sıra gelir. Bu inşaatı ben biliyorum. Yapılırken sağlam yapıldı, çok fazla demir kullanıldı deniliyor. Bu değil, demiri çok fazla kullanırsanız, doğru yerde kullanmadığınız takdirde binanız sağlam değildir. Doğru yapmak gerekiyor. Biz diyoruz ki risk taşıyan bölgelerde. Özellikle yoğunlaşmanın yaşanmadığı yerler, alivyonlu yerle, vadi yatakları dere yataklarında yapılar çok sağlam yapılar da olsa kazıklama sistemiyle yapılmamışsa risk taşıyor anlamına geliyor. Bütün vatandaşlarımız, bu konuda her türlü yetkiyi size veriyoruz, işte bu kadar da para derse, o zaman 10 yıl içinde her şeyi yeniden yapabilirsiniz. İnsanları bir yerden bir yere taşımak çok kolay bir iş değil büyük bir iş. İstanbul gibi bir kentte bu iş birkaç on yılı alır” dedi. Ev alacak vatandaşların mutlaka belediyeye giderek konut hakkında bilgi sahibi olmasını isteyen Topbaş “Vatandaşlarımız mutlaka belediyeye gidip sorgulaması lazım. Yani yapının dayanıklı olup olmadığını istemesi lazım. Bu oto kontrol anlamına gelmektedir. Bu yapıldığı takdirde müteahhit de böyle bir denetime sahip olacağı böyle bir soruyla karşı karşıya kalacağı için sağlam binalar yapmak zorunda kalacaktır” şeklinde konuştu.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT