BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Terörle mücadele için ne istendiyse verdik

Terörle mücadele için ne istendiyse verdik

“Terörle Mücadele Yüksek Kurulu’nu topladık, orada bizden ne istendiyse hepsi verildi”



> Haber Merkezi > Biz mi set çekeceğiz? BAŞBAKAN Erdoğan,12 Mart’ta yapılan Terörle Mücadele Yüksek Kurulu toplantısına değinerek, “Toplantıda ihtiyaçların neler olduğunu sordum ve ne istendiyse herşey verildi. Bunun aksinin olması mümkün mü? Terörle mücadele yapılacak da, biz onun önüne set çekeceğiz. Bu olacak iş mi?” diye konuştu. > Mücadele sürecek ERDOĞAN, şöyle devam etti: “Terörle mücadelede içerisiyle dışarıyı ayırmak lazım. Yurt içindeki mücadelenin şiddeti artarak sürecek. Tabii ki bedeli de var. Gönüllerimiz yanıyor. Hükümet olarak bize düşen neyse yapacağız. Ancak bir yandan da daha fazla demokrasi için mücadele ediyoruz.” > Önce içeridekiler “BAKINIZ gelen rakamlar var. Ne deniyor; K.Irak’ta 500 tane terörist var, Türkiye’de dağlarda 5 bin terörist var. Türkiye’deki 5 bin terörist ile ilgili mücadele bitti mi, yani bu halledildi mi ki, K.Irak’taki 500 kişi ile uğraşma safahatine gelinecek. Mart tezkeresine karşı çıkanlar şimdi K.Irak’a gir, diyor.” ANKARA - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, terörle mücadele konusundaki yetki tartışmalarına açıklık getirdi. Gazetelerin Ankara temsilcileriyle bir yemekli toplantı düzenleyen Erdoğan, bu konuda kısa bir süre önce Terörle Mücadele Yüksek Kurulu’nun toplandığını vurguladı. Erdoğan, “Terörle mücadele için sordum; bizden yana ihtiyacınız var mı varsa, bizim verebileceğiz bir şey varsa verelim, dedik. Ne istendiyse her şey verildi. Bunun aksi mümkün mü? Terörle mücadele yapılacak biz onun önüne set çekeceğiz. Bu olacak iş mi ? Ne gerekiyorsa yaptık, yine de yapacağız” diye konuştu. Önce içerdekiler Terörle mücadelede içerde ve dışarda ne gerekiyorsa yapıldığını bildiren Erdoğan, Genelkurmay Başkanı ve Cumhurbaşkanı ile sürekli bilgi ve fikir alışverişi içinde olduklarını kaydetti. Sınır ötesi operasyon konusunda da içerisiyle dışarıyı ayırmak gerektiğini söyleyen Başbakan, “Yurt içindeki mücadelenin şiddeti artarak sürecek. Tabi ki bedeli de var. Gönüllerimiz yanıyor. Hükümet olarak bize düşen neyse yapacağız. İstihbarat güçleri ve güvenlik güçleri. Biz bu süreci böyle devam ettireceğiz. Bunu koordinasyonla yürütmekte fayda var. Terörle mücadele ederken bir yandan da daha fazla demokrasi için çalışıyoruz” değerlendirmesini yaptı. Erdoğan bu konuda kendisine sürekli bilgi geldiğini belirterek şöyle devam etti: “Ne deniyor. ‘Kuzey Irak’ta 500 tane terörist var.’ Ne deniyor ‘Türkiye’de dağlarda 5 bin terörist var.’ Şimdi Türkiye’deki 5 bin teröristle ilgili mücadele bitti mi? Yani bu halledildi mi ki Kuzey Irak’taki 500 kişiyle uğraşma safahatine gelinecek.” Erdoğan, “Son zamanlardaki terör olaylarının tırmanışı demokrasiyi, ülkemizdeki barışı zaafa uğratmak içindir. Bu oyuna gelmeyelim” dedi. > Terbiyesizce tepkiler cezasız kalmayacak Başbakan, şehit cenazelerinde hükümete yönelik protestolarla ilgili olarak da İçişleri Bakanlığı’nın takibat başlattığını söyledi. Erdoğan “Bu terbiyesizliği yapanlar ne İslami görevi ne insani görevi yapmak için geliyor. Tamamen bunların dışında bir görevlendirmeyle oraya geliyorlar. Bu tabii cenaze adabına ters, şehide de saygısızca bir hareket ediyorlar. Bunların içinde herhalde ‘katil iktidar’ diye bağıranların bir faturası olacak. Bu ülkeyi bütün fedakarlığıyla gece gündüz demeden yönetmeye çalışan bir iktidara, kimsenin kalkıp da ‘katil’ deme hakkı olamaz. Ve bu basite de indirgenemez. Yargı önünde hesap verecekler. Aklıselim hiçbir vatandaş da böyle söylemez. Bize gelen duyumlara göre bunların içinde çok farklı siyasi partilerin mensuplarının yanında çok farklı örgütlerin mensupları da bulunmaktadır” dedi. > Emekli generaller halkı tahrik ediyor Erdoğan şehitlerimizin bu şekilde siyasi rant aracı olarak kullanılamayacağını belirterek, “Bu konudaki hassasiyet çok önemli. Ama bakıyorsunuz, yani birçok şeyler hele hele şunu açıkça söylüyorum bazı emekli generaller, paşalar televizyon televizyon dolaşıp hükümete karşı adeta böyle saygı sınırlarını aşan ifadeler kullanmak suretiyle toplumda sanki bir psikolojik olumsuz hava oluşturmanın gayreti içine giriyorlar, bunlar hoş şeyler değil. Yapılması gereken de sivil toplum örgütleri olsun, siyasi partiler olsun bizler olalım hep beraber bir ulusal ortak platform oluşturmamız ve toplumsal barışı temin edecek davranışlarda bulunmamız lazım. Ama bakıyorsunuz devamlı tahrik, devamlı tahrik, bunların insanımız ve piyasalar üzerinde meydana getirdiği olumsuz etkiler var” diye konuştu.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT