BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > “Artık ölsem de gam yemem”

“Artık ölsem de gam yemem”

Selvinaz başını eğdi ve; -Bunu biliyorsun... dedi yavaşça...



Selvinaz başını eğdi ve; -Bunu biliyorsun... dedi yavaşça... Bekir’in dalgın gözlerinden yaşlar süzülüyordu. Daldığı hayallerin tesiriyle ne yaptığını bilmiyor, elindeki şişeden avucuna döktüğü hapları habire ağzına atarak çiğniyordu. Ağzının içi kireç gibi bembeyaz olmuştu. Kirpiklerinin arasında düşüp düşmemekte tereddüt eden damlaların pırıltısı onu yine geçmişe sürükledi. Düğün gecesi Hacer ana oğlunu bir köşeye çekmiş nasihat ediyordu: -Şükür bugünleri de gördüm. Artık ölsem de gam yemem. Bekir senden mühim bir isteğim var oğlum. -Söyle ana. -Selvinaz daha annesinin karnında iken babası Kıbrıs’ta şehit düşmüştü. Annesi de onu dünyaya getirirken vefat etti. Bilirsin, doğum yaparken vefat eden kadınlar da şehit olurlar. Diyeceğim o ki, Selvinaz hem şehit kızı, hem de sana Allah’ın bir emanetidir. Sakın ola onu incitmeyesin. Boğazından haram lokma geçirmeyesin... Onun yüzünü güldürürsen büyük sevap kazanırsın. Onu üzersen beni de üzmüş olursun... -Sen yüreğini ferah tut ana. Onu üzmem... -Allah sizleri mes’ud ve bahtiyar etsin yavrum. Bekir ağzına bir hap daha atarak bir o zamanki mutluluğunu, bir de şimdiki perişan halini düşündü. Gayri ihtiyari şişeyi avucuna devirdi, ancak başka hap kalmamıştı. Şişeyi avucunda sıkarak göğsüne bastırdı, büzülüp kıvranarak acı ve pişmanlıkla sesli sesli ağlamaya başladı... * * * Güneş doğmuş, işçi kampının meydanı hareketlenmişti. Hep aynı kıyafeti giymiş olan işçilerin bir kısmı kamyonlara doluşurken, bir kısmı da başka bir yere doğru yürüyorlardı. Yemekhane binasından çıkıp kamyonlardan birine doğru giden kırk yaşlarındaki bir adam, fısıltıyla kendisini çağıran bir ses duyunca durup etrafına bakındı. -Yusuf usta! Pıst, Yusuf usta! Revirin duvarı dibindeki doktor kendini çağırıyordu. Merakla yanına gitti. -Ne var? -Konuşmamız gerekiyor. Vaktin var mı? -Vakit yok, kamyon beni bekliyor. -Tamam, dönüşte o zaman. Bekliyorum. Yusuf usta birkaç adım yürüdükten sonra merakla geri dönüp sordu: -Ne oldu ki? -Kaçak bir Türk var, yaralı, diye özetledi doktor. Yusuf usta bir an yere bakarak düşündü ve sonra yürüyüp gitti. * * * Devlete ait büyük bir inşaatta hummalı bir çalışma vardı. Bu hummalı çalışmaya hiç uymayan, otuz yaşlarında, gözleri fıldır fıldır dönen, beli hafif eğik ve avurtları çökük bir adam inşaatın kapısından dışarı çıkıp, sağa sola bakınarak ilerdeki kum yığınına doğru yürümeye başladı. -Mahmut! Birden yan taraftan gelen bu ses üzerine, sanki bir suç işliyormuş da yakalanmış gibi durarak sesin geldiği yöne döndü. -Nereye gidiyorsun yine? Bu, Türk işçilerden sorumlu Yusuf ustaydı. Mahmut ezilip büzülmeye başladı: -Hiç... Sıkıştım Yusuf usta. İhtiyaç görüp geleceğim... DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 89898
    % 0.37
  • 4.8232
    % -0.22
  • 5.6284
    % -0.33
  • 6.3815
    % -0.47
  • 192.903
    % -0.91
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT