BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Bana göre” demek

“Bana göre” demek

Sual: Tam İlmihal’de, bana göre, bize göre demek, nakli esas almadan yazmak, konuşmak caiz değil deniyor. Fakat âlimlerin, bana göre, bize göre, bu fakire göre dedikleri de, naklediliyor. Bu bir çelişki değil mi?



Sual: Tam İlmihal’de, bana göre, bize göre demek, nakli esas almadan yazmak, konuşmak caiz değil deniyor. Fakat âlimlerin, bana göre, bize göre, bu fakire göre dedikleri de, naklediliyor. Bu bir çelişki değil mi? CEVAP: Hayır, çelişki değildir. Bana göre demek, kendini müctehid sanmak, yetkili âlim bilmek demektir. Ama bir müctehid ise, yani yetkili âlim ise, elbette bana göre demesi gerekir. Müctehidin bana göre demesi, benim ictihadıma göre demektir. Mesela İbni Âbidin hazretleri buyuruyor ki: Evliyanın kabirleri üzerine, sanduka, örtü, sarık sarmak, bize göre, ölüye tazime sebep olmak, hakaret edilmemek, gafillerin edepli olmaları içindir, caizdir. (Redd-ül-muhtar) İmam-ı Şafii hazretleri buyuruyor ki: Sahabe, ilim, ictihad, vera ve akıl bakımından bizden üstündür. Onların reylerini çok beğeniriz. Bize göre, bizim reylerimizden evladır. (Risale-i kadime) İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki: Peygamberlerden sonra, insanların en üstünü, Ebu Bekr-i Sıddık’tır. Ondan sonra, Ömer-ül-Faruk’tur. Üstünlük, bu fakire göre fazileti, meziyeti, iyi sıfatları çok olmak değildir. Önce imana gelmek, din için herkesten çok mal vermek ve canını tehlikelere atmaktır. Yani dinde, sonra gelenlere, üstad olmaktır. Sonra gelenler, her şeyi, öncekilerden öğrenir. Bu üç şartın hepsi, Sıddık’ta toplanmıştır. Herkesten önce imana gelmiş, malını ve canını din için feda etmiştir. Bu nimet, bu ümmette, ondan başkasına nasip olmamıştı. (3/17) Bu fakire göre, yeryüzünün en kıymetli yeri Kabr-i saadettir; sonra Kâbe-i muazzamadır. Bundan sonra, Medine’de Mescid-i nebevi içindeki (Ravda-i mukaddese) denilen meydandır. Daha sonra Mekke şehridir. (1/312) Bu fakire göre, dağda yetişip, hiçbir din duymayıp, puta tapan müşrikler, Cennete ve Cehenneme girmeyecekler, hesap yapılırken, zulümleri kadar azap çekeceklerdir. Sonra hayvanlar gibi, yok edileceklerdir. Küçük iken ölen kâfir çocukları ve Peygamberlerden haberi olmayanlar da böyle olacaklardır. (1/259) Resulullahın en kıymetli zamanları, bu fakire göre, namazdaki zamanıdır. (1/206) Bu fakire göre, her gece yatarken, (Sübhanallahi velhamdü lillahi ve lâ ilahe illallahü vallahü ekber) yüz defa okuyan, tesbih, tahmid ve tekbir eylemiş olur. Böylece, muhasebe yapmış olur. Kendini hesaba çekmiş sayılır. (1/309) İki kişiyi barıştırmak için yalan Sual: İki arkadaşın, eften püften şeyler yüzünden araları açıldı, konuşmuyorlardı. Her ikisine de gidip, bu arkadaş senin hakkında şöyle iyi düşünüyor, (Kıymetli arkadaşımı üzdüğüme pişmanım) diyor dedim. Geçen gün baktım, barışmışlar, konuşuyorlar. Demedikleri sözü, ben söylediğim için, yalan günahı oldu mu? CEVAP: İki arkadaşı barıştırmak için yalan söylemek caizdir, günah olmaz. Bir hadis-i şerif meali: (İnsanların arasını düzeltmek için laf taşıyan, yalancı sayılmaz.) [Buhari, Müslim, Tirmizi] > Tel: 0 212 - 454 38 20 Faks: 0 212 - 454 38 29 www.dinimizislam.com
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 101025
    % -1.53
  • 5.7237
    % 0.13
  • 6.3149
    % 0.37
  • 7.1121
    % -0.12
  • 276.939
    % 0.34
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT