BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Malınızı zekat ile koruyun!”

“Malınızı zekat ile koruyun!”

Ramazan ayında nafile ibadetlere verilen sevap, başka aylarda yapılan farzlar gibi ve bu ayda yapılan bir farz, başka aylarda yapılan yetmiş farz gibi olduğu için, zekatı Ramazan ayında vermek bir adet halini almıştır.



Ramazan ayında nafile ibadetlere verilen sevap, başka aylarda yapılan farzlar gibi ve bu ayda yapılan bir farz, başka aylarda yapılan yetmiş farz gibi olduğu için, zekatı Ramazan ayında vermek bir adet halini almıştır. Fakat, zekat verme günü Ramazandan önce olduğu halde, zekatını verme imkanı olan kimselerin, daha çok sevap kazanacağım diye Ramazanı beklemesi uygun değildir. Çünkü, zekat bir borçtur. Borç bir an önce ödenmelidir. Zekatın, insanları kaynaştırmada, dayanışmada önemli bir yeri vardır. Dinimizin bildirdiği şu hüküm ne kadar ibretli, ne kadar düşündürücü : “Şehrin bir köşesinde, bir Müslüman, açlıktan perişan duruma düşüp ölse, şehirdeki zenginlerden birinin, az bir zekat borcu kalsa, ondan mesul olur.” Evet, mesul olur demek onun katili olur demektir. Bunu bilen bir zengin zekat borcu varken uyuyamaz. Çünkü bilir ki, ölmese bile parasızlıktan hastalanan, sıkıntıya düşen her fakirin vebali onun sırtına yüklenmektedir. Bu inanıştaki, anlayıştaki toplum her zaman huzur içinde olur. Kimsenin başkasının malında gözü olmaz. Başka bir ifadeyle, zekat, fakirlerin ihtiyaçlarını, cemiyetin kabul edip yüklenmesi, garanti etmesi demektir. Zekat, Müslümanlar için bir nevi sigortadır. Ticaret malının ve altın, paranın zekatı olur. Ticaret malı olmayan, ev, araba, dükkan gibi mallar birden fazla bile olsa zekatı olmaz. Bir kimsenin elindeki ticaret malı, mevcut parası ve alacakları; borçlarından fazla olup, nisab miktarı (96 gram altın veya yaklaşık 415 milyon lira) ise ve üzerinden bir hicri yıl geçmiş ise zekatını vermesi farz olur. Zekat, ticaret malı veya altın olarak verilir. Mesela, 600 milyon lira parası olan, bunun kırkta biri 15 milyonun karşılığı olarak iki çeyrek veya yarım altın verir. İslamın beş şartından biri olan zekat çok önemlidir. Zekatın önemi hadis-i şeriflerde şöyle bildirildi: “Allahü teala, zekatı, malınızın geri kalanının güzelleşmesi ve temizlenmesi için farz kıldı.” “Hastalıklarınızı sadaka ile tedavi edin! Mallarınızı zekat ile koruyun! Çünkü bunlar sizdeki kötülükleri ve hastalıkları defeder.” Zekat vermeyen, haram işlemiş olur. Zekat vermek çok sevap olduğu gibi, farz olduğu halde vermemek de büyük günahtır. Zekat vermeyen kamil Müslüman kabul edilmemiştir. Nitekim hadis-i şeriflerde şöyle buyuruldu : “Malınızın zekatını vermekle, Müslümanlığınız tam ve mükemmel olur.” “Kim Allaha ve Resulüne inanıyorsa, malının zekatını versin!” Kur’an-ı kerimin çeşitli yerlerinde namaz ile zekat birlikte zikredilmektedir. Cenab-ı Hak, “Namazı kılın, zekatı verin” buyuruyor. Kur’an-ı kerimde, üç şey üç şeyle beraber bildirildi. Bunlardan biri yapılmazsa, ikincisi kabul olmaz: 1- Resulullaha itaat edilmedikçe, Allahü teâlâya itaat edilmiş sayılmaz. 2- Ana-babaya şükredilmedikçe, cenab-ı Hakka şükredilmiş olmaz. 3- Malın zekatı verilmedikçe, namazlar kabul olmaz. Yani namaz kılanlara vadedilen büyük sevaptan mahrum kalınır. Sadece namaz borcundan kurtulmuş olunur. Al-i İmran suresinde, yüzsekseninci ayet-i kerimede mealen buyuruldu ki: “Allahü tealanın ihsan ettiği malın zekatını vermeyenler, iyi ettiklerini, zengin kalacaklarını sanıyor. Halbuki, kendilerine kötülük yapmış oluyorlar. O malları, cehennemde azap aleti olacak, yılan şeklinde boyunlarına sarılıp, baştan ayağa kadar onları sokacaktır.” Hadis-i şerifte de:”Ey Ademoğlu! Benim malım, benim malım dersin. O maldan senin olan, yiyerek yok ettiğin, giyerek eskittiğin ve Allah için vererek, sonsuz yaşattığındır.” buyuruldu. Hace Abdullah-i Ensari hazretlerinin şu veciz sözü de çok ibretlidir: “Malı seviyorsan, yerine sarfet de, sana sonsuz arkadaş olsun! Eğer sevmiyorsan, ye de yok olsun!” Zekatı verilmeyen mal, uşru verilmeyen mahsul gerçekte zehirdir. Bütün malların hakiki sahibi Allahü teâlâdır. Zenginler bu malların sadece, vekilleri, bekçileridir. Geçmişte nice meşhur kimseler, zekat vermedikleri ve zekatı önemsemedikleri için helak olmuşlardır.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT