BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İrfan Turizm’in üçüncü Özbekistan Organizasyonu

İrfan Turizm’in üçüncü Özbekistan Organizasyonu

Özbekistân, binlerce yıldan beri Türklerin yurdu olup, topraklarında pek çok devlet kurulmuştur. Bu beldelerin tamâmına, eskiden “Türkistân diyârı” denilirdi. [Türkistân, Türklerin yurdu mânâsınadır.]



İlk defa, İhlâs Turizm’in 1996 yılının hac mevsiminde, ya’nî Kurban Bayramı günlerinde tertiplediği bir seyâhatte, Özbekistân’ı ziyâretle şereflenmiştik. 2. defa, 8-14 Mayıs 2007 târihleri arasında (ya’nî 11 sene sonra), Türkiye’den İrfân Turizm ile Özbekistân’daki Uzin Tur Şirketi’nin müştereken organize ettikleri bir program vesîlesiyle, Özbekistân’a tekrâr gittik. Buhârâ, Semerkant, Taşkent, Kitap, Kaşkaderyâ gibi vilâyetleri ve civârındaki târihî ve kültürel mekânları, âlim ve velîlerin türbe ve külliyelerini ziyâretle şereflendik. İrfân Turizm’in, 3-11 Haziran 2007 tarihleri arasında, 2. kâfilesi de çok güzel intibâlar ve unutulmaz hâtıralarla selâmetle gidip-döndüler. [“Özbekistân’daki Büyük Âlim ve Velîler-1-2” (11-12 Mayıs 2007), “Özbekistan Seyâhatinden Döndük” (18.05.2007), “Özbekistan Seyâhatine Dâir” (19.05.2007), “İrfân Turizm’in 2. Kâfilesi de Özbekistân’dan Döndü” (15.06.2007) başlıklı makâlelerimizde oralar hakkında bilgi vermiştik.] İrfân Turizm’in mayıs ayından beri devâm eden, çok güzel, tadına doyulamıyan “Özbekistan Seyâhati Programları”nın üçüncüsü de başlamak üzere. Biz, 3-10 Eylül 2007 tarihlerinde yapılacak olan bu 3. seyâhatte [inşâallah], çok kıymetli ziyâretler yapacağımız ve kâfilede bulunan nasipli insanlara hizmetle şerefleneceğimiz için çok sevinçliyiz. Herkese, vaktiyle atalarımızın yaşadıkları kadîm “Türkistân diyârı”nı, eski “İpek Yolu” güzergâhını, “Mâverâünnehir İlleri”ni, o kültür diyârını gezip görmelerini, çok büyük ulemâ ve evliyâ yatağı olan o mübârek memleketleri ziyâret etmelerini, dünyânın en nâdîde ahşâb işlemelerini ve çini örneklerini, târihî ve turistik beldeleri incelemelerini harâretle tavsiye ederiz. Bilindiği gibi Özbekistân’da, Ehl-i Sünnet’in iki büyük akâid imâmından biri olan İmâm Mâtürîdî ve hadîs âlimlerinin en büyüğü olan İmâm Buhârî’nin türbe ve külliyyeleri bulunmaktadır. Hazret-i Ebû Bekir Efendimizden günümüze gelinceye kadar, insanları Hakk’a dâvet eden, onlara doğru yolu gösterip, gerçek saâdete kavuşturan ve kendilerine “Silsile-i Aliyye” denilen büyük âlim ve velîlerin hemen hemen üçte birinin kabr-i şerîfleri de [12 zâtın türbesi] Özbekistân’da bulunmaktadır. Özbekistân’ın, târihî geçmişi çok uzundur. Binlerce yıldan beri Türklerin yurdu olup, topraklarında pek çok devlet kurulmuştur. Bu beldelerin tamâmına, eskiden “Türkistân diyârı” denilirdi. [Türkistân, Türklerin yurdu mânâsınadır.] Müslümanlar, Mâverâünnehir’e ilk defâ; 667’de el-Hakem bin Ömer el-Gıfârî komutasında gelerek üç yıl kalmışlar; daha sonra Halîfe Kuteybe bin Müslim’in düzenlediği seferler netîcesinde, küçük bir kısım hâriç, bütün bölge Müslümanların hâkimiyetine girmiştir. Bölgede İslâmiyyet hızla yayılmıştır. İslâmiyetle şereflenen ve Müslüman olduğu ilk günden i’tibâren ona hizmeti büyük bir şiâr edinen Türk milleti, buraları dînî âbidelerle süsleyip, İslâm mîmârîsi ile şarkın birer pırlantası hâline getirdiler. Bu beldelerde (yanî Özbekistân, hattâ bütün Türkistân’da) yetişen büyük âlimler, ciltler dolusu eserler yazdılar; pek çok talebe yetiştirdiler; bütün dünyâya ilim-irfânı, İslâmiyetin örnek ahlâkını yaydılar. Buhârâ ve civârında, Abdülhâlık Goncdüvânî [Goncdevânî, Gucdüvânî, Gıjduvânî], Ârif-i Rîvegerî, Mahmûd-i İncirfağnevî [Encirfağnevî], Alî Râmitenî, Muhammed Bâbâ Semmâsî, Seyyid Emîr Gilâl [Gülâl, Külâl], Seyyid Muhammed Behâeddîn Buhârî, [yine bu coğrafyada Özbekistân’ın Denöv kasabasında Alâüddîn-i Attâr, Kâdî Muhammed Zâhid, Tâcikistân’da da Ya’kûb-i Çerhî] gibi zevâtın türbe ve külliyyeleri vardır. Buhârâ’da, isimlerini saydığımız büyük âlim ve velîlerin türbe ve külliyyelerinden başka, Ark Kalesi, Poi Kalan Kompleksi, Mîr Arab Medresesi, Leb-i Havz Câmii, Emîrlerin Yazlık Sarayı gibi diğer târihî ziyâret mahalleri de mevcuttur. Semerkant’ta, Peygamber Efendimizin amcazâdesi Şâh-ı Zinde (Kusem bin Abbâs radıyallahü anhümâ) külliyesi ve “Silsile-i Aliyye” büyüklerinden Hâce Ubeydullah-ı Ahrâr’ın türbesinin yanı sıra, İmâm Buhârî, İmâm Mâtürîdî ve Ebu’l-Leys-i Semerkandî Türbeleri, Tîmûr Hân Türbesi, Registân Meydânı, Tilla Kârî Medresesi, Şirdâr Medresesi, Bîbî Hanım Mescidi, Siyob Pazarı, Uluğbey Rasadhâne ve Medresesi gibi târihî ziyâret mahalleri de vardır. Kaşkaderyâ’da, “Silsile-i Aliyye” büyüklerinden Derviş Muhammed ve Hâcegî Muhammed Emkenegî hazretlerinin türbeleri var. Taşkent’te ise Zengi Atâ hazretleri Türbe ve Külliyyesi, Barak Han Medresesi, Kökel Taş Medresesi, Emîr Tîmûr Müzesi, Cuma Mescidi, Alî Şîr Nevâî Müzesi gibi yerler ve Nûreddîn-i Taşkendî hazretleri de vardır. S.S.C. Birliği’nin idâresinde iken, uzun yıllar bütün dünyâya kapalı olan Özbekistân’da, çok şükür hürriyetine ve istiklâline kavuştuğu 1991’den bu yana, turizm yönünden büyük bir canlanma görülmektedir. Devlet de, turizme çok büyük yatırımlar yapmaktadır.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 86796
    % -0.47
  • 6.0406
    % 0.28
  • 6.7414
    % 0.12
  • 7.7005
    % -0.46
  • 248.383
    % -0.68
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT