BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > 10 milyar euro proje bekliyor

10 milyar euro proje bekliyor

Türkiye, AB’nin çevreden eğitime, kültürden gençliğe kadar çeşitli alanlarda yılda 10 milyar euroyu bulan fonlarından çok az bir kısmını kullanıyor. Bu fonlardan faydalanmak için yapmanız gereken tek şey; projenizi en iyi şekilde kâğıda dökmek ve karşı tarafı başarılı olacağınıza inandırmak...



Türkiye, AB’nin çevreden eğitime, kültürden gençliğe kadar çeşitli alanlarda yılda 10 milyar euroyu bulan fonlarından çok az bir kısmını kullanıyor. Bu fonlardan faydalanmak için yapmanız gereken tek şey; projenizi en iyi şekilde kâğıda dökmek ve karşı tarafı başarılı olacağınıza inandırmak... Hayrettin Turan AB’ye girmek için başvuru yapan ve Türkiye’nin de içinde olduğu ülkeleri desteklemek için ayrılan hibe fon tutarı her yıl için yaklaşık 10 milyar euro. Ancak Türkiye, bu rakamın çok az bir kısmını kullanıyor. AB Mali Yardımları, Avrupa Komisyonu tarafından, diğer aday ülkeler için olduğu gibi, her yıl Türkiye’ye de tahsis edilen hibe nitelikli yardımlardan oluşuyor. Söz konusu bu yardımlar doğrudan nakdi bir yardım niteliğinde olmayıp, Avrupa Komisyonu ve Türkiye’nin birlikte seçtikleri proje ve programlara mali destek sağlamak için kullanılıyor. AB tarafından sağlanan fonlar; hibeler, krediler ve ihaleler olarak üç ana başlık altında gruplandırılıyor. AB’ye güvensizlik var Son yıllarda başta KOBİ’ler olmak üzere farklı sektörlerin proje üretemediği için AB hibeleri ve kredilerinden yararlanamaması eleştiri konusu oldu. Bu durumun bir sebebi de Türk halkının AB’ye olan güvensizliğinin devam etmesi. Bunun en son misali bir süre önce Rize’de yaşandı. Rize’nin İkizdere ilçesi Şimşirli köyünde AB hibe fonlarından yararlanılarak yapılmak istenen ve ön elemeden geçen 350 bin euro tutarındaki kanalizasyon şebekesi ve arıtma tesisi projesi, köylülerin, “AB bize niye bedava para versin. Bunun altında bir şey var” düşüncesiyle hayata geçirilemedi. AB üyesi ülkelerde 10 bin kadar danışmanlık firması çatısı altında 50 bin kadar proje yönetim danışmanı çalışmakta iken bu oran ülkemiz için son derece yetersiz. Bu yüzden Türkiye, ulaşabileceği kaynakların maalesef çok azını kullanabilmekte. 2000-2006 yılları arasında bütün dünyada sağlık sektöründe sonuçlanmış proje sayısı 1157 iken Türkiye’de gerçekleşecek olan uluslararası ihale sayısı ise 10’dur. Başarıya inandırın Ankara Üniversitesi Avrupa Toplulukları Araştırma ve Uygulama Merkezi yöneticilerinden Erhan Akdemir, “Türkiye için, şirketiniz için bir şeyler yapmak istiyorsunuz. Birçok insana iş verecek bir projeniz var fakat projeyi uygulamak için sermayeniz yok. Çevrenizi daha yaşanılır kılmak istiyorsunuz, planlarınız var, insanların daha verimli çalışmasını istiyorsunuz, fikirleriniz var. Bunlara benzer birçok konuda AB size milyonlarca euroya kadar hibe vermeye hazır. Yapmanız gereken, projenizi en iyi şekilde kağıda dökmek ve başarılı olacağınızı karşı tarafa inandırmak. O zaman sermaye var demektir. Türkiye ekonomisinin yüzde 75’ini oluşturan küçük ve orta büyüklükteki İşletmeler (KOBİ) AB sayesinde daha büyük iş imkanlarına kavuşabilir... Mesela, bir cam fabrikası, geliştirmek istediği yeni bir ürün konusunda finansman bulamıyorsa, kendi projesini AB 7. Çerçeve Programı Konseyine götürebilir” dedi. TÜRKİYE’NİN KATILDIĞI TOPLULUK PROGRAMLARI 1- Kamu sektörünün faydalandığı topluluk programları 148.7 milyon euro bütçeye sahip olan programa, Türkiye 2006 yılı başından itibaren resmi olarak katılıyor. Programın yürütülmesinden Türkiye’de DPT Bilgi Toplumu Dairesi Başkanlığı sorumlu. Türkiye’nin IDABC Programı’na katılımına ilişkin Mutabakat Zaptı, 20 Haziran 2006 tarihinde imzalandı. GÜMRÜKLER 2007: ‘Tek Pazar’ın işleyişini güçlendirmek ve AB’nin dış sınırlarındaki gümrük işlemlerinde meydana gelen sapmaların önüne geçmek, bütün AB üye ülkelerinde tek bir uygulamayı temin etmek gayesiyle oluşturulan Gümrükler 2007 programı 2003-2007 yıllarını kapsamakta olup toplam 165 milyon euroluk bütçeye sahip. Programın ülkemizdeki irtibat kuruluşu Gümrük Müsteşarlığı AB ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü. FISCALIS: Vergi idareleri ve vergi memurları arasında iş birliğini artırarak ‘Tek Pazar’da vergi sisteminin işleyişini geliştirmek gayesiyle oluşturulan ve 2003-2007 dönemini kapsayan Fiscalis programının toplam bütçesi 44 milyon euro. Ülkemizdeki irtibat kurumu Maliye Bakanlığı AB ve Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığı. 2- Sosyal ve sağlık alanlarındaki programlar PROGRESS: 2007-2013 yıllarını kapsayan PROGRESS programı, AB’nin istihdam, koruma, çalışma şartları, cinsiyet eşitliği ve ayrımcılıkla mücadele alanlarını kapsamakta. 628 milyon euro bütçeli program söz konusu alanlarda mevcut 4 topluluk programının (Ayrımcılıkla Mücadele; Kadın-Erkek Eşitliği; Sosyal Dışlanma ve Yoksulluk ile Mücadele; İstihdamı Teşvik Önlemleri) yerini almakta ve Avrupa Komisyonu İstihdam ve Sosyal İşler Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmekte. Programına irtibat büroları Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü’dür. HALK SAĞLIĞI PROGRAMI: Sağlığa yönelik bütünleştirilmiş ve sektörler arası bir stratejinin teşvik edilmesiyle kamu sağlığının en üst düzeyde korunmasını ve sağlık alanındaki eşitsizliklerin giderilmesini hedefleyen program 2003-2008 yılları arasında Avrupa Komisyonu Sağlığın ve Tüketicinin Korunması Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmekte. Toplam 312 milyon euro bütçesi olan programın ülkemizdeki irtibat kuruluşu Sağlık Bakanlığı adına Dr. Refik Saydam Hıfzısıhha Merkez Başkanlığı. 3- Eğitim ve kültür alanındaki programlar HAYAT BOYU ÖĞRENME PROGRAMI: Sokrates, Leonardo da Vinci ve e-öğren programlarının 2006 yılı sonunda tamamlanmasının ardından bu programların yerini alan Hayat Boyu Öğrenim Programı, topluluk içinde eğitim ve öğretim sistemleri arasında değişim, iş birliği ve hareketliliğin güçlendirilmesini ve böylece topluluk sisteminin dünya çapında bir kaliteye ulaşmasını hedefliyor. 2007-2013 dönemini kapsayan programın bütçesi 6.970 milyar euro. Programla ilgili ülkemizdeki sorumlu kuruluş Ulusal Ajans. GENÇLİK PROGRAMI: Bu program 2007-2013 dönemini kapsıyor. Yeni nesil gençlik programı; Avrupa İçin Gençlik, Avrupa Gönüllü Hizmeti, Dünyada Gençlik, Gençlik Çalışanları ve Destek Faaliyetleri ile Gençlik Politikasının Eşgüdümü İçin Destek eylemlerinden oluşuyor. Bütçesi 885 milyon euro olarak belirlenen programın yürütülmesi ve önceliklerinin belirlenmesi Avrupa Komisyonu Eğitim Kültür Genel Müdürlüğü tarafından gerçekleştiriliyor. Programla ilgili ülkemizdeki sorumlu kuruluş Ulusal Ajans. KÜLTÜR PROGRAMI: Yeni nesil Kültür Programı 2007-2013 dönemini kapsıyor. Programın temel hedefleri; kültürler arası diyaloğun artırılması ile sanatçıların, kültür alanında çalışanların, kültür-sanat eserlerinin ve sanat çalışmalarının sınır ötesi dolaşımının geliştirilmesi. Programın bütçesi 354 milyon euro. Programla ilgili bilgilendirme faaliyetleri Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültürel İrtibat Noktası tarafından yürütülüyor. 4- KOBİ’ler, yenilik ve çerçeve programları REKABET EDEBİLİRLİK VE YENİLİKÇİLİK PROGRAMI: 2007-2013 yılları arasında yürütülecek olan program Avrupa Komisyonu tarafından ‘Tek Pazar’ içerisinde rekabet edebilirliğin ve yenilikçiliğin desteklenmesi için oluşturuldu. Toplam bütçesi 3.6 milyar euro olan programın hedefleri arasında KOBİ’lerin rekabet gücünü artırmak, bilgi toplumunun gelişimine katkıda bulunmak, yeni ve yenilenebilir enerji kaynakları oluşturmak yer alıyor. Program, Avrupa Komisyonu İşletme ve Sanayi Politikası Genel Müdürlüğü tarafından yürütülüyor. 7. ÇERÇEVE PROGRAMI: Lizbon hedefleri çerçevesinde araştırmayla ilgili bütün AB girişimlerini ortak bir çatı altında toplanması gayesiyle oluşturulan 7. Çerçeve Programı (7.ÇP) 2007-2013 dönemini kapsıyor. 50.5 milyar euro bütçeye sahip olan (Euroatom hariç) program Avrupa Komisyonu Araştırma Genel Müdürlüğü tarafından yürütülüyor. İş birliği Özel Programı, Fikirler Özel Programı, Kişiyi Destekleme Özel Programı ve Kapasiteler Özel Programı’ndan oluşan 7.ÇP’nin ulusal koordinatörü TÜBİTAK. “Avrupa Birliği karşıtlığı etkili” Merkezi Brüksel’de bulunan CPS Stratejik Danışmanlık Grubu’nun Yönetim Kurulu Başkanı olan ve Türk şirketlerinin AB’deki lobi faaliyetlerini sürdüren Tulu Gümüştekin’e göre AB hibelerinden yeterince yararlanılamamasının sebeplerinden biri de AB karşıtlığı. Gümüştekin, “AB hibeleri, 2007-2013 döneminde yılda 1 milyar Euro’nun altına düşmeyecek biçimde düşünülmesine rağmen, karar alma sürecinde bu meblağ yılda 500 milyon Euro düzeyine inmiştir. Türkiye ekonomisine bu tür bir katkının etkisi olmamaktadır. Hibelerin neredeyse hepsi projelendirilmektedir. Ne var ki, bunların kamuoyuna yansıtılması aşamasında, çok becerikli davranıldığı söylenemez. 6. ve 7. Çerçeve Programlara katılım ise, temel olarak alışık olmadığımız son derece zor bir iş birliği süreci olduğundan, o alanlarda henüz katkı payımız oranında projeye katılabilme sürecine gelinmemiştir. Ancak bunun da bir ‘eğitim’ süreci olduğunu unutmamak gerekir. Temel problem, Türk Toplumunda oluşan ‘AB karşıtlığı’dır. Kamuoyu, devamlı AB tarafından negatif etki oluşturan, kimi zaman hakaret ölçülerine varabilen değerlendirmelerden kalıcı bir şekilde etkilenmektedir. Bunu aşabilmek için, amatör düzeyde yapılan proje tanıtımları veya gerçek manada bir ‘halkla ilişkiler’ boyutu olmayan iş birliği stratejisi yeterli olmamaktadır” diyor. Projeler hızlandırılacak AB’nin müzakere sürecindeki ülkeler için oluşturduğu katılım öncesi mali yardım aracından (IPA) yararlanmaya hazırlanan Türkiye, AB projeleri üzerinde çalışan personel sayısını artıracak ve proje çağrılarını daha hızlı yapacak. AB Komisyonu Türkiye Temsilciliği Mali İşbirliği, Koordinasyon ve Yatırım Bölümü Başkanı Holger Schröder, bu yeni destek döneminde sistemde bazı iyileştirmeler konusunda hükümetin kendilerine söz verdiğini bildirdi. Nasıl başvuruluyor? AB, birçok farklı alanda hibe ve kredi veriyor. AB mali yardımlarından, projelerinden faydalanmak isteyen gerçek ve tüzel kişiler, projelerini herhangi bir teklif çağrısı olmadan direkt olarak Avrupa Komisyonu’na sunamaz. Hazırlanan projelerin duyuruları yani teklifleri, merkezi Ankara’da bulunan AB Genel Sekreterliği’nden yapılıyor. Her alan için farklı zamanlarda başvurular yapılıyor ve farklı şartlar isteniyor. Hibe ve kredi verilecek çalışma alanları, internet üzerinden duyuruluyor ve teklif çağrısında bulunuluyor. Gelişmeler www.mfib.gov.tr adresinden takip edilebiliyor. Bu fonlardan yararlanmanın en temel şartı; uygun ve uygulanabilir bir projenin dernek, vakıf, sendika, üniversite ve belediye gibi kâr amacı gütmeyen kuruluşlar tarafından sunulması. Bir projenin AB fonlarından yararlanabilmesi için ilk önce projenin konusu ve hedefleri ile uygunluk gösteren bir programın yıllık programlama kapsamına alınmış olması gerekiyor. Kimler yararlanabilir? Sivil toplum örgütleri, dernekler, firmalar, yerel yönetimler, kamu kurum ve kuruluşları, meslek örgütleri, üniversiteler ve araştırma enstitüleri, projeleriyle bu fonlardan yararlanabiliyor. Devlet Planlama Teşkilatı, kullanım oranının artırılması için harekete geçti. Fondan yararlanabilmek için bölgesel, sektörel öncelikler belirlenerek, proje havuzu oluşturuldu. DPT, Türkiye’nin ihtiyacı olan nitelikli projeleri tek bir havuzda toplayarak, gerekli projelerin oluşturulmasını sağlayacak ve fonları kullanacak insan kaynağının eğitimi gerçekleştirilecek.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 106805
    % 0.02
  • 5.6889
    % -0.09
  • 6.3007
    % -0.05
  • 7.3638
    % 0.03
  • 269.116
    % -0.25
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT