BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Halının altı

Halının altı

Yaz aylarında başlayan mortgage krizinin lokal ve sınırlı kalacağı zannedilmişti.



Yaz aylarında başlayan mortgage krizinin lokal ve sınırlı kalacağı zannedilmişti. Birkaç yatırım fonunda oluşan değer kayıpları piyasayı tedirgin etse de, herkes birkaç milyar dolarlık kayıplarla bu işin kapanacağını düşünmüştü. Ancak görüldü ki, ipotekli kredi fonlarının “şişirilmiş kârlarının” cazibesine kapılıp yatırım yapmış olanlar sadece hedge fonlar değil. İsmi ve bilançosu çok büyük olan dev bankalar da bu “cazip ama riskli” kağıtlara ciddi paralar yatırmışlar. İşin fenası bu kağıtların ikinci el piyasaları da olmadığı için, likiditeleri, dolayısıyla fiyatları da yok. Yani, Amerikalı ev sahipleri mortgage kredilerini ödeyemeyince ev fiyatları baş aşağı gidiyor ve buna paralel olarak mortgage kağıtlarının da değerleri pul oluyor. Bu kağıtları portföylerinde tutan bankaların dramı da tam burada başlıyor. Son birkaç yılda değerleri “kaydi” olarak artan mortgage kağıtlarından sağladıkları kârlarla bilançolarını şişiren dev bankalar, şimdi değerleri pul olan kağıtlar yüzünden milyarlarca dolar zarar yazıyorlar. Buharlaşma Daha da kötüsü, neredeyse “değersiz” hale gelen bu kağıtları bilançolarından silmek zorunda kalıyorlar. Bir değeri aktiften silmek, o aktifin kaybolan değerini tekrar kazanamayacağının göstergesi. Yani zarar veya kayıp kalıcı demek. Uluslararası piyasayı her geçen gün daha karamsar hale getiren ise bu kalıcı zararlar ve zararın boyutunun tam olarak kestirilememesi. Banka aktiflerinden silinecek değerin toplam 250 milyar doları bulması bekleniyor. Bu da “subprime” denilen eşik altı kredi piyasasının yüzde 10’una karşılık geliyor. Türkiye, giderek derinleşen ve dibi hâlâ görülemeyen bu krizden -şimdilik- çok etkilenmedi. Ama, devasa bankalar onmilyarlarca dolar zararlarla sarsılmaya ve üst yöneticileri birer birer istifa etmeye devam ettikçe temkinli olmakta da fayda var.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT