BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Madde tutsağı olmak

Madde tutsağı olmak

Yarım asrımız 141, 142 ve 163. Madde tartışmalarıyla geçti. Bu tartışmalar, ömrümüzün üçte ikisini doldurdu. Matbuatta bu 3 maddenin geçmediği gün yoktu. 141 ve 142 komünizme, 163 ise devletin dinî kurallarla yönetimine karşıydı. O maddeler, rejimin sol ve sağ eli gibiydi.



Yarım asrımız 141, 142 ve 163. Madde tartışmalarıyla geçti. Bu tartışmalar, ömrümüzün üçte ikisini doldurdu. Matbuatta bu 3 maddenin geçmediği gün yoktu. 141 ve 142 komünizme, 163 ise devletin dinî kurallarla yönetimine karşıydı. O maddeler, rejimin sol ve sağ eli gibiydi. Biriyle bir taraf, diğeriyle diğer taraf münevverlerini tırpanlıyordu. Sanki o maddeler olmasa devlet yıkılacaktı. Öylesine toz duman çıkartılmaktaydı. Enjekte şartlanmalar altındaydık. Bu maddeler yüzünden çok fikir adamı hapishanelerde çürüdü. Hayatlar bitti, evlilikler çöktü, evlatlar kayboldu. Turgut Özal 1983’te iktidar olunca hem, bu maddeleri tarihin çöp sepetine attı. Ve hem de Türkiye’de kurulması yasak olan TKP’yi serbest bıraktı. Komünist Parti serbest kalınca yöneticileri yurda geldiler. Üç-beş kişi dışında ne kimse onları karşılamaya gitti. Ne de bu parti seçimlerde oy alabildi. Yersiz bir korku uğruna seneler heba olmuştu. Dış politikada “yurtta sulh cihanda sulh” deniyor, iç politikada ceza kanununun altındaki ocağa habire odun atılıyordu. Sonra şu 2000’li yıllarda, 21. Yüzyıl adlı zamanda, milenyum efsanesinde bu defa 159. Madde fark edildi. Bir dönem de onun münakaşalarını yaşadık. Ne hikmetse bizde birileri her köşebaşında eli kazma-kürekli yıkıcılar tasavvur eder. Onlar hiç beklenmedik bir ânda devlete hücum edip yıkacaklardır. Sanki bu devlet gecekondu. 159 da savıldı. Şimdilerde, yeni TCK’dan sonra 301 gündemde. 141, 142, 143 ve 159’un tabiî vârisi 301. Maddeyle bazı değerlere hakareti, sövmeyi, aşağılamayı önlemeye çalışıyoruz. Sevgi kalblere nakşedilmeden hakareti nasıl önleyebilirsiniz? Allah’a, Peygambere söven aşağılık adamlar var. Uzun yıllar onlar aleyhine hiçbir düzenleme yapılmadı. Sövmenin, hakaret etmenin...tahkir/aşağılama ve tezyif/çamur atmanın bizatihi kendisi seviyesizlik. Yapan evvela kendini küçültür. Bu maddeyi yermek de tutmak da lüzumsuz. Böyle bir madde hiç olmasa ne kaybederiz? Milliyetçilik ne kaybeder? Türklük yerine “Türkiye Cumhuriyeti” demek gibi değişiklikler zaman kaybıdır. Bir kere daha havanda su dövüyoruz. Bu kanunların atası 141, 142, 143, 159 tek parti dönemi imalatı. Peki o tarihten evvel Türklük yok muydu, Türk devleti yok muydu? Laiklik maddesi 1937’de hukuk mevzuatına girdi. Modernleşme maceramız 19. asrın başlarına dayanır. Senedi İttifak 1811, Tanzimat 1839, Anayasal düzen 1876, II. Meşrutiyet 1908, Cumhuriyet 1923 tarihlidir. Laiklik maddesinden önce devlet değil miydik? Emin olunuz... İnanınız... 10 yıl sonra da şu iddianameye, şu dâvâyla geçen günlere, şu iktidar muhalefet müsademelerine, şu 301’lere güleceğiz. Hayır, ağlayacağız. Sloganlarla geçen her zaman dilimi, toplumsal hayat ölümümüzdür. Slogan insan beynini dumura uğratır. İnsanların madde bağımlısı olması gibi, devleti de madde tutsağı yapıyorsunuz.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT