BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bahar aşıkları

Bahar aşıkları

Zap yapar gibi âşık olanlar: Bu kategori aşıkları, televizyon seyreder gibi yaşarlar ilişkilerini.



Zap yapar gibi âşık olanlar: Bu kategori aşıkları, televizyon seyreder gibi yaşarlar ilişkilerini. Her şey görüntüdeki gibi kabul edilir. Hayal gücü çalışmaz, bi süre sonra, kafa da çalışmaz zaten... Sevgili, bön bön televizyona bakar gibi bakılan, genelde televizyon ekranı gibi parlak ve çekici insanlar arasından, o anki moda uygun olarak seçilen tv programı gibi seçilir. Program bitip de, jenerik akmaya başlayınca, zap yapılarak başka bir kanala geçilir. Eğer çok beğenilmişse, bir süre sonra tekrarı seyredilebilir. En iyi programı hazırlayan ve sunanlar, en yüksek reytingi alırlar. Hollywood’cular: ilişki, görsel bir şölendir. Gül alınacaksa en azından bir düzine, yemek yenilecekse mutlaka ışıklı bir restoran, kavga edilecekse mutlaka uçuşan tabak-çanaklar bulundurulur. Tüm efektler abartılı olmalıdır. İlişki iki kişi için değil, arkadaş grupları, aileler gibi mümkün olan en kalabalık kitle için oynanır. Tüm sahneler fark edilmelidir, fark edilmeyen detay varsa mutlaka çevredekilerin gözünün içine sokulur. Kitap okur gibi âşık olanlar: ilişkinin her detayı kaydedilir. Başlangıç, yeni bir kitabın heyecanı ile yapılır. Kapağına bakılır, hamur kokusu içe çekilir. İlk satırlar özenle okunur... İlişki ilerledikçe, satır altları çizilir, bazı paragrafların başına dipnotlar konulur. Beyin sürekli çalışır. Her cümlenin altındaki anlamlar aranır bulunur. Bölüm sonu özetleri analiz edilir. Her bölüm deşilir, içi dışına çıkarılır. Sonu geldiğinde, eğer doyum vermişse, kitap başucuna konur, ara sıra açılıp tekrar okunur. Kötü bir ilişki olmuşsa bir tarafa atılır, unutulur gider. Meksika dizileri: Acı, yemekler gibi bol soslu, gözyaşı dereler gibidir. Gerçek aşk acı çekmeden yaşanmaz. Bir çeşit sado-mazoşist ilişkidir. Acı vermek de çekmek de zorunludur! Alınan her yara, ilişkide atlanan rütbeleri gösteren nisanlar olarak gururla taşınır. Bir tutam da Nietzsche bunalımları katıldığı zaman tam kıvamını bulur... Ninem diyor ki: Güvenme dostuna saman doldurur postuna Profesör Mualla: Temiz bir kalp, zehirli dillerin bozduğunu düzeltir
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT