BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Baş ağrısı bahane

Baş ağrısı bahane

Hangi devlet olursa olsun, “Ulusal güvenlik” dedi mi her yol mubah olur. Ne demokrasi zedelenir, ne de insan hakları.



Hangi devlet olursa olsun, “Ulusal güvenlik” dedi mi her yol mubah olur. Ne demokrasi zedelenir, ne de insan hakları. Üstelik bu işler hep üstü örtülü yapılır. Ulusal güvenlik adına örtülü cinayet işlemeyen devletler tarihte kaldı. Bugün de bu konuda sicili temiz olan ülkeler var ama onların temizliği beceriksizliğinden geliyor. Peki ulusal güvenlik nedir? Amerika’da “ulusal güvenlik” deyince kastedilen her neyse, Suriye’deki ile aynı mıdır? .... Amerikalı her ihtimali filme aktarırken gocunmuyor. Bakıyorsunuz adamların FBI’ını, CIA’ini töhmet altında bırakan binlerce filmi dünyaya yayabiliyorlar. Bu, zannedilenin aksine şuuraltlarında o kurumlara karşı sempatiyi ve güveni artırıyor. “Bizde asla namussuzluk olmaz” gibi bir sloganla yola çıkmıyorlar. “İnsanlık hâli olabilir ama örneğini gördüğünüz gibi hep adaletin tecellisi ile sonuçlanır” tezini üstü örtülü bir şekilde işliyorlar. İşte basit örneği: Onlarda rüşvet alan hakim, Kötü polis, Sahtekâr savcı konularının işlendiği binlerce filmi Türkiye’de yaşayanlar bile seyretmiştir. Ama rejim tartışması yapan ülkelerde yerli yapım böyle bir film göremezsiniz. Hepsinin filmlerinde polisi de, savcısı da, hakimi de dürüsttür.. ..... Önemli bir nokta daha var: Küçük ülkelerde “Ulusal güvenlik adına” kavramı büyüklerin işine geldiği müddetçe vardır. Eğer onların zararına olabilecek yollarla bu kavrama sığınırsanız sizi deşifre edip kamuoyu nezdinde küçük düşürmekle tehdit ederler. Bu tehditler demokrasi bulaşığı olan yerlerde netice verir, diktatörlükle idare edilen yerler için başka usuller kullanırlar. Adı da yerine göre halkın sağduyusu, halkın rahatsızlığı, halkın iradesi olur. >> Üniversite mezunu Delikanlı okulu bitirdikten sonra müracaat ettiği mağazada çalışmak üzere işe kabul edilmiş. Büyük bir sevinçle ertesi gün işe başlamak üzere mağazaya gitmiş. Magaza yöneticisi sıcakkanlı bir şekilde delikanlıyı karşılamış, “Hoşgeldin” diyerek eline bir süpürge tutuşturmuş. “İlk önce arka taraftaki rafların altını temizleyiver” demiş. Delikanlı kızgınlıgı yüzünden belli olacak sekilde; “Ben üniversite mezunuyum” deyince, yönetici bir adım geriye çekilerek, “Özür dilerim, bilmiyordum” demiş; “süpürgeyi verirsen nasıl yapman gerektiğini gösteririm.”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT