BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İki minik serçe, iki kocaman yürek

İki minik serçe, iki kocaman yürek

“Türkiye’nin en önemli problemlerinden biri dünya markalarının çok fazla olmamasıdır” der dururuz mâlum.



“Türkiye’nin en önemli problemlerinden biri dünya markalarının çok fazla olmamasıdır” der dururuz mâlum. Zira marka demek, daha fazla katma değer, daha az emek ve masraf, daha fazla kâr demek. Son yıllarda dünya markası olmaya aday birçok ürün ve hizmetimiz boy göstermeye başladı. Ancak bu süreç biraz daha sabır ve gayret istiyor. Tabiî bu arada memlekette itişip kakışmayı bir yana bırakıp, şirketlerimize ve iş liderlerimize daha sakin kafayla yol almalarını sağlamamız da çok önemli. Ayşe ile Ece doksanlı yıların başında tekstil, konfeksiyon ve moda işine bulaşıyorlar bir vesile ile. Ayşe, Türkiye’de bir tekstil markasıyla uğraşırken, Ece, Fransa’da bir moda okuluna devam ediyor. Sonra “biz de yapabiliriz!” diyorlar: “Dünya devi modacılarla yarışabiliriz, neyimiz eksik!” Bir fermuar ve düğme bulmanın bile problem olduğu o günlerde işe bir bayan gömlek koleksiyonu hazırlayarak başlıyorlar. Paris’te o zamanlar burnundan kıl aldırmayan bir moda fuarına katılmak için başvurduklarında, onlara ikinci katta (ki bu fuarcılıkta katılmasa da olurların yeridir) lütfen bir yer veriyorlar. Birinci gün akşamı ağlamaklı olarak standları kapatan iki kardeş sabahleyin tekrar aynı heyecanla standlarının başına geçiyorlar. ABD’nin en popüler konfeksiyon mağazalarından Nordstrom’un sorumlularından biri yanlışlıkla o kata çıkıyor. Bizimkilerin koleksiyonunu görünce çarpılıyor, kulaktan kulağa yayılan bilgi, Ayşe ile Ece’nin standı koleksiyonlarını görmek istiyenlerle dolup taşıyor. İşte o gün bu gündür, “ilk koleksiyonumuzu sergilemekte gösterdiğimiz cesaret ve kararlılık bizi bugünlere taşıdı” diyorlar. İki saat boyunca süren tatlı sohbetten aklımda kalan en önemli anekdot bu “ilk teşebbüs”... Sonrasında iki kardeşin muhteşem bir dayanışma, liderliği tabiî olarak paylaşma, defalarca vazgeçmenin eşiğine getiren krizleri birbirlerine tutunarak atlatma, tevazu, sevgi, cesaret, güven, inanç, insana saygı gibi değerlerle desteklenen “dünya markası olma vizyonu” şimdi gerçek bir başarı öyküsünden sonra gerçekleşmiş durumda. “DİCE KAYEK” markasının macerasını yazmaya başladıkları müjdesini verdiler o akşam “İş Dünyamız” programında. Eğer elinize geçer ve okursanız o tatlı macerayı, yazının başlığında neler ifade etmek istediğimizi daha iyi anlarsınız. Çünkü dünya markası olmak; dünyayı kucaklayan kuvantum liderlik anlayışını hücrelerine kadar sindirerek ve başarının temel şartı olan mütevazı kişiliğinizi markayla gelen şöhrete rağmen muhafaza ederek gerçekleşiyor. Bunları ise henüz bir yönetim dersinin kitabında okumak mümkün değil. Yaşamak ve yaşayanlardan öğrenmek gerek.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT