BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > The Globalist Seyr-i Âlem

The Globalist Seyr-i Âlem

21. yüzyılda kadınlar gerek Kuzey Amerika’da gerek Avrupa Birliği ülkelerinin hemen hepsinde eğitim düzeyi olarak erkekleri geride bırakıyorlar. Buna rağmen kadın-erkek ücret dengesizliği devam ediyor.



1. Küresel Test Kadın-Erkek Ücret Dengesizliği 21. yüzyılda kadınlar gerek Kuzey Amerika’da gerek Avrupa Birliği ülkelerinin hemen hepsinde eğitim düzeyi olarak erkekleri geride bırakıyorlar. Buna rağmen kadın-erkek ücret dengesizliği devam ediyor. Acaba aşağıdaki ülkelerden hangisinde kadınların gelir düzeyi erkeklere en yakın? A. Japonya B. ABD C. Çek Cumhuriyeti D. Fransa >> A. Japonya YANLIŞ. Kore hariç bütün OECD ülkeleri arasında Japonya, ortalama kadın-erkek ücret farkının en fazla olduğu ülke. Japonya’da kadınlar erkeklerden ortalama yüzde 32 daha az kazanıyorlar. Bu fark, yüzde 18 olan OECD ortalamasının oldukça üzerinde. En çok kazanan yüzde 20’lik dilimde erkekler kadınlardan yüzde 37 daha fazla kazanıyor. En alt yüzde 20’lik dilimde ise bu fark yüzde 27. >> B. ABD YANLIŞ. Amerika’da erkekler kadınlardan yüzde 22 daha fazla kazanıyor. Ancak özellikle büyük şehirlerde bu durum hızla değişiyor. New York, Chicago ve Boston gibi şehirlerde iyi eğitim görmüş genç kadın sayısındaki yükseklik göze çarpıyor. Queens College’a göre New York şehrinde tam gün çalışan 21-30 yaş arası kadınların ortalama kazancı, aynı yaş grubundaki erkeklerden yüzde 17 daha fazla. Yine de ABD’deki ücret dengesizliği diğer ülkelere göre yüksek. Kore ve Japonya’nın yanında, sadece Kanada, İsviçre ve Almanya’da ücret dengesizliği ABD’den daha yüksek. >> C. Çek Cumhuriyeti YANLIŞ. Kadın-erkek ücretleri arasındaki yüzde 19 farkla Çek Cumhuriyeti hem OECD hem de 25 AB ülkesi ortalamalarının üzerinde. Ancak yine de birçok OECD ülkesine göre daha iyi durumda. Çek Cumhuriyeti’nde dikkat çeken bir şey de, lise mezunu kadınların oranının erkeklerden düşük olduğu tek AB ülkesi olması. Buna rağmen diğer eski sosyalist ülkelerde olduğu gibi, hem kadınların hem de erkeklerin eğitim düzeyleri genelde yüksek. >> D. Fransa DOĞRU. Büyük OECD ülkeleri arasında Fransa, yüzde 12’lik fark ile cinsiyetler arası ücret dengesizliğinin en düşük olduğu ülke. Kadın-erkek ücret farkının Fransa’dan da küçük olduğu ülkeler: Yeni Zelanda, Belçika, Polonya ve Yunanistan. İskandinav ülkeleri Danimarka, İsveç ve Finlandiya ise sırasıyla yüzde 14, yüzde 15 ve yüzde 20’lik ücret farkları ile Fransa’nın üzerinde yer alıyor. 2. İlginç Rakamlar 1- Çin’in en büyük 10 şehrinde toplam 62 milyon kişi yaşıyor. (Johns Hopkins University) 2- Bu rakam Fransa, İngiltere ve İtalya’nın herbirinin nüfusundan daha fazla; Fakat 1.3 milyarlık Çin nüfusunun sadece yüzde 5’ini oluşturuyor. (Johns Hopkins University) 3- 2007’de dünyada petrol için en büyük harcamayı Amerika yaptı: Tam 517 milyar dolar. (U.S. Energy Information Administration) 4- Amerika’da liseye başlayan öğrencilerin yalnızca yüzde 70’i diploma alabiliyor. (Fortune) 5- Amerika’da, işi olan bir kişi yılda ortalama 1804 saat çalışıyor. Bu rakam Almanya’da 1564, İngiltere’de ise 1669 saat. 6- Tahminlere göre dünyada 40 yaş ve üzerindeki yaklaşık 1 milyar kadından 71 milyonunun (yani yüzde 8’inin) hiç çocuğu yok. (BM) 7- Dünya oyuncak üretiminin yüzde 70’ini Çinli üreticiler gerçekleştiriyor. (Financial Times) 8- 2003 yaz mevsiminin Avrupa’da 1500’lü yıllardan beri görülen en sıcak yaz olduğu söyleniyor. (Washington Post) 9- Arjantin’de bir kişi yılda ortalama 70 kilo biftek yiyor. Bu dünyadaki en yüksek oran. (Wall Street Journal) 10- Diş fırçalarken muslukların kapalı tutulması haftada 189 litre su tasarrufu sağlıyor. (National Geographic) 3. Dudak Okuma Dünyanın bankacısı: Robert Zoellick Robert Zoellick Haziran 2007’de Dünya Bankası’nın 11. başkanı oldu. IMF-Dünya Bankası bahar toplantıları, küresel ekonomide çalkantıların sürdüğü bir dönemde, Nisan ayı içerisinde yapıldı. >> 1- İçinde bulunduğumuz dönemi ekonomik anlamda bu kadar karmaşık yapan nedir? “Eski kalıplar yıkılıyor. Yeni ekonomik güç kaynakları ortaya çıkıyor. Çağımızın ticari imparatorlukları olan firmalar ve sevetler batıp çıkarken, piyasalara hakim olan fırtınalar, muğlak bir manzara ortaya çıkarıyor.” >> 2- Mevcut ekonomik daralma ile geçmiştekilerin farkı ne? “Bu finansal çalkantı dönemini öncekilerden ayıran en belirgin fark, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin performanslarıdır.” >> 3- Biraz açar mısınız? “Bu gerilemede dikkat çeken farklı bir şey var: Çin, Hindistan ve diğer yükselen ekonomik güçler küresel ekonomi açısından alternatif büyüme sahaları sunuyor.” >> 4- Bunun ne gibi bir etkisi oldu? “Hem depremin merkez üstü değişti, hem de deprem piyasaları farklı farklı etkiledi.” >> 5- Bu, piyasaların birbirinden kopması anlamına mı geliyor? “Bu bir ‘kopma’ değil. Çünkü küreselleşmenin getirdiği bağlar, gelişmiş dünyadaki finansal problemlerin ve yavaşlamanın etkilerini her tarafa yayacaktır.” >> 6- Bu durum küreselleşme açısından ne anlam ifade ediyor? “Neticede kopma olmaz, dengeler yeniden kurulur. Bu sayede de küreselleşme daha geniş kapsamlı ve sürdürülebilir şekilde devam eder. >> 7- Bu da küresel ekonominin daha istikrarlı olmasını mı sağlayacak? “Çeşitlendirme (yani riski dağıtma), bir yatırım portföyü için olduğu kadar dünya ekonomisindeki büyüme kaynakları için de faydalıdır.” >> 8- Öncelikli iki görev sizce ne olmalı? “Kapsamlı ve sürdürülebilir bir küreselleşme inşa ederken mevcut tehditleri de ortadan kaldırmalıyız.” >> 9- Bu tam olarak ne anlama geliyor? “Büyüme ve yenilik için yeni kaynaklar; ekonomik krizlerle mücadele için çok taraflı işbirliği; ve herkese umut ve fırsat verilmesi anlamına geliyor.” © 2008 www.theglobalist.com
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT