BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > KENE hayatınızı karartmasın

KENE hayatınızı karartmasın

Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığı taşıyan bu yüzden de birçok insanın korkulu rüyası haline gelen kenelerden Türkiye’de 32 çeşit var ancak sadece bir cinsi öldürüyor.



ARAŞTIRMA Osman Sağırlı osman.sagirli@tg.com.tr Ziya Sandıkçıoğlu ziya.sandikcioglu@tg.com.tr Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığı taşıyan bu yüzden de birçok insanın korkulu rüyası haline gelen kenelerden Türkiye’de 32 çeşit var ancak sadece bir cinsi öldürüyor. Kan emen, yeşillik alanlarda yaşayan bir böcek olan kene, günlerdir kamuoyunun gündeminde. Keneler aracılığı ile bulaşan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA), hastalığı II. Dünya Savaşı yıllarında, Batı Kırım steplerinde ürün toplamaya yardım eden Sovyet askerleri arasında görülmüş. 200’ den fazla kişiyi etkileyen hastalığa Kırım Hemorajik Fever adı verilmiş. Kongo virus ise 1956 yılında Zaire’de ateşli bir hastadan izole edilmiş ve izole edilen virüslerin aynı olduğu görülmüş. Hastalığa da Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) adı verilmiş. ASYA VE AFRİKA’NIN HASTALIĞI Verilere göre hastalığa şimdiye kadar Güney Afrika, Makedonya, Çin, Irak, Pakistan, Afganistan, Kazakistan, Suudi Arabistan gibi pek çok ülkede rastlanmış ve yüzlerce insanın ölümüne sebep olmuş. Türkiye’de ilk defa 2002 yılında Tokat’ta kene tarafından ısırılan bir kişide hastalığa rastlanmış, daha sonra Türkiye’nin farklı illerinde görülme sıklığı giderek artmış. Sağlık Bakanlığı verileri de Kırım Kongo Kanamalı ateşi vakalarında ve bu yüzden meydana gelen ölümlerdeki artışı gözler önüne seriyor. Verilere göre, 2002-2007 yılları arasında Kırım Kongo Kanamalı Ateşinin görüldüğü vaka ile bu hastalıktan hayatını kaybedenlerin sayısı yaklaşık 5 kat artarak, 150’den 717’ye çıktı. Yine hastalıktan hayatını kaybedenlerin sayısında da artış gözlendi. 2002-2003 arasında Kırım Kongo Kanamalı Ateşi sebebiyle hayatını kaybedenlerin sayısı 6 iken, bu sayı 2007’de 33’ü buldu. Bu yıl hayatını kaybedenlerle birlikte şimdiye kadar hastalık sonucu ölenlerin sayısı da 100’ü geçti. TÜRKİYE’DE 32 ÇEŞİT VAR Ağırlığının 100 katı kadar kan emebilen keneler 3 bin yumurta bırakabiliyor. Piknikte, bağda, bahçede her an karşımızda çıkabilecek, dünya genelinde 850, Türkiye’de ise 32 çeşit kene var. Bu kenelerin hepsi öldürücü değil fakat; “tehlikeli olanların başını Türkiye’de de rastlanan “Hyalomma” soyu çekiyor.” “Hyalomma” cinsi keneyi diğer türlerden ayıran en önemli fark, ağız kısmının uzun olması. Gaziosmanpaşa Üniversitesi Halk Sağlığı Uzmanı Dr. Murat Fırat, “Kene, hem küresel ısınma hem de hayvanların göçü nedeniyle bundan sonra sürekli karşılaşabileceğimiz bir şey. Azalmıyor, artıyor” diyerek, “Keneyle yaşamayı öğrenmeliyiz” dedi. “Hem küresel ısınma, hem de hayvanların göçü sebebiyle zaman içinde daha çok kene ısırığı yaşayabileceğiz” diyen Dr. Fırat, bunun için bilinçli olmak ve tedbir almak gerektiğini kaydetti. KUŞ GRİBİ İLE AYNI COĞRAFYADA Kenelerin ağırlıklı olarak daha çok çalılık, otluk alanlar, orman ve su kıyılarında yaşadıklarını vurgulayan Fırat, sözlerini şöyle sürdürdü; “Buralarda yaşayan keneler üreyebilmek için kana ihtiyaç duyuyor. Özellikle dişi keneler, yumurtalarını geliştirebilmek için konağa ihtiyaç duyarlar. Bu konak bir hayvan veya insan olabilir. Bunlardan birine yerleştiğinde yaklaşık 7 gün kan emiyor. Eğer konak bu sırada hareket ederse, keneyi de değişik bölgelere taşıyabiliyor. Aslında bu hastalığın yayılımında da özellikle de kanatlı hayvanların, göçen kanatlı hayvanların etkisinin fazla olduğu düşünülüyor. Kuş gribinde de kuş göçü önem taşıdığı için aslında bu örtüşen bir süreç. Yazın kene, kışın da kuş gribi dalgası aşağı yukarı aynı çevreyi etkiliyor.” İSTANBUL’DAKİLER ÖLDÜRMÜYOR Türkiye’de Kelkit Vadisi dediğimiz Tokat, Çorum, Sivas civarında yoğun olarak görülen hastalığın sadece Türkiye’de olmadığını Rusya, Türk Cumhuriyetleri, Irak, İran civarında ve Afrika’nın ortasında görüldüğünü kaydeden Dr. Fırat, son zamanlarda İstanbul’da ortaya çıkan kene vakalarının ise ölümcül olmadığını öne sürdü. Ölümcül vakalarda ise hastanın 3-5 gün öncesinde kırsal alanda olduğunun belirlendiğini söyleyen Fırat, “İstanbul bölgesinde de özellikle kırsal alanda kene var. Ancak bu kenelerde henüz Kırım Kongo virüsünü taşıyan tipe rastlanmadı. Marmara bölgesinde henüz bu tip kenelere rastlanmış değil. En son Bilecik civarında belirlendi. Onun daha batısında rastlanmış bu tip bir kene yok” dedi. ISIRDIĞINDA NE YAPILIR? Vehbi Koç Vakfı Amerikan Hastanesi Pediatri Bölümü Uzmanı Dr. Gülsemin Güloğlu, piknik sezonunun başlaması sebebiyle son günlerde çocuklarda görülen kene ısırması vakalarında artış olduğuna dikkat çekerek hastalığa karşı alınabilecek tedbirler konusunda ebeveynleri uyardı. “Kırım Kongo Kanamalı Ateşi” hastalığının kene tarafından ısırılma ile “Nairovirus” adı verilen bir RNA virüsünün vücuda girmesiyle oluştuğunu söyleyen Dr. Gülsemin Güloğlu, 30 kadar farklı kene türünün virüs taşıyabildiğini öldürücü Nairovirus’ü ise çoğunlukla “Hyalomma” cinsi kenelerin taşıdığını kaydetti. Uzmanların verdiği bilgiye göre; kene ısırması sonucu hastalık etkisini en erken 5-6 gün ya da en geç , 13 gün sonra gösteriyor. Hastalık ateş, üşüme, titreme, yaygın kas ağrıları, iştahsızlıkla başlayıp; bulantı kusma, ishal gibi şikâyetlerle kendini gösteriyor. İlk günlerde yüz boyun ve göğüste cilt içi kanamaları, gözlerde kızarıklık ile kollarda bacaklarda morluklar oluşabiliyor. Hastalık sebebi ile burun idrar ve bağırsaklarda kanamalar da görülebiliyor. Karaciğer yetmezliğinin de gelişebildiği vakaların yaklaşık yüzde 30’u ölümle sonuçlanıyor. Kene’ye bir kurban daha Çorum’dan kene tarafından ısırılan bir kişi, tedavi gördüğü hastanede öldü. Alaca ilçesinde bağlı Bahçeli köyünde oturan S.D (60), 15 gün önce köyde madımak otu toplarken kene tarafından ısırlmıştı. Çorum’da Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığından dolayı bu yıl iki kişinin hayatını kaybettiği bildirildi. Hastalığın belirtileri Bulgular genellikle ateş, terleme, cilt veya organ kanamaları şeklinde ortaya çıkabiliyor. Kenenin taşıdığı virüsü aldığımız zaman bu virüsün bronşit gibi, grip gibi bir tedavisi yok. Kişi virüsü aldıktan sonra, bağışıklık sürecine bağlı olarak, herkeste hastalık bulguları ortaya çıkmayabiliyor. Hastalık bulguları ortaya çıktığında tehlikeli olan, ölüme götüren de kanamalar. Alınacak tedbirler > Kırsalda çalışan ve hayvancılıkla uğraşanlar, pantolon paçalarını çoraplarının içine sokmalı > Böcek uzaklaştırıcı ilaçlar vücuda veya kıyafetlere uygulanmalı > Kene çıkarmaya çalışırken eldiven kullanılmalı > Kırsal alanlarda bulunduktan sonra vücut, kene açısından dikkatle incelenmeli > Vücuda kene yapışması durumunda bir sağlık kuruluşuna başvurulmalı Nasıl çıkarılır Dr. Gülsemin Güloğlu; “Özel penseler yardımı ile kene bütün olarak vücuttan çıkartılmaya çalışılmalıdır. Eter veya başka bir anestezik madde kullanılarak kenenin çıkartılması tercih edilmemelidir. Kene ısırığı sonrasında hemen koruyucu bir antibiyotik kullanılmaya başlanmasına gerek yoktur. Ancak kişi, ısırık sonrası 10 gün süreyle ateş yüksekliği açısından dikkatle izlenmelidir. Ateş yüksekliği veya başka herhangi bir klinik belirti durumunda zaman kaybedilmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır” dedi.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT