BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Lübnan’a asker cumhurbaşkanı

Lübnan’a asker cumhurbaşkanı

Lübnan’da General Mişel Süleyman, yeni cumhurbaşkanı seçildi. General Süleyman, 18 aydır derin siyasi krizden bir türlü çıkamayan ve Katar’ın başkenti Doha’da Arap Birliğinin girişimiyle yapılan müzakerelerde anlaşmaya varılmasını takiben dün parlamentoda yapılan seçimle ülkenin yeni cumhurbaşkanı oldu.



> Nuh Albayrak - Beyrut General Süleyman, zaferini halkla birlikte kutladı. Lübnan’da General Mişel Süleyman, yeni cumhurbaşkanı seçildi. General Süleyman, 18 aydır derin siyasi krizden bir türlü çıkamayan ve Katar’ın başkenti Doha’da Arap Birliğinin girişimiyle yapılan müzakerelerde anlaşmaya varılmasını takiben dün parlamentoda yapılan seçimle ülkenin yeni cumhurbaşkanı oldu. Süleyman, seçilmesini yeni bir başlangıç olarak niteledi ve Lübnan halkına birlik çağrısı yaptı. Mişel Süleyman, Suriye ile diplomatik ilişki kurulması çağrısında da bulundu. ABD, İngiltere ve Fransa, General Süleyman’ı tebrik etti. Öte yandan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, seçimi ve yemin törenini izledikten sonra Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Hamad bin Casim bin Cabir El Tani ve Lübnan’daki çoğunluk lideri Saad Hariri ile görüştü. Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Ali Babacan, daha sonra Türkiye’ye döndü. Beyrut’tan bakınca... Çocukluk yıllarımdan beri ilgimi çeken bir ülkeydi Lübnan... İlk hatırladıklarım yıllar süren iç savaştı ve ta o dönemlerden zihnimde kalan garip ifade: Solcu Müslümanlar ile sağcı Hıristiyanlar arasında çıkan çatışmada... Velhasıl Lübnan; küçük fasılalar hariç 40 yıldır bir türlü huzura kavuşamadı. Bir zamanlar Orta Doğu’nun cazibe merkezi olan Beyrut artık huzursuzluk ve hengamenin sembolü haline geldi. Dolayısıyla Lübnan’ı çok iyi izleyen meslektaşımız Cengiz Çandar’ın, “Lübnan, bölgedeki tüm sorunların yansıdığı bir aynadır” sözü Orta Doğu’daki durumu çok iyi özetliyor. Dün Lübnan Parlamentosu’nda Cumhurbaşkanı seçimi vardı. Başbakan Erdoğan ile birlikte bu ülkeye giden birkaç gazeteci olarak bu seçimi izledik. Seçim ve sonucu malum... Gelelim izlenimlere... Yukarıda kısaca arz ettiğimiz gerekçeler buraya bölge ülkelerinin yoğunlaşmasına sebep olmuştu. İran, S.Arabistan, Mısır, Ürdün, Fransa, İspanya ve tabii ki Türkiye dışişleri bakanlığı seviyesinde temsil edildi. (Hatta bütün AB adına Solana...) Ayrıca seçim esnasında sadece Türkiye ve Katar başbakanları da mecliste hazır bulundu. Bu tablonun anlamı nedir?.. Lübnan’da büyük çalkantılar sonucunda gelinen seçim aşaması aynı zamanda, bölgedeki bütün problemlerin önemli tarafları olan İran ve Suriye, S.Arabistan ve Mısır bir anlamda mutabakat sağladığını dünyaya ilan ediyor demektir. Ayrıca İsrail-Suriye barış görüşmelerinin başlamasını da buna ilave ederseniz ortaya çok önemli ve anlamlı bir tablo çıkmaktadır. Oysa hafızamızı biraz yoklarsak bu tablonun yıllardır Türkiye’nin yürüttüğü ve bölge ülkelerine telkin ettiği politika olduğunu anlamakta zorlanmayız. Hadi, bunu güçlendiren bir de kopya verelim. Yolda görüştüğümüz Dış Politika Danışmanı Sayın Ahmet Davudoğlu hocamız, bu sonuca ulaşmak için Türkiye’nin sarf ettiği çabayı biraz daha detaylı anlatınca, “Gelinen bu noktanın mimarı biziz” demek yanlış olmaz. Anlayacağınız dışarıdan bakınca iki husus çok daha net anlaşılıyor. Türkiye, bütün çelmelere rağmen hâlâ bölgede, tahmin edemediğiniz kadar güçlü... Bu güç ve üstlenilen rolleri düşündüğünüz zaman, içeride bir bardak suda koparılan fırtınaların, Türkiye’ye ve Türk milletine yapılan ne kadar büyük bir kötülük olduğunu daha iyi anlıyorsunuz.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 94158
    % -0.09
  • 5.7769
    % -0.98
  • 6.5197
    % -0.37
  • 7.3415
    % 0.29
  • 257.508
    % 1.67
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT