BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “El öpenlerin çok olsun kızım”

“El öpenlerin çok olsun kızım”

Haydar Bey Dürüye’ye doğru bir adım attı: - Kim bu kız Dürüye, nerede? Yaşlı emektar fısıldadı: - Çok korktu Haydar Beyim, mutfağa götürdüm. Orada oturuyor. Yavrucak titriyor.



Haydar Bey Dürüye’ye doğru bir adım attı: - Kim bu kız Dürüye, nerede? Yaşlı emektar fısıldadı: - Çok korktu Haydar Beyim, mutfağa götürdüm. Orada oturuyor. Yavrucak titriyor. Haydar Bey hızla mutfağa yöneldi. Kapıdan içeri girince ortadaki uzun tezgahın başında plastik bir koltukta oturan Şevval’i gördü. Dikkatle baktı genç kadının yüzüne. Bir anda bütün şaşkınlığı, kızgınlığı gidivermişti: - Hoş geldin kızım! Şevval fırladı ayağa. Perihan Hanımdan gördüğü tepkiyi görme korkusuyla ürkek bir şekilde baktı yaşlı adama. Haydar Bey yaklaştı: - Hoş geldin dedim kızım, ben Tamer’in babasıyım. Şevval atıldı hemen adamın ellerine. Öpüp başına koydu. Eski Anadolu kültüründen gelmiş olan Haydar Bey gülümsedi. Hoşlanmıştı bu davranıştan: - El öpenlerin çok olsun kızım. Otur bakalım şuraya, nasıl oldu bu iş anlat bana. Önce bir sakin ol. Dur, ben bir bardak su vereyim sana. Şevval hızla atıldı: - Estağfirullah efendim, ben alırım... - Otur, otur sen... Ben veririm. Bir bardak su alıp genç kadının önüne koydu, karşısındaki sandalyeyi çekip oturdu: - Haydi bakalım, seni dinliyorum... Şevval yutkundu ve kısık bir sesle anlatmaya başladı... Tamer’i ilk görüşünden başladı ve son ana kadar olan biten her şeyi anlattı. Haydar Bey onun sözünü hiç kesmeden dinledi. Bu Anadolu kızının ifadesine, aklı başında kurduğu cümlelere hayran kalmıştı. Onun karakteri hakkında da az çok fikir edinmişti. Bunca sene insanlarla içli dışlı olan Haydar Beyin insan tahlilinde her zaman isabetli görüşleri olmuştu. Şevval sözlerini bitirince gülümsedi: - Hoş geldin kızım. İnşallah sen bu çocuğu adam edersin. Bundan sonra ben senin babanım. Bir derdin, bir sıkıntın olursa bana gel. Perihan Hanım sinirlidir. Sana dünyayı dar edecektir. Buna hazırlıklı ol. Onun yapısı böyle, değiştiremezsin. Oğlunu paylaşmaktan pek hoşlanmaz. Güldü sözlerinin arasında: - Laf aramızda tam bir kaynanadır. Ama sen akıllı bir kızsın, olgun bir kızsın gördüğüm kadarıyla. Bütün bunların üstesinden gelirsin. Şimdi hep birlikte yemeğimizi yiyelim. Sen de mutfaktan salona gel. Artık bu evin gelinisin... Şevval’i de alıp mutfaktan çıktı. Salon kapısında Dürüye’yi gördü: - Dürüye, gelin kızımın odasını hazırla. Üstünü başını değiştirsin, sonra da yemek yiyelim... > DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT