BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > BDDK, bankacılık ve reel sektör

BDDK, bankacılık ve reel sektör

Türkiye’nin küresel finansman krizinden hiç etkilenmemesi tabii ki mümkün değil. Ancak ekonomik verileri incelediğimizde Türkiye’nin, ABD ve AB ülkeleri kadar bu krizden etkilenmemesi lazım.



Türkiye’nin küresel finansman krizinden hiç etkilenmemesi tabii ki mümkün değil. Ancak ekonomik verileri incelediğimizde Türkiye’nin, ABD ve AB ülkeleri kadar bu krizden etkilenmemesi lazım. Kamuya ait dış borç verileri, bankacılık sisteminin yapısı ve mevcut pozisyonu, bütçe verileri bizim bu krizden çok fazla etkilenmeyeceğimizi gösteriyor. Normal şartlar altında bu krizin bizi ihracat-büyüme ve kolay ve ucuz kredi temini noktalarında etkilemesi gerekir. Büyüme azalabilir, ihracat beklediğimiz kadar artmayabilir, eskisi kadar ucuz ve bol kredi bulamayabiliriz. Ama iş böyle gitmiyor. Bazı aktörler piyasaya moralsizlik pompalıyorlar. Bankaların bir kısmı fırsatçılık yapıyor, krizi körüklüyor. Yabancılar ve yabancı ortaklı bazı bankalar hiç gereği yokken piyasayı geriyorlar. Krizin reel sektöre sıçraması için ellerinden geleni yapıyorlar. Daha süresi gelmediği halde verdikleri kredileri geri çağırıyorlar veya yüzde 30’ları geçen faiz yükü teklif ediyorlar. “Ya geri öde ya da bu yüksek faize razı ol” tarzında firmaları kıskaca alıyorlar. BDDK’nın çok aktif ve hızlı hareket etmesi gerekiyor. Bazı bankalar bu geçiş döneminde ya hiç kredi vermiyorlar ya verdikleri krediyi geri çağırıyorlar ya da akla ziyan faiz oranlarına razı olunmasını istiyorlar. Eğer finans sistemi bu geçiş döneminde reel sektörü fırsatçılık yaparak köşeye sıkıştırırsa işte gerçekten o zaman Türkiye’de 2001 krizinden beter bir kriz olur. Yatırımlar durur, işten çıkarmalar ve iflaslar başlar. Konu bu noktalara gelmeden alınması gereken tedbirler ivedi alınmalıdır. Bankalar ve Maliye, reel sektörden olan alacaklarını yeniden yapılandırmalı. Bankacılık sistemi reel sektöre finansman temini için mutlaka yeni bir pencere açmalıdır. Hazine ve Maliye piyasadaki darlığı giderecek ve piyasayı canlandıracak birtakım tedbirleri alıp uygulamaya sokmalıdır. Merkez Bankası faizi iyi takip etmelidir. IMF ile bir an önce uygun bir anlaşma yapılmalı, denk bütçe disiplinine katıksız riayet edilmeli, popülizmden uzak durulmalıdır. Şu an Türk ekonomisinin en sıkıntılı alanı cari açıktır. Bunun finansman çareleri aranmalıdır. Hükümet, BDDK, Hazine ve Merkez Bankası ne yapıp yapıp, krizin reel sektöre sıçramasını önlemelidir.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT