BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Rusya’nın gözü Doğu Akdeniz’de

Rusya’nın gözü Doğu Akdeniz’de

TGRT Haber Dairesi Başkanı Mehmet Soysal’ın hazırlayıp sunduğu Başbaşa programına katılan Arı Hareketi Genel Koordinatörü Kemal Köprü, Doğu Akdeniz güvenliğini belirleyici unsurlar ve stratejik işbirliği konusunda bilgi verdi. Köprü, Rusya’nın Doğu Akdeniz’deki gücünü tekrar kazanmak için girişimlerde bulunduğunu belirterek, “Çeçenistan’da olduğu gibi Ermenistan’da da yaşanan olaylarda Rusya’nın rolü var. Rusya; İran, Irak ve Suriye’de gücünü yavaş yavaş hissettirmeye başladı” dedi.



MS: Şu andaki hareketin son konumunu anlatır mısınız? KK: 1999 girerken başarılı olur muyuz olmaz mıyız diye bir belirsizlik yaşadık. Sonra daha programlı çalıştık. Bunla da bizim için başarılı olacak mı sorusu cevap buldu. Başarılı oldu. Kafalardaki soru işaretleri kalktı. MS: Yayınlarınızdan bir tanesi Doğu Akdeniz’de güvenliği belirleyici unsurlar ve stratejik işbirlikleri Doğu Akdeniz bölgesinde önümüzdeki günlerde ekonomik ve ticari gelişmeler yaşanacak diyorsunuz bu konuyu biraz açar mısınız? KK: Şu anda zaten Doğu Akdeniz’e baktığımızda ciddi bir önem arz ediyor. Doğu Akdeniz zaten sıcak bir alan. Doğu Akdeniz’in biraz ötesinde İran-Irak var. Bunların hepsini bir bütün olarak değerlendirmek lazım. Doğu Akdeniz Ortadoğusuz pek düşünülemez. Rusya özellikle bu bölgede gücünü tekrar kazanmak istiyor. Bir zamanlar gücü vardı. Ama o gücü 1989’dan itibaren belli nedenlerden dolayı kaybetti. Çünkü öncelikleri değişti. İran, Irak, Suriye’de yavaş yavaş gücünü hissettirmeye başladı. Biz bunu görüyoruz. Ankara bunun farkında, Dışişleri Bakanlığı da ve Genel Kurmay Başkanlığı da bunun farkında. Rusya ile ekonomik işbirliği var. Bu da 10 milyar doları aşmış durumda. Dolayısıyla ciddi bir ekonomik çıkarımız var. Tabii bunun merkezi çatışma merkezi Doğu Akdeniz oluyor. Çünkü hep aynı çıkar doğrultusunda hareket ediyoruz. MS: Bir hür iradesiyle Bakü-Ceyhan konusunda kararlığımızı gösteriyoruz. Ama Gürcistan biraz fazla pay istiyor, pazarlıklar onu gösteriyor. KK: Gürcistan’ın ayrı bir önemi var. Çünkü tam merkez ülke Avrupa Birliği Gürcistan’la çok yakın. Rusya Gürcistan’ı etkilemeye çalışıyor. Biz Gürcistan’la çok yakın bir ilişki içindeyiz. MS: Türkiye su politikasını Orta Doğu’da nasıl dengeye kavuşturacak? KK: Su konusunda bir takım gelişmeler olacak. Ama su konusunda çok alçak gönüllü olmamamız lazım. Suyun bir fiyatı olmalı. Dünya çapında suyun bir fiyatının olması ve ticareti olması lazım. Olumlu tarafında biz olumsuz tarafında Irak, Suriye ve diğer ülkeler geliyor. Su konusu 21. yüzyılın en önemli konusu olacak. Yavaş yavaş suyun önemini vurgulamamız lazım. Artık bir gerçek var su da petrol kadar güçlü bir duruma gelecek. MS: Bir zaman verebilir misiniz? 2020 yılında Türkiye’nin suyu petrol değerine mi gelecek? KK: Fiyat olarak bunu söylemek zor. Çünkü suyun şu gün bir fiyatı yok. Ama bir su borsasının kurulması şart. Su bir stratejik ürün. Yarın bir gün ortadoğuda barışın veya savaşın oluşabileceği bir unsur. MS: Amerikada G8 ülkeleri ve Kıbrıs’tada kalıcı bir çözüm arayışında olacaklar diyorsunuz; Sizce bu kalıcı çözümü sağlayabilecekler mi? KK: Yunanistan’la Türkiye arasında diyalog giderek artacak ve ticari ilişkiler gelişecek. Yunanistan destek vermeseydi bizim aday ülke ilan edilmemiz söz konusu değildi. Dolayısıyla yeni bir dönem başladı. Depremle ve sonra Helsinki Zirvesiyle pekişti.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT