BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İ­ba­det­ha­ne­le­re dev­let des­te­ği...

İ­ba­det­ha­ne­le­re dev­let des­te­ği...

Mem­le­ke­ti­miz­de, Tür­ki­ye’miz­de ca­mi, yol, çeş­me, köp­rü gi­bi va­tan­daş­la­rın fay­da­lan­ma­la­rı için ya­pı­lan ya­pı­lar, şa­hıs­lar ve va­kıf­lar ta­ra­fın­dan yap­tı­rıl­mış­tır. Yap­tır­ma­ya iş­ti­rak ede­me­miş­se, son­ra­dan on­la­rın ba­kım, ona­rım ve iş­let­me­ye açık tu­tul­ma­sı için de va­tan­daş­lar ta­ra­fın­dan tar­la, bağ, bah­çe, dük­kân, ev bu iş­le­re vak­fe­dil­miş­tir. Ca­mi­le­rin ba­kım ve ona­rı­mı ile imam, ha­tip, mü­ez­zin­le­rin ge­çim­le­ri bu vak­fi­ye­ler­le sağ­la­nır­dı. Dev­let her­han­gi bir öde­me yap­maz­dı.



Mem­le­ke­ti­miz­de, Tür­ki­ye’miz­de ca­mi, yol, çeş­me, köp­rü gi­bi va­tan­daş­la­rın fay­da­lan­ma­la­rı için ya­pı­lan ya­pı­lar, şa­hıs­lar ve va­kıf­lar ta­ra­fın­dan yap­tı­rıl­mış­tır. Yap­tır­ma­ya iş­ti­rak ede­me­miş­se, son­ra­dan on­la­rın ba­kım, ona­rım ve iş­let­me­ye açık tu­tul­ma­sı için de va­tan­daş­lar ta­ra­fın­dan tar­la, bağ, bah­çe, dük­kân, ev bu iş­le­re vak­fe­dil­miş­tir. Ca­mi­le­rin ba­kım ve ona­rı­mı ile imam, ha­tip, mü­ez­zin­le­rin ge­çim­le­ri bu vak­fi­ye­ler­le sağ­la­nır­dı. Dev­let her­han­gi bir öde­me yap­maz­dı. *** 1930 yı­lın­dan son­ra va­kıf­la­rın gay­ri­men­kul­le­ri sa­tıl­dı. Va­kıf­lar Ge­nel Mü­dür­lü­ğü ve dev­let­çe ge­lir ola­rak kul­la­nıl­dı. Sa­tı­lan va­kıf­la­rın kar­şı­lı­ğı ola­rak ca­mi­le­rin imam, ha­tip ve mü­ez­zin­le­ri de ay­lık 5 li­ra ma­aş­la Va­kıf­lar Ge­nel Mü­dür­lü­ğü’ne bağ­lan­dı. Os­man­lı dö­ne­min­de ca­mi­le­ri yap­tı­ran va­kıf­lar, in­şa et­tik­le­ri ca­mi­le­rin imam ve ha­tip­le­ri­ni ken­di­le­ri gö­rev­len­dir­me­ye kalk­maz­lar­dı; şim­di ise yap­tık­la­rı ca­mi­nin imam ve ha­ti­bi­ni ta­yin et­mek is­te­yen­ler de or­ta­ya çık­ma­ya baş­la­dı. Os­man­lı İm­pa­ra­tor­lu­ğu dö­ne­min­de hi­lâ­fet­ten ev­vel de, hi­lâ­fet­le be­ra­ber de Şey­hü­lis­lâm­lık mü­es­se­se­si var­dı. Şey­hü­lis­lâm ve he­ye­ti mü­şa­ve­re­si, hem İs­lâm’da iç­ti­hat­ta bir­li­ği sağ­la­ya­rak Müs­lü­man­lar ara­sın­da tef­ri­ka­ya ma­ni olur­du, hem de Os­man­lı İm­pa­ra­tor­lu­ğu’nun Müs­lü­man olan bel­de­le­rin­de ma­hal­len se­çi­len il ve il­çe­le­rin müf­tü­le­ri­ni, li­ya­kat­le­ri­ne gö­re ta­yin eder­di. Müf­tü­ler de ca­mi­le­rin ha­tip, imam ve mü­ez­zin­le­ri­ni ta­yin eder­ler ve böl­ge­le­rin­de di­ni gö­rev­le­ri­ni ye­ri­ne ge­ti­rir­ler­di. Cum­hu­ri­ye­tin ilâ­nın­dan son­ra Ata­türk dö­ne­min­de 1924 yı­lın­da Şey­hü­lis­lâm­lık mü­es­se­se­si, “Di­ya­net İş­le­ri Baş­kan­lı­ğı ve he­yet-i mü­şâ­ve­re­si’ne çev­ril­miş­tir. Di­ya­net İş­le­ri Baş­kan­lı­ğı 27 Ma­yıs 1960’a ka­dar, böl­ge­le­rin­den se­çi­len din adam­la­rı ara­sın­dan müf­tü­le­ri li­ya­kat­le­ri­ne gö­re atar­dı. Ha­ya­tı müd­de­tin­ce o şa­hıs­lar müf­tü­lük gö­re­vi ya­par­lar­dı. Bu sis­tem kal­dı­rı­la­rak Di­ya­net İş­le­ri Baş­kan­lı­ğı’na müf­tü­le­ri ta­yin yet­ki­si ve­ril­di. 1965 yı­lın­da Su­at Hay­ri Ür­güp­lü kar­ma hü­kû­me­ti dö­ne­min­de ca­mi­le­rin imam ve ha­tip­le­ri, Va­kıf­lar Ge­nel Mü­dür­lü­ğü’nce ve­ri­len ay­da 5 li­ra gi­bi sem­bo­lik üc­ret­ten alı­na­rak Di­ya­net İş­le­ri Baş­kan­lı­ğı kad­ro­sun­da dev­let me­mu­ru sta­tü­sü­ne bağ­lan­mış­tır. Bu ya­pı­lır­ken, va­tan­daş­la­rı­nın yüz­de 99’u Müs­lü­man olan mem­le­ke­ti­miz­de ca­mi ce­ma­ati­nin, şa­hıs ve züm­re­le­rin üc­ret­le­ri­ni öde­ye­rek yön­len­dir­di­ği ha­tip ve imam­lar ye­ri­ne, Di­ya­net İş­le­ri Baş­kan­lı­ğı’nın, öğ­re­nim ve bil­gi­le­ri­ne gö­re ata­ya­ca­ğı din adam­la­rı eli ile iba­det ya­pıl­ma­sı be­nim­sen­miş­tir. Ge­le­lim Tür­ki­ye’de­ki ca­mi­le­rin in­şa­atın­da dev­let yar­dı­mı me­se­le­si­ne... Bu­nun en son be­lir­gin ör­ne­ği, Ko­ca­te­pe Ca­mi­i in­şa­atı­dır. İn­şa­ata, Ko­ca­te­pe Ca­mi­i Yap­tır­ma Der­ne­ği’nce 30 Ekim 1968 yı­lın­da te­me­li atı­la­rak baş­lan­mış­tır. Der­ne­ğin im­kân­la­rı ye­ter­siz ol­du­ğu için, in­şa­at uza­mış­tır. 1980 yı­lın­da der­nek, in­şa­atı Di­ya­net Vak­fı’na dev­ret­miş­tir. Dev­le­tin, Ko­ca­te­pe Ca­mi­i’nin in­şa­atı­na bi­le yar­dı­mı ‘de­ve­de ku­lak’ ka­dar az­dır; bu yıl­lık büt­çe­ler­den tet­kik edi­le­bi­lir. Mem­le­ke­ti­miz­de ca­mi in­şa­at­la­rı­nı da ya şa­hıs­lar ve­ya der­nek ve va­kıf­lar ken­di im­kân­la­rı ile yap­mış­lar­dır. Dev­le­tin, büt­çe­sin­den ca­mi yap­tır­ma­sı Os­man­lı İm­pa­ra­tor­lu­ğu dö­ne­min­de de, Cum­hu­ri­yet dö­ne­min­de de mev­zu­ba­his de­ğil­dir. Bu­nun ak­si­ni id­di­a eden­ler, ka­sıt­lı de­ğil­ler­se, işin as­lı­nı bil­me­mek­te­dir­ler. Tür­ki­ye’de Os­man­lı İm­pa­ra­tor­lu­ğu dö­ne­min­de de, Cum­hu­ri­yet dö­ne­min­de de va­tan­daş­la­ra din, mez­hep ve ırk ay­rı­lı­ğı gö­ze­ti­le­rek fark­lı mu­ame­le ya­pıl­ma­mış­tır. Va­tan­daş­lar is­te­di­ği öğ­re­ni­mi yap­mış, is­te­di­ği ma­kam ve mev­ki­le­re ge­le­bil­miş­tir. İs­te­di­ği sa­nat ve ti­ca­re­ti ya­pa­bil­miş, mem­le­ke­tin is­te­di­ği il ve il­çe­sin­de yer­le­şip otu­ra­bil­miş­ler­dir. İs­te­dik­le­ri si­ya­si par­ti­den de mil­let­ve­ki­li ve se­na­tör se­çi­lip, ba­kan ve baş­ba­kan, cum­hur­baş­ka­nı ol­muş­lar­dır. *** Tek­ke, za­vi­ye, ta­ri­kat­ler, ce­mev­le­ri, Mev­le­vî­ha­ne­ler, din­de tef­ri­ka­ya se­be­bi­yet ver­me­mek için 1924 yı­lın­da Ata­türk dö­ne­min­de ka­pa­tıl­mış­tır. “Şey­hü­lis­lam­lık ve He­yet-i Mü­şa­ve­re­si”, ‘Di­ya­net İş­le­ri Baş­kan­lı­ğı ve He­yet-i Mü­şa­ve­re­si’ne çev­ril­miş­tir. “Di­ya­net’e ne ge­rek var?” de­nil­me­miş­tir. Çün­kü Hz. Pey­gam­ber’den “S.A.V” son­ra Hu­le­fa-i Ra­şi­din dö­ne­mi da­hil, İs­lâ­mi­yet’te ruh­ban sı­nı­fı bu­lun­ma­dı­ğı için ve din adam­la­rı­na ‘ha­de­me-i hay­rat’, din hiz­met­kâ­rı de­nil­di­ği için di­nin hiz­met­le­ri dü­zen­len­miş­tir. Ama bu­gün bi­le “Di­ya­net’e ge­rek yok!” di­yen ule­ma tü­re­miş­tir! Lâ­kin ye­ri­ne ne ko­na­cak, onu da söy­le­ye­me­mek­te­dir­ler.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT