BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > AĞAOĞLU: Kriz var diye frene basmam

AĞAOĞLU: Kriz var diye frene basmam

Ai­le­den in­şa­at sektöründe olan Ali Ağa­oğ­lu, 2001 kri­zin­de her­kes ‘İf­las et­tim’ di­ye çe­ki­lir­ken, 5 pro­je baş­lat­tı­ğı­nı, hep­sin­de de hak sa­hip­le­ri­ne tes­li­ma­tın za­ma­nın­da ya­pıl­dı­ğı­nı söy­le­di



> ÖZLEM YILMAZ’LA - SIRA DIŞI EKONOMİ SOHBETLERİ HER GENÇ KI­ZIN KIS­ME­Tİ Bİ­ZE ÇI­KAR­DI KARADENİZ ZEKÂSI İLE HAYAT EĞLENCELİ... Ka­ra­de­niz in­sa­nı­nın hoş­gö­rü­sü­ne, kıv­rak ze­kâ­sı­na sa­hip olan Ali Bey’den, ko­mik bir ha­tı­ra­sı­nı pay­laş­ma­sı­nı ri­ca et­tim. Çok kat­lı in­şa­at­la­rı­nın bi­ri­ni ar­ka­mı­za al­dık, baş­la­dı an­lat­ma­ya: “Li­se yıl­la­rın­da kız­la­ra ken­di­mi­zi be­ğen­dir­mek en önem­li şey­di. Fe­ner­bah­çe sa­hi­lin­de fal­cı ka­dın­lar olur­du. On­la­ra ön­ce­den gi­der, kız ar­ka­daş­la­rı­mı­zın adı­nı, ne­ler­den hoş­lan­dı­ğı­nı söy­ler­dik. Bu bi­ze bi­raz pa­ha­lı­ya pat­lar­dı ama, ya­nı­mız­da­ki kız­la­ra öy­le şey­ler söy­ler­di ki fal­cı, kız­lar onu bek­le­yen kıs­me­tin biz ol­du­ğu­na ka­na­at ge­ti­rir­di ne­re­dey­se...” HER ŞE­Yİ VAR, TA­Tİ­Lİ YOK Ha­ya­tı bo­yun­ca hiç 2 gün üst üs­te ta­til yap­ma­dı­ğı­nı, söy­le­yen Ağa­oğ­lu, işi­ne her sa­bah 7’de baş­lı­yor, her işi­ni ta­kip edi­yor. Ali Ağa­oğ­lu... Ağa­oğ­lu Şir­ket­ler Gru­bu Baş­ka­nı... Ka­ra­de­niz­li, in­şa­at sek­tö­rün­de fa­ali­yet gös­te­ren bir ai­le­nin ço­cu­ğu... Ba­ba­sı Bağ­dat Cad­de­si ve Ka­dı­köy’de yap­tı­ğı bi­na­lar­la ta­nı­nı­yor­du... Yap­ma­dı­ğı in­şa­at­la­rın da mal­ze­me­si­ni ve­ri­yor­du Ağa­oğ­lu ai­le­si... Ba­ba Ağa­oğ­lu, li­se son sı­nıf­ta okur­ken, Ali Bey’e oku­lu bı­ra­kıp işin ucun­dan tut­ma­sı­nı söy­le­di. O da hiç iki­let­me­den ba­ba­sı­nın yü­kü­nü omuz­la­dı. An­cak 1977’de şim­di adı­na ‘ku­şak ça­tış­ma­sı’ de­di­ği bir se­bep­le ba­ba­sıy­la iş­le­ri­ni ayır­dı. Bir sü­re son­ra yap­tı­ğı iş­ler­le adı anıl­ma­ya baş­la­yan Ali Ağa­oğ­lu, 1980’ler­de Ana­do­lu ya­ka­sı­nın en yük­sek apart­man­la­rı­nı in­şa et­me­siy­le ta­nın­dı. Pek bi­lin­me­yen yön­le­ri­ni gör­me­ye ça­lış­tı­ğı­mız Ali Ağa­oğ­lu, çok ça­lış­tı­ğı­nı, şu söz­ler­le ifa­de edi­yor: “Ha­ya­tım bo­yun­ca hiç iki gün üst üs­te ta­til yap­tı­ğı­mı bil­mem. Hep ça­lış­tım, hep işi­min ba­şın­da ol­dum. Bu­gün de öy­le­dir, iş ve­ya ta­til gü­nü ol­sun hep­si bir­dir be­nim için, her sa­bah 7’de gü­ne baş­la­rım. İş­le­ri­mi ya­kın­dan ta­kip ede­rim, kon­trol ede­rim. Her şe­yim var gi­bi gö­rün­se de, bun­la­rın tam gün ta­dı­nı çı­ka­ra­cak bir hayat tar­zım yok­tur. Çün­kü bun­la­rı son­ra­dan bul­ma­dım ben ha­ya­tım­da. Hep vardı benim için. > Yir­mi­li yaş­la­rı­nız­da da ay­nı pren­sip­le­ri­niz ve so­rum­lu­luk­la­rı­nız var mıy­dı? Dün­kü Ali Ağa­oğ­lu ile bu­gün­kü Ali Ağa­oğ­lu ara­sın­da faz­la fark ol­ma­dı­ğı­nı dü­şü­nü­yo­rum. Sa­de­ce so­rum­lu­luk­la­rım da­ha faz­la art­tı di­ye­bi­li­rim. Şöy­le özet­le­mek ge­re­kir­se; da­ha çok in­sa­na is­tih­dam sağ­la­ya­rak ya­tı­rım­lar yap­mak, iş­le­rin kâr­lı­lı­ğı için çok ça­lış­mak, si­zin­le bir­lik­te ça­lı­şan in­san­la­rın da so­rum­lu­lu­ğu­nu sır­tı­nız­da his­set­mek. Bu­ra­dan ba­kar­sa­nız, gün­de 18 sa­at ça­lı­şan bir işa­da­mı ola­rak söy­lü­yo­rum; dün ha­ya­ta kar­şı ne ka­dar so­rum­lu idiy­sem, şim­di on­dan da­ha faz­la so­rum­lu­yum. > Bu ka­dar ba­şa­rı­lı ola­bi­le­ce­ği­ni­zi ha­yal edi­yor muy­du­nuz? Ül­kem için önem­li iş­ler ba­şar­dı­ğı­mı­zı dü­şü­nü­yo­rum. Ör­nek ver­mem ge­re­kir­se 2001 yı­lın­da her­kes kriz var di­ye otu­rur­ken, biz 5 ay­rı pro­je­ye bir­den kaz­ma vu­ra­rak ya­pı­mı­na baş­la­dık ve sa­hip­le­ri­ne tes­lim et­tik. Bun­dan ül­ke ka­zan­dı, biz­den alan ka­zan­dı, bi­zim­le ça­lı­şan­lar ka­zan­dı, biz ka­zan­dık... Bu iş o za­man kriz­den be­li bü­kül­müş bir Tür­ki­ye için tam an­la­mıy­la ha­yal­di. O gü­nün şart­la­rın­da 5 pro­je­ye baş­la­ya­ca­ğı­mı açık­la­dı­ğım za­man ba­na de­li gö­züy­le bak­mış­lar­dı. De­mek ki bu ka­dar ba­şa­rı­lı ola­ca­ğı­mı­zı ha­yal et­mi­şiz ki, ya­pıp ba­şa­ra­bil­mi­şiz de... Bu kriz­de de fre­ne bas­mak yok, yo­la de­vam ede­ce­ğiz. > Siz her za­man mi­zah duy­gu­nu­zu da iş dün­ya­nı­za yan­sı­tı­yor­su­nuz? Bi­zim işi­mi­zin eğ­len­ce­li bir ta­ra­fı yok ki... İn­şa­at­lar, şan­ti­ye­ler, kam­yon­lar, vinç­ler der­ken in­san gül­me­yi unu­tur! Bü­tün gün iş­le­rin için­de koş­tu­rur­ken, ça­ba­lar­ken, gül­me­ye fır­sa­tı­mız ol­mu­yor. Bu ne­den­le, olay­la­ra es­pri ile yak­laş­tı­ğım­da hem ken­dim hu­zur­lu ve mut­lu olu­yo­rum, hem de et­ra­fım­da­ki ça­lış­ma ar­ka­daş­la­rı­mı hu­zur­suz et­mi­yo­rum. Ha­ya­ta ara­da bir eğ­len­ce­li ta­ra­fın­dan bak­mak la­zım. Yok­sa sa­bah­tan ak­şa­ma ka­dar za­ten key­fi­mi­zi ka­çı­ran ufak te­fek olay­lar olu­yor. Bir de iş­le­rin yo­ğun­lu­ğu ve kü­re­sel kriz için­de, ha­fif bir mi­zah ol­maz­sa bu yo­ğun­luk çe­kil­mez ha­le ge­lir. “YE­MEK YA­PA­MAM, BU­LA­ŞIK YI­KA­RIM” Ka­ra­de­ni­z’in o meş­hur ye­mek kül­tü­rü, hiç de­ğiş­me­den A­ğa­oğ­lu a­i­le­sin­de de­vam e­di­yor. A­li Bey’in an­ne­si, mı­sır ek­me­ği­ni çok i­yi ya­par­mış. Kuy­mak ad­lı bir ye­mek... A­li Bey’in sev­gi­li an­ne­si, ye­me­ği hâ­lâ ten­ce­rey­le gön­de­rir­miş. Böy­le o­lun­ca ye­mek yap­ma­yı öğ­re­ne­memiş a­ma, çok i­yi bu­la­şık yı­kar­mış A­li Bey... Seneye 6500 ko­nut­luk yeni p­ro­je­ baş­la­ta­ca­ğız Kriz­de iş­le­ri ya­vaş­lat­ma­yıp hız­lan­dır­dık­la­rı­nı söy­le­yen Ali Ağa­oğ­lu, 2009’da 6500 ko­nut­luk ye­ni pro­je­yi ta­nı­ta­cak­la­rı­nı, bü­yük bir he­ye­can­la an­lat­tı. İş­te bu pro­je­ler: “2009’un ilk ya­rı­sın­da İs­tan­bul’un fark­lı semt­le­rin­de­ki pro­je­le­ri ta­nı­ta­ca­ğız. Ocak ayın­da Bah­çe­li­ev­ler’de­ki pro­je­miz sa­tı­şa çı­ka­cak. Son­ra Sey­ran­te­pe’de Ga­la­ta­sa­ray’ın ye­ni stad­yu­mu­nun bi­ti­şi­ği­ne ya­pa­ca­ğı­mız ve he­nüz pro­je­len­di­ril­me aşa­ma­sın­da­ki çok kat­lı tek blok­tan olu­şan ve bün­ye­sin­de otel, re­zi­dans, kon­gre mer­ke­zi bu­lu­nan bir pro­je­miz var. Yi­ne 2009’un ilk çey­re­ğin­de ta­nı­ta­ca­ğı­mız Aya­za­ğa’da bir kent­sel dö­nü­şüm pro­je­si var. Do­ğu Ata­şe­hir’de ilk etap­ta 1000, da­ha son­ra ise 3 bin ko­nu­ta ta­mam­la­na­cak pro­je­yi 2009’un ilk ya­rı­sın­da sa­tı­şa çı­kar­ma­yı he­def­li­yo­ruz. Fİ­NAN­SAL YA­PI­MIZ GÜÇ­LÜ He­nüz pro­je­len­di­ril­me aşa­ma­sın­da olan ve 2009 yı­lın­da ger­çek­leş­tir­mek is­te­di­ği­miz bir baş­ka pro­je ise Ye­ni­köy’de in­şa ede­ce­ği­miz re­zi­dans. Bi­zim işi­miz ev ya­pıp sat­mak de­ğil, biz ken­di­mi­ze “ya­şam mi­ma­rı” de­dik. Her pro­jemiz­de in­san­la­rı na­sıl da­ha ra­hat ya­şa­tı­rız, bu­nun plan­la­rı­nı ya­pı­yo­ruz. Bu­nun ya­nı sı­ra; bi­zim güç­lü bir fi­nan­sal ya­pı­mız ol­du­ğu için, müş­ter­le­ri­mi­zin bun­dan fay­da­lan­ma­sı­nı sağ­la­ma­ya gay­ret edi­yo­ruz. Ban­ka­lar­la özel an­laş­ma­lar ya­pa­rak, ko­nut kre­di­si oran­la­rı­nı, pi­ya­sa oran­la­rı­nın al­tı­na in­di­re­rek ye­ter­li bi­ri­ki­mi ol­ma­yan­la­rın da­ha uy­gun şart­lar­la borç­lan­ma­sı­na yar­dım­cı olu­yo­ruz. Ali Bey’in ara­ba me­ra­kı dil­le­re des­tan... Biz de “Ayıp ol­maz­sa kaç ara­ba­nız var? En çok han­gi ara­ba­nı­zı se­vi­yor­su­nuz?” di­ye sor­duk. Şöy­le de­di Ağa­oğ­lu: ARA­BA­LA­RI­MI ÇOK SE­VE­RİM “Ayıp olur. Sa­yı­sı­nı söy­le­me­ye­lim ama ara­ba­lar be­nim özel me­ra­kım. Ben ba­bam­dan ay­rıl­dık­tan son­ra ken­di yap­tı­ğım iş­ten ilk ka­zan­dı­ğım pa­ray­la bi­le bir oto­mo­bil al­mış­tım. Bu­gün de bir­çok ara­bam var; bi­ri üs­tü açık iki Bent­ley, Ma­se­ra­ti, Lam­borg­hi­ni, Ja­gu­ar, Mer­ce­des bun­lar­dan ba­zı­la­rı. Hep­si­ni ay­rı ay­rı se­ve­rim. İS­PAN­YA’YA SE­YA­HAT NE­DEN? Bir dö­nem İs­pan­ya’ya çok sık se­ya­hat­ler ya­pan Ali Ağa­oğ­lu, bun­la­rın se­be­bi­ni de şöy­le an­lat­tı: Bod­rum’da ya­pa­ca­ğı­mız 10 bin ko­nut­luk pro­je­mi­zin sa­tı­şı­nı ya­ban­cı­la­ra yap­ma­yı dü­şü­nü­yo­ruz. İçin­de golf sa­ha­la­rı ve 4 de ote­li olan çok bü­yük bir pro­je bu. İs­pan­ya’nın uy­gu­la­dı­ğı mo­del­le­ri, ka­nun­la­rı in­ce­le­dik. Da­ha son­ra dos­ya­yı Ma­li­ye Ba­ka­nı­mı­za ulaş­tır­dık. Ül­ke­miz tu­rizm ge­lir­le­ri­ni doğ­ru man­tık­la ve doğ­ru pro­je­ler­le ra­hat­lık­la kat­la­ya­bi­lir..
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT