BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > KURBAN bayramında olmayın!..

KURBAN bayramında olmayın!..

Be­sin de­ğe­ri a­çı­sın­dan vü­cu­du­muz i­çin fay­da­lı o­lan et, yan­lış pi­şir­me yön­tem­le­ri so­nu­cun­da son de­re­ce za­rar­lı bir gı­da mad­de­si­ne dö­nü­şe­bi­li­yor...



Bes­len­me ve Di­yet Uz­ma­nı Se­da Bah­ti­yar Ta­tay, faz­la piş­miş hat­ta ka­rar­mış ız­ga­ra et, ta­vuk ve hin­di­nin içe­ri­sin­de­ki bir mad­de­nin bu gı­da­la­rın DNA’sın­da mu­tas­yo­na se­bep ol­du­ğu­nu ve in­san­lar­da kan­se­ro­je­nik et­ki gös­te­re­bi­le­ce­ği­ni söy­lü­yor. Se­da Bah­ti­yar Ta­tay’ın açık­la­ma­sı­na gö­re ya­pı­lan ça­lış­ma­lar eti­ni ve­ya ta­vu­ğu­nu çok piş­miş yi­yen ki­şi­ler­de, az piş­miş ve­ya or­ta piş­miş yi­yen­le­re gö­re çe­şit­li kan­ser­le­rin (pros­tat, pan­kre­as, ko­lon, gö­ğüs gi­bi) or­ta­ya çık­ma sık­lı­ğın­da ar­tış gö­rü­lü­yor. KANSEROJEN RİSK Iz­ga­ra­da ya­pı­lan et­te, 175 de­re­ce­yi geç­tik­ten son­ra HCAs de­ni­len kan­se­ro­jen mad­de­ler oluş­ma­ya baş­la­dı­ğı­nı vur­gu­la­yan Ta­tay, bu olu­şu­mun etin ya­pı­sı­nı oluş­tu­ran ami­no asit­le­rin çok yük­sek ısı­ya ma­ruz kal­ma­sıy­la mey­da­na gel­di­ği­ni ek­li­yor. ÇOK FAZLA KURUTMAYIN Ta­tay şöy­le de­vam edi­yor: “Et pi­şer­ken ne ka­dar ku­rur­sa, ya­ni ne ka­dar yük­sek ısı­ya ma­ruz kalır­sa ya­pı­sın­da kan­se­ro­jen mad­de o ka­dar çok ar­tı­yor. Çok piş­miş man­gal­da bir köf­te, fı­rın­da piş­miş bir köf­te­den 8 kez da­ha faz­la kan­se­ro­jen mad­de içe­re­bi­li­yor. Bu du­rum ta­vuk ve hin­di et­le­ri için de ay­nen ge­çer­li. Ba­lı­ğa ge­lin­ce; ba­lık gü­ven­li ta­raf­ta yer alı­yor. Çok ku­ru­tu­la­rak ve ya­ka­rak pi­şi­ril­me­mek şar­tıy­la (ki o za­man bi­le et ve ta­vuk­tan da­ha az kan­se­ro­jen içe­ri­yor) ba­lık ya­pı bo­zuk­lu­ğu­na uğ­ra­mı­yor.” Kan­se­ro­jen­le­ri na­sıl en­gel­le­riz? Ma­ri­ne edin: Eti­ni­zi pi­şir­me­den ön­ce ma­ri­ne eder­se­niz bu DNA bo­zuk­lu­ğu­nun oluş­ma­sı­nı ön­le­miş olur­su­nuz. Me­se­la ta­vu­ğu pi­şir­me­den ön­ce 40 da­ki­ka zey­tin­ya­ğı, sir­ke, sa­rım­sak, har­dal ve li­mon su­yu içe­ri­sin­de ma­ri­ne eder­se­niz bu kan­se­ro­jen olu­şu­mu %90 ora­nın­da azalt­mış olur­su­nuz. Bu­ra­da ön­lem ta­ma­men etin yü­ze­yi­nin ku­ru­ma­sı­nı ön­le­mek­ten ge­çi­yor. Ön­ce mik­ro­dal­ga­ya: Bu yol­la kim­ya­sal de­ği­şi­min %90’ını en­gel­le­ye­bi­lir­si­niz. Tek yap­ma­nız ge­re­ken eti ön­ce mik­ro­dal­ga­da 1 - 2 da­ki­ka pi­şi­rip ta­ba­ğa akan su­yu­nu bo­şalt­mak. Bu suy­la be­ra­ber bo­zul­muş ya­pı­da­ki ami­no asit­le­ri yi­ye­ce­ği­niz­den uzak­laş­tır­mış olur­su­nuz. Su­lu pi­şi­rin: Sı­vı içe­ri­sin­de pi­şi­ri­len (kay­nat­mak, bu­har­da pi­şir­mek gi­bi) et­ler bu tür ya­pı de­ği­şim­le­ri oluş­tur­maz­lar. Do­la­yı­sıy­la kan­se­ro­jen et­ki­le­ri or­ta­dan kal­kar. Ya­ğın içe­ri­sin­de pi­şir­mek­te sı­cak­lık çok yük­sek­le­re ula­şa­ma­dı­ğı için bu tür ya­pı bo­zul­ma­la­rı­na izin ver­mez. Sü­rek­li çe­vi­rin: Yü­zey ısı­sı­nı dü­şü­rüp HCAs eli­mi­ne et­mek için eti­ni­zi pi­şi­rir­ken dü­zen­li ola­rak çe­vi­rin. Böy­le­ce bir yü­zey­de sı­cak­lık çok yük­selt­me­den di­ğer yü­ze­ye ge­çe­bi­lir­si­niz. En ide­al za­man di­li­mi her 6 da­ki­ka­da bir ta­raf­tan di­ğer yü­ze­ye geç­mek ola­cak­tır. Bu sü­re 10 da­ki­ka­ya yük­sel­di­ği za­man HCAs olu­şu­mu %70 ar­tış gös­te­rir. Ta­va­da ka­lan su­ya do­kun­ma­yın: Eti ve­ya ta­vu­ğu pi­şir­dik­ten son­ra olu­şan su ve yağ ka­rı­şı­mı­na ek­mek ban­ma­yı ak­lı­nız­dan bi­le ge­çir­me­yin. En çok kan­se­ro­jen mad­de bi­ri­ki­mi olan bu kısmı di­rekt çö­pe atın. TURP gi­bi sağ­lam! Halk a­ra­sın­da sık­ça kul­la­nı­lan “Turp gi­bi sağ­lam” sö­zü, onun sert ya­pı­sı­nın ya­nı sı­ra içindeki vi­ta­min de­ğer­le­rin­den kay­nak­la­nı­yor... Kır­mı­zı­nın ya­nı sı­ra son yıl­lar­da Ja­pon tur­pu ola­rak da bi­li­nen be­yaz turp üre­ti­min­de­ki ar­tı­şa rağ­men, uz­man­lar sağ­lık için tur­pun kır­mı­zı­sı­nı öne­ri­yor. C vi­ta­mi­ni, kal­si­yum, po­tas­yum ve de­mir kay­na­ğı turp, cil­di gü­zel­leş­ti­rip, ba­ğı­şık­lık sis­te­mi­ni güç­len­dir­me­si­nin ya­nı sı­ra çok sa­yı­da has­ta­lı­ğa do­ğal şi­fa kay­na­ğı ola­rak gös­te­ri­li­yor. Mi­de ve ba­ğır­sa­ğı ça­lış­tı­ran, sin­di­ri­mi ko­lay­laş­tı­ran, ök­sü­rü­ğe, ro­ma­tiz­ma­ya ve da­mar sert­li­ği­ne iyi gel­di­ği yay­gın ola­rak bi­li­nen turp, ba­ğır­sak­la­rı ade­ta de­zen­fek­te edi­yor, ka­bız­lı­ğı gi­de­ri­yor. Turp ay­rı­ca böb­rek­ler­de­ki mik­rop­la­rı öl­dü­rü­yor, kum ve taş­la­rın dö­kül­me­si­ne yar­dım­cı olu­yor, ka­ra­ci­ğer şiş­li­ği­ni in­di­ri­yor. Saf­ra taş­la­rı­nın dü­şü­rül­me­si­ne yar­dım­cı­dır. Ro­ma­tiz­ma, si­ya­tik as­tım ve bron­şi­te fay­da­lı­dır. Tur­pun içe­ri­ğin­de yük­sek oran­da bu­lu­nan fo­lik asit ve de­mir vi­ta­mi­ni kan­sız­lı­ğa iyi ge­li­yor. Bu ne­den­le tur­pu ha­mi­le ka­dın­la­rın mut­la­ka tü­ket­me­si öne­ri­li­yor. Turp, em­zi­ren an­ne­le­re de süt ya­pı­cı özel­li­ği ne­de­niy­le tav­si­ye edi­li­yor. Yük­sek oran­da po­tas­yum içe­ren turp, bu özel­li­ği ile yük­sek tan­si­yon has­ta­la­rı­na da şi­fa kay­na­ğı olu­yor. UYARILAR ­Bu mev­sim­de da­ha faz­la tü­ke­ti­len turp, sağ­lık de­po­su ö­zel­lik­le­ri­nin ya­nı sı­ra mi­de ra­hat­sız­lı­ğı o­lan­lar­da mi­de­de yan­ma, ge­ğir­me ve gaz ya­pı­yor. Bu ne­den­le, mi­de­si ra­hat­sız o­lan­la­rın tü­ke­tim­de a­şı­rı­ya kaç­ma­ma­la­rı tav­si­ye e­di­li­yor. ­Turp, ay­rı­ca be­de­nin i­yot e­mi­li­mi­ni a­zal­tı­yor. Bu ne­den­le, faz­la mik­tar­da turp tü­ke­ten­le­rin, i­yot yö­nün­den zen­gin be­sin­le­ri ve i­yot­lu tuz al­ma­la­rı da ö­ne­ri­li­yor. Saç­la­rı ko­lay­ca şe­kil­len­di­rin > ­Sa­çı­nı­za dol­gun­luk ka­zan­dır­mak i­çin, ku­ru­tur­ken yu­var­lak fön fır­ça­nı­zı dik bir şekilde i­ki par­mak ka­lın­lı­ğın­da sa­çı­nı­za do­la­yın ve fön çe­kin. > ­Ku­a­fö­rü­nüz­den saç uç­la­rı­nı­zı in­cel­te­rek kes­me­si­ni is­te­yin. > ­Sa­çı­nı­zı düz ve­ya ha­fif dal­ga­lı bir bi­çi­me sok­mak i­çin ku­ru­tur­ken fır­ça kul­lan­ma­yın ki do­ğal bir gö­rü­nüm ka­zan­sın. > ­Sa­çı­nı­zı for­ma sok­ma­nın en ko­lay yo­lu sa­çı­nız nem­liy­ken si­li­kon i­çe­ren bir se­rum uy­gu­la­mak­tır. > ­Mü­kem­mel bir at kuy­ru­ğu yap­mak i­çin sa­çı top­la­ma­dan ön­ce saç dip­le­ri­ne sp­rey sık­ma­lı­sı­nız. > ­Ku­ru o­lan sa­ça şe­kil ver­mek i­çin sa­çı­nı­zı ö­ne a­tıp, saç dip­le­ri­ne sp­rey sı­kın. Böy­le­ce saç­la­rı­nı­zı ge­ri at­tı­ğı­nız za­man hoş bir form o­luş­tu­ğu­nu gö­re­cek­si­niz. > E­ğer sa­çı­nı­zı yu­ka­rı­dan top­lu­yor­sa­nız ku­a­fö­rü­nü­ze, ya­pa­ca­ğı röf­le­le­ri sa­çı­nı­zın alt kıs­mı­na uy­gu­la­ma­sı­nı söy­le­yin. Bu şe­kil­de at kuy­ru­ğu­nuz bir ı­şıl­tı ka­za­na­cak­tır. > ­Saç­la­rı­nı­zı ku­ru­tur­ken dip­ten dı­şa doğ­ru ters bir şe­kil­de ta­ra­dı­ğı­nız tak­dir­de saç­la­rı­nız da­ha dol­gun bir gö­rü­nüm ka­za­na­cak­tır. > ­Saç­la­rı­nı­zı yı­kar­ken şam­pu­a­nı sa­de­ce dip­le­re, k­re­mi i­se uç­la­ra sü­rün, bu sa­çı­nı­zın ku­ru­ma­sı­nı en­gel­le­ye­cek­tir. Is­pa­nak pro­te­in kay­na­ğı sa­nı­lı­yor Tür­ki­ye’nin pro­te­in ha­ri­ta­sı­nı or­ta­ya ko­yan araş­tır­ma­ya gö­re, hal­kın yüz­de 30’u pro­te­in ko­nu­sun­da bil­gi sa­hi­bi de­ğil­ken, yüz­de 80’i bit­ki­sel pro­te­in kay­nak­la­rı­nı yan­lış bi­li­yor ve ıs­pa­na­ğı bir pro­te­in kay­na­ğı ola­rak gö­rü­yor. Sağ­lık­lı Ta­vuk Bil­gi Plat­for­mu (STBP) ta­ra­fın­dan ERA Araş­tır­ma ve Da­nış­man­lık şir­ke­ti­ne yap­tı­rı­lan “Tür­ki­ye’de Pro­te­in Bil­gi Dü­ze­yi ve Tü­ke­ti­mi Araş­tır­ma­sı”nın so­nuç­la­rı açık­lan­dı. Araş­tır­ma­nın so­nuç­la­rı­nı de­ğer­len­di­ren STBP Yö­ne­tim Ku­ru­lu Baş­ka­nı Zu­hal Daş­tan, “Hal­kı­mı­zın üç­te bi­ri pro­te­inin ne ol­du­ğu­nu, ne işe ya­ra­dı­ğı­nı bil­mi­yor. Top­lu­mun sağ­lık­lı ve den­ge­li bes­len­me ko­nu­sun­da eği­ti­mi için her ku­rum üze­ri­ne dü­şen gö­re­vi ye­ri­ne ge­tir­me­li” di­ye ko­nuş­tu. An­ti­ok­si­dan­lar genç­leş­tir­mi­yor! İn­gil­te­re’de ya­pı­lan bir araş­tır­ma, an­ti­ok­si­dan­la­rın yaş­la­ma­nın önü­ne geç­me­de bir fay­da­sı­nın bu­lun­ma­dı­ğı­nı gös­ter­di. Araş­tır­ma­cı­lar, an­ti­ok­si­dan ih­ti­va eden bir­çok krem ve vi­ta­mi­ne bo­şu­na avuç do­lu­su pa­ra har­can­dı­ğı­nı be­lirt­ti­ler. İn­gi­liz uz­man­lar, genç gö­rün­mek uğ­ru­na krem­le­re ve vi­ta­min hap­la­rı­na pa­ra har­ca­mak ye­ri­ne, sağ­lık­lı bes­len­me­ye ça­lış­ma­nın ve spor yap­ma­nın da­ha man­tık­lı ol­du­ğu­nu bil­dir­di­ler. BBC ve Da­ily Ma­il’in ha­ber­le­ri­ne gö­re, Uni­ver­sity Col­le­ge Lon­don’dan Dr. Da­vid Gems’in araş­tır­ma­sı, yaş­lan­may­la mü­ca­de­le­de an­ti­ok­si­dan­la­rın anah­tar rol oy­na­dı­ğı­na da­ir yay­gın ina­nı­şı çü­rüt­tü. Bu ko­nu­da­ki, 50 yıl ön­ce­si­ne da­ya­nan teo­ri, do­ku ve hüc­re­le­rin, gı­da ener­ji­ye dö­nü­şür­ken or­ta­ya çı­kan teh­li­ke­li ok­si­jen mo­le­kül­le­ri olan ser­best ra­di­kal­le­rin sal­dı­rı­sı al­tın­da bu­lun­du­ğu­nu öne sü­rü­yor­du. Be­yin sağ­lı­ğı için bul­ma­ca çö­zün... Sağ­lık­lı bir be­yin, dü­şün­mek, ha­tır­la­mak, ça­lış­mak gi­bi gün için­de ya­pı­lan her şey­de önem­li bir rol üst­le­nir. İn­san vü­cu­du­nun di­ğer par­ça­la­rı gi­bi, be­yin de yaş­lan­dık­ça ba­zı be­ce­ri­le­ri­ni kay­be­de­bi­lir. Araş­tır­ma­lar, bey­nin ak­tif tu­tul­ma­sı­nın, onun can­lı­lı­ğı­nı ar­tır­dı­ğı­nı ve si­nir hüc­re­le­ri­ni ve on­la­rın bir­bi­riy­le olan iliş­ki­le­ri­ni ko­ru­du­ğu­nu gös­ter­mek­te­dir. Dü­şük se­vi­ye­li eği­ti­min, ha­yat bo­yun­ca da­ha yük­sek bir Alz­he­imer has­ta­lı­ğı ris­ki ta­şı­dı­ğı bi­lin­mek­te­dir. Bu bel­ki de uzun sü­re­li men­tal uya­rı ek­sik­li­ği­ne bağ­lı ola­bi­lir. Sü­rek­li ola­rak sos­yal fa­ali­yet­le­re ka­tı­lan in­san­lar­da be­yin can­lı­lı­ğı­nın de­vam et­ti­ği bi­li­nen bir ger­çek­tir. Fi­zik­sel eg­zer­siz, be­yi­ne ye­ter­li kan git­me­si için önem­li­dir. Ay­rı­ca, kalp kri­zi, in­me ve şe­ker has­ta­lı­ğı­nı da önem­li de­re­ce­de azal­tır ve bu ne­den­le Alz­he­imer has­ta­lı­ğı­nın risk­le­ri­ne kar­şı ko­ru­yu­cu et­ki sağ­lar. Bey­ni da­ha da ak­tif ha­le ge­tir­me­nin yol­la­rı: > Me­rak­lı olun, ha­yat bo­yu öğ­ren­me­ye ça­lı­şın > Ya­zın, oku­yun, bul­ma­ca ve di­ğer puzz­le’la­rı ça­lı­şın > Kon­fe­rans ve oyun­la­ra ka­tı­lın > Çev­re­niz­de bu­lu­nan eği­tim­le il­gi­li mer­kez­le­rin kurs­la­rı­na ka­tı­lın > Oyun oy­na­yın > Bah­çey­le il­gi­le­nin > Ha­fı­za eg­zer­siz­le­ri de­ne­yin (...Uz. Dr. Ab­dul­lah Öz­kar­deş) İNCİ “-E­ğer dev­let sos­yal bir dev­let o­lur­sa, ye­di ya­şın­da­ki ço­cu­ğu­nu öl­dü­re­si­ye dö­ven bir an­ne ba­ba­ya, tek­rar o ço­cu­ğu ver­mek zo­run­da kal­maz­sa, so­run an­cak o za­man çö­zü­lür. Dev­let, şid­de­te uğ­ra­yan ka­dı­nı da, ço­cu­ğu da ko­ru­mak zo­run­da...” (...Ni­met Çu­buk­çu / Ka­dın ve A­i­le­den So­rum­lu Dev­let Ba­ka­nı) SİZ­DEN GE­LEN­LER AY­ŞE Dİ­LA A­CAR ­E­vi­mi­zin ne­şe­si, tat­lı Di­la­mız; do­ğum gü­nün kut­lu ol­sun... (...Ab­la­sı Zey­nep Şev­val A­car) Tarifiniz (...Cey­da Yü­ce’nin lez­zet ta­ri­fi) MAN­TAR­LI BÖ­REK MALZEMELER: > 5 a­det yuf­ka > 1 bar­dak süt > 1 bar­dak sı­vı yağ > 500 g­ram man­tar > 300 g­ram ta­vuk e­ti > 1 ka­se be­zel­ye > 3 a­det ha­vuç HAZIRLANIŞI: ­Be­zel­ye, ha­vuç, ta­vu­k e­ti­ni haş­lı­yo­ruz. Man­tar­la­rı u­zun doğ­ru­yo­ruz (man­tar­la­rı­mız haş­lan­mı­yor).Bir ka­bın i­çin­de bi­raz tuz ve ka­ra­bi­ber i­la­ve e­de­rek ka­rış­tı­rı­yo­ruz. ­Süt ve sı­vı ya­ğı bir ka­se­de ka­rış­tı­rı­yo­ruz. Yuf­ka­yı a­çıp ü­ze­ri­ne süt ve sı­vı yağ ka­rı­şı­mın­dan sü­rü­yo­ruz. Yuf­ka­nın ke­nar kı­sım­la­rı­nı or­ta­da bir­leş­ti­rip ka­re bir par­ça el­de e­di­yo­ruz. ­Ka­re yuf­ka­yı 4’e bö­lüp 4 ta­ne ka­re yuf­ka­mı­zın i­çi­ne haş­lan­mış be­zel­ye, ha­vuç ve ta­vu­k e­ti man­ta­rı ko­yup boh­ça şek­lin­de ka­pa­tı­yo­ruz (bir yuf­ka­dan 4 a­det bö­rek el­de e­di­yo­ruz) yağ­lan­mış tep­si­ye ko­yup ü­ze­ri­ne yu­mur­ta sa­rı­sı sü­rüp 200 de­re­ce­de pi­şi­ri­yo­ruz... Afiyet olsun... İH­SAN BA­HA­DIR En kü­çü­ğü­müz İh­san Ba­ha­dır 3 ya­şı­na bas­tı, Al­lah ha­yır­lı u­zun ö­mür ver­sin... (...Mu­rat Ya­lan­gün) Mesajınız (...İ­rem­nur De­de’nin me­sa­jı) AB­LA­CI­ĞIM ­Se­nin i­çin u­zak­tan sev­me­yi, bak­ma­dan gör­me­yi, do­kun­ma­dan his­set­me­yi... ­Duy­ma­dan din­le­me­yi, göz­yaş­la­rıy­la gül­me­yi ve ko­nuş­mak i­çin, sab­ret­me­yi öğ­ren­dim... A­ma sen­siz­li­ği as­la ab­la­cı­ğı­ı­ı­ı­ı­ı­ımm... E­U­RO­MO­DA göz dol­du­ru­yor ­Tür­ki­ye’nin ö­nem­li ak­se­su­ar mar­ka­la­rın­dan E­U­RO­MO­DA, 2008-2009 Son­ba­har/­Kış ko­lek­si­yo­nu i­çin ha­zır­la­dı­ğı bir­bi­rin­den şık ve gü­zel ta­kı­lar­la bu se­zon da en çok ter­cih e­di­len­ler a­ra­sın­da ye­ri­ni a­lı­yor. ­Ye­ni ko­lek­si­yo­nun­da ö­zel­lik­le s­wa­ros­ki taş­lar­dan ya­pıl­mış kol­ye­ler, kü­pe­ler ve yü­zük­le­re yer ve­ren E­U­RO­MO­DA, a­bi­ye ve gün­lük kı­ya­fet­le­ri­niz i­çin şık ve za­rif ter­cih­ler su­nu­yor. ­Zen­gin bir ü­rün yel­pa­ze­si­ne sa­hip o­lan E­U­RO­MO­DA’nın ko­lek­si­yo­nun­da ger­çek in­ci­den ha­zır­lan­mış ak­se­su­ar­la­rı da bul­mak müm­kün. Bİ­ZE ULA­ŞIN: e-pos­ta: omer.soz­tu­tan@tg.com.tr te­le­fon: (0212) 454 30 00 faks: (0212) 454 31 00 ad­res: tür­ki­ye ga­ze­te­si ih­las med­ya pla­za 29 ekim cad­de­si, 34197 ye­ni­bos­na/is­tan­bul
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 105358
    % 0.42
  • 3.4706
    % -0.64
  • 4.1628
    % -0.46
  • 4.6969
    % -0.34
  • 146.429
    % -0.41
 
 
 
 
 
KAPAT