BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Allah’a imanın şartı

Allah’a imanın şartı

Su­al: S. Ebe­diy­ye’de, (Müs­lü­man­la­rı sev­mek, kâ­fir­le­ri sev­me­mek, ima­nın şar­tı­dır) de­ni­yor. İma­nın al­tı şar­tı ara­sın­da, böy­le bir şart var mı?



Su­al: S. Ebe­diy­ye’de, (Müs­lü­man­la­rı sev­mek, kâ­fir­le­ri sev­me­mek, ima­nın şar­tı­dır) de­ni­yor. İma­nın al­tı şar­tı ara­sın­da, böy­le bir şart var mı? CE­VAP: İma­nın şart­la­rın­dan il­ki, Al­lah’a iman­dır. İman et­mek için, sa­de­ce Al­lah var de­mek yet­mez, Al­lah’ı sev­mek de şart­tır. Bu sev­gi­nin şar­tı da, Al­lah için sev­mek ve Al­lah için buğ­zet­mek­tir. İma­nın al­tı şar­tın­da Al­lah’ı sev­mek, onun sev­dik­le­ri­ni se­vip, düş­man­la­rı­nı sev­me­mek de var. Bir âyet-i ke­ri­me mea­li: (Al­lah’a ve kı­ya­met gü­nü­ne iman eden­ler; ba­ba­la­rı, kar­deş­le­ri ve ak­ra­ba­sı ol­sa da, Al­lah’ın ve Re­su­lü­nün düş­man­la­rı­nı sev­mez.) [Mü­ca­de­le 22] Ce­nab-ı Hak, Haz­ret-i İsa’ya bu­yur­du ki: (Yer ve gök­ler­de­ki bü­tün mah­lû­ka­tın iba­det­le­ri­ni yap­san, dost­la­rı­mı se­vip, düş­man­la­rı­ma düş­man­lık et­me­dik­çe, fay­da­sı ol­maz.) [K. Saa­det] Bir­kaç ha­dis-i şe­rif mea­li de şöy­le­dir: (İma­nın esa­sı ve en kuv­vet­li ala­me­ti, hubb-i fil­lah, buğd-i fil­lah­tır.) [Ebu Da­vud] (Al­lah’ın düş­man­la­rı­nı düş­man bil­me­yen, ha­ki­ki iman et­miş ol­maz. Mü­min­le­ri Al­lah için se­ven ve kâ­fir­le­ri düş­man bi­len, Al­lah’ın sev­gi­si­ne ka­vu­şur.) [İ. Ah­med] (Din, Al­lah için sev­mek ve Al­lah için buğz et­mek­tir.) [Ebu Nu­aym, Hâ­kim] (Üç şey ima­nın lez­ze­ti­ni ar­tı­rır: 1- Al­lah ve Re­su­lü­nü her şey­den çok sev­mek, 2- Ken­di­si­ni sev­me­yen Müs­lü­ma­nı Al­lah rı­za­sı için sev­mek, 3- Kâ­fir­le­ri sev­me­mek­tir.) [Ta­be­ra­ni] TAK­VA SA­Hİ­Bİ OL­MAK Su­al: (Pa­paz­lar biz­den da­ha çok tak­va sa­hi­bi) di­yen­ler olu­yor. Pa­paz tak­va sa­hi­bi olur mu? CE­VAP: Müs­lü­man olup da, di­ni­mi­zin bil­dir­di­ği ha­ram­lar­dan sa­kın­ma­ya tak­va, sa­kı­nan Müs­lü­ma­na da tak­va sa­hi­bi de­nir. Müs­lü­man ol­ma­yan, iç­ki iç­me­se, zi­na et­me­se, ku­mar oy­na­ma­sa, gıy­bet et­me­se, her gün oruç tut­sa da bu­na yi­ne tak­va sa­hi­bi den­mez. Gay­ri­müs­lim­le­re, emir­le­ri yap­mak ve ya­sak­lar­dan sa­kın­mak em­re­dil­me­miş­tir. On­la­ra, tek bir şey em­re­dil­miş­tir. O da iman et­mek, Müs­lü­man ol­mak­tır. An­cak Müs­lü­man ol­duk­tan son­ra, Al­la­hü te­âlâ­nın emir ve ya­sak­la­rı­na mu­ha­tap ola­bi­lir. Al­la­hü te­âlâ­nın rah­me­ti, şef­ka­ti dün­ya­da mü­min kâ­fir her­ke­se ye­tiş­ti­ği ve her­ke­sin ça­lış­ma­sı­na dün­ya­da kar­şı­lı­ğı­nı ver­di­ği hâl­de, ahi­ret­te kâ­fir­le­re mer­ha­me­tin zer­re­si bi­le yok­tur. Al­la­hü teâ­lâ Cen­ne­te gir­mek için iyi­lik et­mek, kö­tü­lük­ten sa­kın­mak de­ğil, iman et­mek şar­tı­nı koy­du. Bir ayet-i ke­ri­me mea­li: (Ki­mi, ona [Mu­ham­med aley­his­se­la­ma] iman et­ti, ki­mi de, on­dan yüz çe­vir­di. Bun­la­ra da çıl­gın ateş­li Ce­hen­nem yet­ti.) [Ni­sa 55-56] Tel: 0 212 - 454 38 20 www.dinimizislam.com - www.mehmetalidemirbas.com
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT