BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Mümin, güler yüzlü, tatlı dillidir

Mümin, güler yüzlü, tatlı dillidir

Allahü teâlâ sabredenleri, iyilik edenleri, insanlara hizmet edenleri, onlara nasîhat verenleri, tatlı dilli, güler yüzlü olanları, iyi iş yapanlara yardım edenleri sever...



Müslümân, iyi insan demektir. Vatanını, milletini sever ve herkese iyilik eder. Gayri müslimlere de, kötülük yapmaz, mallarına, canlarına, ırzlarına, nâmûslarına saldırmaz. Kötülük yapanlara nasîhat verir ve hiç kimseye hile, hıyânet yapmaz, münâkaşa etmez. Herkese karşı, güler yüzlü, tatlı dilli olur. Gıybet, dedikodu yapmaz, hep faydalı şeyler söyler. Helâlden kazanır ve kimsenin hakkına dokunmaz. Böyle olan bir Müslümânı, Allahü teâlâ da, kulları da sever, râhat ve huzûr içinde yaşar. Peygamber efendimiz, güzel huylu, güler yüzlü, tatlı sözlü, kibâr tavırlı ve çok dürüst bir zât idi. İyilik etmesini sever, herkesle de iyi geçinirdi. Dâimâ hiddet ve şiddetten kaçmış, hiçbir zamân zulüm yapmamıştır. Müslümânların dâimâ iyi huylu, güler yüzlü olmasını istemiş, Cennete de iyi huy ve sabır ile gidileceğini bildirmiş ve; (Din kardeşine karşı güler yüzlü olmak, ona iyi şeyleri öğretmek, kötülük yapmasını önlemek, yabancı kimselere aradığı yeri göstermek, sokaktan, taş, diken, kemik ve benzerleri gibi çirkin, pis ve zararlı şeyleri temizlemek, başkalarına su vermek hep sadakadır) buyurmuştur. “ÖYLE KÖŞKLER VAR Kİ...” Bir gün Peygamber efendimiz; -Cennette öyle köşkler vardır ki, içinde bulunan kimse, her dilediği yeri görür ve dilediği her yere kendini gösterir buyurunca, Ebû Mâlik-il-Eş’arî hazretleri; -Yâ Resûlallah! Böyle köşkler kimlere verilecektir? diye arz eder. Resûlullah efendimiz de; -Tatlı sözlü, eli açık ve herkesin uyuduğu zamân Allahü teâlânın varlığını, büyüklüğünü düşünen ve Ona yalvaranlara verilecektir buyurur. Allahü teâlâ sabredenleri, iyilik edenleri, insanlara hizmet edenleri, onlara nasîhat verenleri, tatlı dilli, güler yüzlü olanları, iyi iş yapanlara yardım edenleri sever. Kendini beğenenleri ise sevmez. Bunun için Allahü teâlânın sevdiği güzel işleri yapmalı, güzel huylu olmalıdır. Müslümân, dili ve eli ile kimseyi incitmemelidir. Zira başkasını incitmek günâhtır. Müslümân, günâh işlemez, suç işlemez, herkesin sevgisini, saygısını kazanan şerefli bir insandır. İslâmiyette muhtâç olanlara yardım etmek, hattâ yardım edemeyenin, güler yüz, tatlı dil ile bir Müslümânı sevindirmesi çok sevâb olur. Muhammed Ma’sûm hazretleri buyuruyor ki: “Allahü teâlânın kullarına iyilik etmeye, güler yüz, tatlı dil ve güzel huy ile onlara kolaylık göstermeye çalışınız! Bu çalışmanız, Allahü teâlânın rızâsını kazanmanıza ve âhirette yüksek derecelere kavuşmanıza sebep olacaktır. Hadîs-i şerîfte; (İnsanlar Allahü teâlânın ıyâlidir, kullarıdır. Kullarına iyilik edenleri çok sever) buyuruldu. Müslümânların ihtiyâçlarını karşılamanın, onları sevindirmenin, güzel huylu ve sabırlı olmanın fazîletleri hadîs-i şerîflerde bildirilmiştir. Bir hadis-i şerifte; (Güler yüzle selâm verene sadaka sevâbı verilir) buyurulmuştur.” Müslümân vakûrdur, kibârdır, ailesini ve vatanını sever. Alçak gönüllüdür, kendisine başvuran herkesi dinler ve imkân buldukça yardım eder. BU DÜNYA GURBETTİR!.. Müslüman, Allahü teâlânın yasak ettiği, zararlı şeyleri almaz, kullanmaz, dinlemez, okumaz ve bakmaz. Hiç kimse ile münâkaşa etmez. Zira münâkaşa, dostluğu giderir, düşmanların çoğalmasına sebep olur. Bu sebeple, dost, düşman herkesle tatlı konuşmalı, güler yüzlü olmalıdır. Muhammed bin Kutbüddîn-i İznîkî hazretleri; “Mü’minin hayırlısı, altı haslet bulunandır: 1-İbâdet eder. 2-İlim öğrenir. 3-Fenâlık yapmaz. 4-Harâmlardan sakınır. 5-Kimsenin malına göz dikmez. 6-Ölümü hiç unutmaz” buyurmuştur. Netice olarak, Müslüman bu dünyada gurbettedir! Müminin asıl vatanı âhirettir. İnsan dünyada bile uzun yıllar ayrı kaldığı memleketine geldiğinde sevinir. Onun için mümin, asıl vatanına kavuşacağı için ölümüne sevinir. Ölüme hazırlanan, yakın bilen, seven kimsenin bir tek alâmeti vardır ki, o da, güler yüz ve tatlı dildir. Ölümü seven kimsenin, yüzü güler. Zaten mümini, gayr-i müslimden ayıran en mühim farklardan biri de, güler yüzlü ve tatlı dilli olmasıdır.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT