BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hizbullah

Hizbullah

Nerelerde büyüdüler, hangi telkînlerle yetiştiler?



Nerelerde büyüdüler, hangi telkînlerle yetiştiler? Onlar gerçekten aramızda mı yaşıyordu, çarşıda, pazarda, devlet dairesinde, camide onlarla bir ân dahi olsa birlikte mi bulunduk? Aynı okullarda mı okuduk, aynı iklimde mi büyüdük? İnanılır gibi değil. Bunlarla ancak tarihin Kazıklı Voyvodaları boy ölçüşebilir. Vahşet kelimesi, uzun zamandan beri ilk defa böylesine sıklıkla kullanılıyor. Bu kelime, basının geçen haftaki ortak manşetiydi. Basın az konuda böylesine ağız birliği etmiştir. Kaç gündür haberlere bakmak, onları okumak imkânsız. Allak-bullak oluyorsunuz. Hizbullah’tan bahseden haberlerden kaçıyorsunuz. İdeolojileri adına bu cinayetleri işleyenlere insan demek mümkün değil. Vahşi kelimesi bile onları anlatmaya yetmez. İdeolojileri ne? Sözde İslâmî düzen. Merhamet ve insanlıktan mahrum bu gaddar katiller, yaptıkları ile o tertemiz dînimize iftira etmekteler. Hâşâ yüce İslâm dînînin onlarla zerrece alakası olamaz. Merhametin zirvede olduğu bir dîne gaddarlığın çukurundan pis çamurlar sıçratılıyor. Daha ilk sefere çıkan arkadaşlarına Sevgili Peygamberimiz, “kadınlara, çocuklara, din adamlarına dokunmayınız” buyurmuşlardır. Savaş şartlarına rağmen bu emri veriyorlardı. Sonraki bütün zamanlarda, bütün İslam hükümdar, kumandan ve askerleri bu ölçüye âzamî şekilde riayet etmişlerdir. Kendi vatandaşlarını kaçırıp işkence ettikten sonra kafasına çivi çakarak öldürmek, domuz topu yaparak diri diri toprağa gömmek hangi mukaddes kitapta vardır? Buna benzer hareketlere koca İslam tarihinde tek misal gösterilemez... Türkiye, bir hafta boyunca görülüp-işitilmedik bu cinayetlerle sarsıldı. Değişik şehirlerdeki evlerden her gün yeni yeni cesetler çıkartılmakta... Maktuller, toprağa verilirken toplum da ilk şoku atlatmış olmanın hali ile soruyor? Bunca cinayet işlenirken Hükûmet neredeydi? Kayıp yakınları neden seslerini duyuramıyorlardı?.. Bu sorular zaman içinde artacaktır. Her ne olursa olsun. Neticede şu kadar insan en hunhar şekilde katledilerek hayatlarına son verilmiştir. Onların geride kalan aileleri artık yarı ölü gibidir. Eşler, çocuklar, analar...mahvolmuştur. Son söz şudur: Devleti kötü yönetenler de sorumludur. Yeni zamanlara bu resimlerle girmemeliydik. Dünyaya mahcup olduk. Hem de çok kötü şekilde. Vicdandan, iz’andan, İslâm’dan habersiz insanlar yüzünden.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT