BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Pahalı aktör, ucuz siyasetçi

Pahalı aktör, ucuz siyasetçi

Mali disiplini sağlayamayan, orman yangınları karşısında havlu atan Vali Arnie, kâh Ermenilere boncuk dağıtır, kâh İsrail’e alkış tutar. Siyasetin en kolay yolunu seçer, adrese teslim politika yapar.



Arnold, California valiliğine ikinci kez seçildi. Tarihi ve kahramanı olmayan bir devlet n’apar? Oturur roman yazar. Amerikalılar bir zamanlar bebelerini Tex, Teksas, Tombiks ile kandırırlardı, sonraları Tarzan, Killing, Superman, James Bond ile oyalarlar. Ismarlama kahramanlar aşındıkça yeni tipler tasarlar, Batman, Spiderman, Blade, Rambo, Conan ve Terminatör‘den medet umarlar. İşte bu gün adı giydirildiği tiple ünlenen bir aktörden bahsedeceğiz size, Arnold’dan... Küçük yaşta vücut geliştirme işine dalan Arnold; en çok Barbar Conan ve Terminatör filmleriyle tanınır. Siyah gözlükler takar ve purosundan baca gibi duman salar. Ancak bu tutkusu pahalıya mal olur ve onu hastanelik eder. GESTAPO ÇOCUĞU Arnold, Avusturya Graz’da Weiz adlı bir köy irisinde doğar (1947). Babası Polis Şefi Gustav Schwarzenegger, Anschluss fikrinin uslanmaz militanlarından biridir. Bu görüşün sahipleri temelde sosyal demokrat iseler de Almanya’da Nazilerin iktidara gelmesini ve iki halkın tek bayrak altında birleşmesini arzularlar. Şef Gustav’ın siyasi görüşleri kendini bağlar ama devirdiği şişeler hane halkına da batar. Komiserimiz maalesef çok içer ve kadehin dibini buldukça sataşacak adam arar. Maaşı alkole yatırdığı için ev perişandır, üç kuruşu denkleştirip de bir buzdolabı alamazlar. Karısı Aurelia Jadmy’nin ilk evliliğinden de bir oğlu (Meinhard) vardır, delikanlı üvey kardeşinden hoşlanmaz, fırsatını bulsa bir kaşık suda boğar. Kısacası huzursuz bir evdir herkes duvarını örer, hayatını yaşar. Şefkate en muhtaç olduğu günlerde başı okşanmadan büyüyen Arnold bunları bir kenara yazar, öfke ile dolar. Çok ama çok güçlü olmalıdır, betonları kırmalı, sinileri yırtmalı, yan bakanı sinek gibi ezmelidir icabında. Sanırım biraz da seyrettiği John Wayne filmlerinin tesirinde kalır, genç yaşta halterin altına yatar. Reg Park ya da Steve Reeves gibi onbeşgen bir vücuda sahip olabilmek için ter dökmeye başlar. Askerliğini Avusturya ordusunda erbaş olarak yapar (1965) kışlada onun gibi body meraklıları vardır, birlikte çalışırlar. Karavana yaramış olmalıdır ki omuzları genişler, beli incelip kopayazar. Junior Mr. Europe yarışmasına katılmak için firarı göze alır. Cezadan yırtmanın tek yolu vardır, kupayı getirip komutanının önüne koymak... Koyar da! Ardından iki yıl üst üste (67-68) Mr. Universe’i kazanır ki henüz çocuk simalıdır daha. ŞÖHRET PEŞİNDE Şimdi zanaatı paraya tebdil etme vaktidir, Arnie işi kuralına göre oynar, gider postu “yeni dünya”ya yayar. İngilizcesi berbattır, birileri ona “özel ders al” tavsiyesinde bulunurlar. Yes, no derken muallimesi Barbara Outland Baker’la muhabbeti kurar ve tam 5 yıl birlikte olurlar. (Arnold and Me) Kahramanımız yeryüzündeki en gözde vücut geliştirme ödülü Mr. Olympia’yı almayı kafasına koymuştur. Gel gelelim Sergio Oliva gibi bir efsanenin önüne geçebilmesi için on fırın ekmek yemesi lâzımdır. Arnie inatla çalışır ve 1970’de kürsüye çıkar. Takip eden 5 yıl boyunca yerini kaptırmaz artık ona “Mr. Olympia” buyururlar. 1972’de üvey kardeşi Meinhard ve babası Gustav’ı kaybeder. Lakin lütfedip cenazesine katılmaz. Kederli ailesine “işlerimin yoğunluğu nedeniyle...” diye başlayan bir telgraf yollar, o kadar. O günlerde gençler vücut geliştirmeye pek meraklıdırlar. Arnie fırsatı değerlendirir, spor aletleri pazarlayan bir şirketle ortaklık yapar. O boy boy poz verir, şerikleri sipariş alırlar. Düşünebiliyor musunuz henüz 22 yaşında dolar milyoneri olur, paranın belini kırar. Bu arada reklam ve manken ajanslarına girer çıkar, hatta çöpçatan programlarında boy gösterir ve poşetlik dergilere malzeme olmaktan kaçınmaz. BARBAR CONAN Nitekim beklediği olur hollywood’dan teklif almaya başlar. İlk iki filmi tek kelime ile berbattır, hatta büyük bütçelerle kotarılan “Herkül New York’ta” da acemice oynar. Sadece kasım kasım kasılır ve adelelerini seyircinin gözüne sokar. Aradan geçen 5 yıla rağmen İngilizceyi sökebilmiş değildir bu yüzden konuşmalara katılmaz “ha” “hı” diyerek mevzuyu kurtarmaya bakar. Takdir edersiniz ki Schwarzenegger kolay telaffuz edilen bir soyadı değildir. Hal böyle olunca yapımcılar ona Arnold Strong (sert Arnold) gibi bir isim yakıştırırlar. Ancak sonraki filmlerinde soyadında ısrar eder, kimbilir belki de ırkçı damarı tutar. Arnie donuk bir oyuncudur, gülümseyemez, şaşıramaz, ağlayamaz. Dövüşmeyi de bilmez, dimdik yürür, hareketleri göz okşamaz. Hatta bazı münekkidler altındaki atın ondan daha iyi rol yaptığını savunurlar. İyi de her zaman yakışıklı jönler kazanmaz ki, nasıl ki bizde Kemal Sunal marka olduysa Amerika’da da Conankolikler türer, gişelere tomarla dolar bırakırlar. Sen, ben beğenmişiz, beğenmemişiz kimin umurunda? Sektörün kurtları onda bir ışık yakalar ki adını neonlara yazar, ödül üstüne ödül yağdırırlar. ASTALA VISTA BEYBİ Ve iş gelir dayanır, terminatöre çıkar. Senaryoda güya günümüze dönen zalim bir robot vardır. Taaa 2020 yılında işlerine mani olacak adamı çocukluğunda yakalamalı ve kafasını koparmalıdır. Onların karşısına daha güçsüz ama insan canlısı bir robot (Arnold) çıkar. Arnie mekanik tepkiler verir ki, bu rol sıfatına “cuk” uyar. Kötü robot birkaç bin kişiyi telef edip külliyetli miktarda gayrimenkulü harap etse de sıktığı mermilerin biri bile bunlara dokunmaz. Veeee iyi robot, kötü robotun iki dirhemlik yerini yakalar, bitirici vuruşu yapıp noktayı koyar. Sağ olsun iki abd-i acizle (ki bunlar genelde bir kadın ve bir tıfıl olurlar) dünyamızı kurtarır, bize bağışlar(!) Bittabii kanımıza yüksek oranda adrenalin pompalanmaktadır o an... Bilirsiniz Hollywood’da tutan filmlerin ikincileri üçüncüleri tezgahlanır. Nasıl Rocky 1, 2, 3, 4, 5 yapıldıysa, Terminatör de teammüllere uyar. Malum ABD’de ÖSYM diye bir müessese yoktur, parası olan okur, olmayan seyrine bakar. Cüzdanın kalın ise master ve doktora da yapabilirsin pekala. George Dabilyu bile Yale’den mezun olduğuna göre göre Arnold niye okumasın di mi ama? PARASIYLA DEĞİL Mİ? Dolarıyla değil mi, University of Wisconsin’e girer, ücretini günü gününe yatırır ve makbuzları itina ile saklar. Vakti zamanı gelince ibraz edip mezuniyete hak kazanır, cübbe kuşanıp, kep atar. Artık nezih insanların (zengin demek istiyoruz tabii) bulunduğu mekanlara takılmaktadır, iktisadi trendler üzerine ağdalı cümleler kurar. İşte Başkan John F. Kennedy’nin yeğeni TV sunucusu Maria Shriver ile böylesi meclislerden birinde tanışırlar. Samimiyet ilerler ve ilişki evliliğe çıkar. Filmleri seriye bağlamıştır bu arada... Commando, Raw Deal, Predator, Red Sonja... O günlerde seyirciler Schwarzenegger ile Sylvester Stallone’nun atıştığını sanırlar. Çocuklar hangisi döver diye iddiaya tutuşadursun bizimki kulvar değiştirip komedi filmlerine atlar. Derken Bruce Willis ve Demi Moore’la birlikte “Planet Hollywood” restoran zincirini kurar. Ardından film şirketi gelir, hem oynar, hem oynatır, kısa zamanda yükü tutar. Arnie “Kıro olabilirim ama para bende” havasındadır, şehrin caddelerinde Hummer’larla dolanır. Siyah gözlükler takar ve purosundan baca gibi duman salar. Şöhretse şöhret, alkışsa alkış, fülus istemediğin kadar... Kazandıkça hırsı artar ve gün gelir Colifornia Valiliğine asılmaya başlar... İyi de onu rakiplerinin önüne çıkaracak ne özelliği vardır? Mesken meselesi, trafik, yeşil alan... Bütün bunlardan anlamaz. Ancak ne kadar pislik biliyorsa yapar. Sinemada “hamile erkeği” oynaması “rol işte” denilip geçilebilir ama işi gücü bırakıp eşcinsel evliliklerine omuz çıkması anlaşılamaz. Uyuşturucu konusunda da kaygısızdır, misal marihuanayı ottan kökten sayar. Kan alacağı damarı iyi bilir, havalide ekseriyette olan Ermenilere göz kırpar. Papağan gibi tehcir, soykırım kelimelerini geveler, söyler söyler başa sarar. Halbuki Anadoludaki dengeleri bilmez, yöre halklarını tanımaz. Hatta bir ara kantarın topuzunu kaçırır Türkleri Nazilere benzetir utanmadan. Ulen Avusturyalı olan kim? Nazilik size yakışır ancak. CALIFORNIA KAYMAKAMI Arnie filmlerden yüklü miktarda para alır, mesela Terminatör II ile 30 milyon doları cebine koyar. Ancak işin bir de görünmeyen yanı vardır, Amerikalı kan tacirleri piyasaya sürdükleri hafif silahları ya Sylvester’in Rambosu ile ya da Arnold’un Komandosu ile tanıtırlar. Sadece hükümetlere değil, ihtilalcilere ve gerillalara da mal yollar, bedeli beşle onla çarparlar. Arnie kirli ticaretin farkındadır ama vicdanı sızlamaz, aldığı paraya bakar. Gittikçe militarist bir karakter kazanır, savaş baltasını beline asar. Düşünebiliyor musunuz yaşı altmışı aştığı yıllarda bile kamuflaj giyer, ordu malı zırhlılara biner ve tank koleksiyonu yapar. Gözü yüksektedir, şimdilik mümkün olmasa da (ABD dışında doğmuştur zira) Reagan’ın izinde gider, başkanlığa sulandığını saklamaz. Bu yüzden yerli yersiz siyonistleri alkışlar, aşikare taraf tutar. Siyasetin en ucuz ve en kolay yolunu seçer, adrese teslim politika yapar. KÖKTENFAŞİST BUYURGAN ‘’Politika politikacılara bırakılamayacak kadar önemlidir. Güç ve otoriteyi sonuna kadar destekliyorum. İnsanlar bize muhtaçlar, onlara ne yapmaları ve nasıl davranmaları gerektiğini anlatmalıyız!’’ Pöh!.. Bir sanatçı bu kadar saçmalayabilir mi? Ama o, saçmalar. Dahası Irak’taki yankileri ziyaret eder ve “çocuklar, sizler gerçek yok edicilersiniz” diye övgü yağdırır aklı sıra... Güzelim ülkeyi ve bilmem kaç bin yıllık medeniyeti yok ettikleri vakıa, doğru, bu hususta katılıyorum ona! Uzatmayalım... Arnie valilik seçimini rahat kazanır, hatta rakiplerine fark atar. Gelgelim işi yüzüne gözüne bulaştırır, ard arda kopan yangınlarda havlu atar. 15 milyar dolar açık veren vilayet resmen iflas eder. Kasa tamtakır kuru bakır... 200 bin kişinin maaşı aksar, 22 bin kişiyi işten kovar. Bu arada Californiya Devlet Üniversitesi ciddi bir kalite kaybına uğrar. Zira bütcesi kuşa çevrilmiştir, bu şartlar altında araştırma maraştırma yapılamaz. KAS YAPARKEN GÖZ.. Bu arada adaleleri söner, yağları sarkar. Zamanında aldığı streoidler şeklini şemalini bozar. Yorgun kalbi by-passla tıkırdar, ciğeri ciğerlikten çıkar. Aldığı beddualardan olacak işleri ters gider. Motorikletle kaza yapınca ehliyeti olmadığı anlaşılır, kayak yapayım derken bacaklarını kırar, açılan taciz davaları başını ağrıtmaya başlar. Bir darbede Avusturyalı hemşehrilerinden yer. Bir zamanlar adını şehrin stadına koyan Grazlılar kör ve yaşlı bir mahkumun idamını tasdiklediği için onu kara listeye alırlar. Adını internet sitesinden silip atar, “vatandaşlıktan çıkarılması hususunu” oya sunarlar. Ve düşünebiliyor musunuz bu hafta vizyona giren “Terminatör IV” Arnold’suz çevrilir, küçücük bir rol bile vermez, onu setten uzak tutarlar. DİZİ GİBİ Arnold, 1984 yılında çekilen Terminatör filmiyle büyük bir ün yakalar. Ardından film, diziye döner ve yenileri çekilir. Ancak “Terminatör 4: Kurtuluş’ta yer bulamaz. Hollywood onun yerine yenilerini bulur.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT