BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > BAĞIŞ: Avrupa Birliği’nin yolu MECLİS’TEN GEÇER

BAĞIŞ: Avrupa Birliği’nin yolu MECLİS’TEN GEÇER

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış “AB’nin yolu falanca ilden geçer, filanca bölgeden geçer, söylemine inanmıyorum. Şu 6 aylık süreçte şunu anladım ki; AB süreci TBMM Genel Kurulu’ndan geçiyor” dedi



> Mehmet KÖŞKER Bakan Bağış, aralarında Haber Koordinatörümüz Mehmet Köşker’in de yer aldığı gazetecilere değerlendirmelerde bulundu. İstanbul Ceylan Intercontinental Oteli’nde gazete, televizyonlar ve haber ajanslarının üst düzey yöneticileriyle bir araya gelen Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, “AB’nin yolu falanca ilden geçer, filanca bölgeden geçer” söylemine inanmadığını belirterek, “Şu 6 aylık süreçte şunu anladım ki AB süreci TBMM Genel Kurulu’ndan geçiyor” dedi. Yarın Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk müstakil başmüzakereci ve devlet bakanlığı görevine getirilişinin 6. ayını dolduracağını hatırlatan Bağış, basın temsilcileriyle değerlendirme yapmayı ve fikirlerini almayı önemsediğini söyledi. Bağış, Avrupa Birliği konusunda Türkiye’nin yaptığı çalışmalarla ilgili medyadan da destek istedi. TBMM’de iktidar ve muhalefet el ele vererek birtakım kanunları geçirebilir ve uygulamaya koyabilirse AB sürecinin hızlanacağını belirten Bağış, AB’nin, topyekün kararlılık isteyen, iktidarı muhalefetiyle birlikte hareket edilmesi gereken bir süreç olduğunu vurguladı. AZİMLİ VE KARARLIYIZ AB sürecinin kolay bir süreç olmadığına dikkati çeken Bağış, “Bir yandan 70 milyon vatandaşımızı AB sürecinin Türkiye’yi zayıflatmayacağına, güçlendireceğine inandırmak, öte yandan 490 milyon Avrupalı’yı Türkiye’nin AB sürecine yük olmaya değil, yükü paylaşmaya gittiğine ikna etmek... Ama azimle kararlılıkla bu süreci başarı ile sonuçlandıracağımıza inanıyorum” diye konuştu. Egemen Bağış, sürecin Türkiye’nin lehine işlediğini, Avrupa’nın insan kaçakçılığından enerji krizine, ekonomik krizden iklim değişikliğine, uyuşturucu kaçakçılığından terörle mücadeleye kadar karşı karşıya kaldığı problemlerle Türkiye olmadan baş edebilmesinin oldukça zor olduğunu söyledi. 2009’A HIZLI GİRDİK Bağış, Türkiye’nin AB sürecinde önemli başarılar elde ettiğini belirterek, 2009 yılına çok hızlı ve iddialı bir giriş yaptığını, 1 Ocakta AB ile ilgili ulusal programı Resmi Gazete’de yayımladığını hatırlatarak, bugüne kadar yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi. Bağış, Reform İzleme Grubu’nun gelecek dönemde ilk defa Ankara dışında Antakya’da toplanacağını bildirdi. Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Ruhban okulunun açılması konusunun, asırlardır aynı toprağı paylaşan vatandaşların ihtiyacını gidermek için yaklaşılan bir iç mesele olarak görülmesi gerektiğini ifade ederek, “Bunun bir muadili olacaksa Yunanistan, Batı Trakya’da yaşayan ve Yunanistan vatandaşı olan Türklerin problemlerinin çözümüne yönelik eşzamanlı adım atmalıdır” dedi. Avrupa’nın Türkiye’ye ihtiyacı var Egemen Bağış, Avrupa’nın Türkiye’ye ihtiyacı olduğunu belirterek, şu görüşleri dile getirdi: “Avrupa’nın olduğu gibi Türkiye’nin de Avrupa’ya ihtiyacı var. Bizim de birtakım kronikleşmiş sorunları AB sürecinde çözebildiğimizi görüyoruz. İdam cezasının kalkmasından tutun, TRT’nin Kürtçe yayına başlamasına kadar AB’nin çıtasının etkisi olduğunu görüyoruz. İlişki bir kazan-kazan ilişkisidir. Bu ilişkiden Türkiye’nin de kazanımları olacağı gibi AB’nin de kazanımları olacaktır. Bu bir siyasi süreçtir. Siyasi süreçlerde de siyasi dengeler oluştuğu zaman netice başarı ile gerçekleşecektir. 18 milyon Doğu Alman hiçbir açılış, kapanış kriteri yaşamadan AB’nin eşit vatandaşları olabildiler. Çünkü siyasi konjonktür onu gerektiriyordu. Türkiye’nin AB ile olan ilişkileri de Avrupa’nın da Türkiye’ye olan ihtiyacı da zaman içinde öyle bir noktaya gelecektir ki, Türkiye’nin AB üyeliğini Türkiye’den çok AB üyesi ülkeler talep edecektir. Ama o güne hazır olmamız lazım. Bizim reformlarımızı gerçekleştirmemiz lazım.” AB, ORTAK PROJEMİZ Türkiye’nin AB sürecinde hassasiyetlerin paylaşılmasının ve diyaloğun açık olmasının önemine işaret eden Bağış, AB’nin herhangi bir partinin veya iktidarın projesi olmadığını, herkesin ortak yarınlarıyla ilgili proje olduğunu anlattı. AB’nin Türkiye’yi birleştirebilen ve bütünleştirebilen bir proje de olabileceğini ifade eden Bağış, şöyle devam etti: “Bugün Türkiye’de darbe korkusu yaşayanlar, AB sürecinde ilerleyen bir ülkede darbe olamayacağını bildikleri için rahat edebiliyorlar. Türkiye’de şeriat korkusu yaşayanlar, AB sürecinde ilerleyen bir ülkede şeriat rejiminin kabul edilemeyeceğini bildikleri için rahat ediyorlar.”
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT