BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kaz Dağı’nı yakmak

Kaz Dağı’nı yakmak

Zafer bayramımız, demokrasi açılımımız derken, Kaz Dağı yangınını pas mı geçtik? Kaz Dağı yöresi, Edremit Körfezi kuzeyinde, Türkiye’nin en letafetli, en şirin, en canlı, en karakteristik yörelerinden biridir. Kazdağlı Sâlih Paşa, 16. asrın en büyük çapta dehâ sahibi amirallerindendir. Daha çok Sâlih Reis diye tarihe geçmiştir.



Zafer bayramımız, demokrasi açılımımız derken, Kaz Dağı yangınını pas mı geçtik? Kaz Dağı yöresi, Edremit Körfezi kuzeyinde, Türkiye’nin en letafetli, en şirin, en canlı, en karakteristik yörelerinden biridir. Kazdağlı Sâlih Paşa, 16. asrın en büyük çapta dehâ sahibi amirallerindendir. Daha çok Sâlih Reis diye tarihe geçmiştir. Preveze’de kanat amirali idi. Çok yakını ve üstâdı Barbaros’tan sonraki Cezâyir bahriye eyaletimizin (Fr. province maritime) beylerbeyilerinden bir oramiraldir. Büyük Sahrâ seferleri, Afrika’yı keşif coğrafyasına geçmiştir. Bu çapta adamlar da yetiştiren Kaz Dağı, Türkiye’nin nefes aldığı yörelerden biri. Türkiye’nin nefesini kesmek isteyenlerin nefeslerini kesmek şarttır. Bu gibi yerlere daha çok beton otel dikicileri musallat olur. Kaz Dağı’mıza ise madenciler geldi. Maden arayıp işletmeye elbette itirazımız olmaz, teşvik ederiz. Ama Kaz Dağı ormanlarını yakıp maden aramak Türk medeniyetine ve estetiğine taarruzdur. Böyle barbarlığı pas geçemeyiz. Yangının şu veya bu maksatla sûikasd olması ihtimali yüzde doksandır. Türkiye’yi yakan iç ve dış düşmanlarımız haydutlara karşı, hukuk sistemimiz yetersiz ne kelime, âcizdir. Her zaman öyle idi. İş, köylümüze odun sağlayalım, sonra tarlasını açalım yanlışı ile başladı. Türkiye’de yeşilin, tabiatın, bitki örtüsünün, hayvan çeşidinin muhafazasının betonlaşmadan önemli olduğunu kavrayamamak geri zekâlılığı bunu izledi. Vatandaşa yazlık yapıp satmak furyası eklendi. Sahillerimizdeki kumları kamyon kamyon taşıdık. Türkiye’deki toprak, sahil, arazi, arsa, tarihî yapı yağması, eşkıyalığa dönüştü. Şehirlerde tarihî yapılar yakıldı, yıkıldı. Ormanlarımızda öldürmedik hayvan bırakmadık. Halkımızı tabanca ve tüfekten sonra, pompalılarla, hattâ kalaşnikoflarla silâhlandırdık. Nice cinayete zemin açtık. Silâh edinmeye ve avcılığa çok kısıtlama getirmeliyiz. Orman yakmaya ömür boyu ceza yetmez, yakanın bütün varlığı elinden alınmalıdır. Yakılan tarihî binanın arsasına 75 yıl hiçbir inşaat yapılmamalıdır. Sahillerde inşaat yasaklanmalıdır. Denizi, toprağı, çevreyi atıklarla ve çöple kirletenlere ağır müeyyideler zaten AB kriterlerinin başlıcalarındandır. Çağdaş uygarlık düzeyinde yaşamak, hattâ gelecek yıllarda hayatta kalmak için kapsamlı reformlar yapmakta çok geç kaldık. Çok kaybettik. Halbuki demokratik açılımın olmazsa olmaz şartlarındandır. Çocuklarımızın dünyasını karartmaya, zindan etmeye hakkımız yok...
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT