BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Cezaevi: Nasıl bir akademi?

Cezaevi: Nasıl bir akademi?

Prof. Dr. Hikmet Sami Türk, “Adalet Bakanlığı cezaevlerini koğuş sisteminden oda sistemine dönüştüremezse Türkiye’de terör asla bitmez” dedi.



Prof. Dr. Hikmet Sami Türk, “Adalet Bakanlığı cezaevlerini koğuş sisteminden oda sistemine dönüştüremezse Türkiye’de terör asla bitmez” dedi. Bu konuda basının sorumluluğunu özellikle “ihsas” ettirdi! Sokaklarda bazı yerlere “Hücre istemeyiz!” diye sloganlar yazılmaya başlamıştı bile. Demek ki, örgütlü bir kampanya eyleme girişmişti. Adalet Bakanı, bu kampanyaların dirijanları mutlaka örgütlerle bağlantılı ya da onların doğrultusunda hareket ediyor diye kesin konuşuyor. Cezaevi, hangi suç için olursa olsun, bir ıslah, rehabilitasyon sürecini ihtiva etmelidir. Başka bir deyişle, o mekanlar, kişiyi topluma yeniden kazandırma “ara istasyonu”dur. Ancak, cezaevleri bizde çoğu kez bir suç akademisi gibi işler. Terör ve mafya suçlarında “profesyonelleşme” okulları; hatta merkez üsleri -karargâhları- gibi çalışmaktalar. Sebebi de o koğuş sistemidir. Bakan, “F tipi” dubleks, üçer kişilik yeni ve çağdaş oda sistemine geçilmesini zarurî addetmekte. Bu sistem bir tecrit değil, tabiî ki sosyalleşme imkânları olacak. Atölyeler, kütüphaneleriyle... Bu “dönüşüm” için 2,5 trilyon gerekiyor. Bakanlık ve hükûmet bu konuda kararlı. Yeter ki, kamuoyu desteği arkalarından eksilmesin. Cezaevlerinin mekânsal yeniden tanzimi bütün sorunu çözmüyor. Çözmez. Personelin özlük haklarının iyileştirilmesi de lâzım. (her zaman şikâyet edilen rüşvet olayının kalkması için de...) Bu arada vurgulayayım: Cezaevi içindeki usulsüzlükler oluyorsa, bunu hepten maddi ilişkilere bağlamak da haksızlıktır. Şöyle ki, cezaevlerini dışarıdan jandarma korur. İçeride ise infaz koruma memurları. Bu ikinci grup, kalabalık ve koğuş sistemine göre örgütlenmiş cezaevlerinde mahkumların “rehinidir” adetâ. Tehdit edilmekte, korkutulmakta ve içerinin isteklerine zorla baş eğdirilmektedir. İşte, bu dönüşüm, söz konusu “bağımlılığı” da giderecektir, deniliyor. Prof. Türk, infaz memurları için bir Adalet “Akademisi” açılacağını da kaydetti. Meslek için bilgilerin tazelenmesi için öngörülen bu akademi yanı sıra Bakanlığın hakim ve savcılar için bir meslek odası ihdasını düşündüğü, adlî kolluk için İçişleri ile uzlaşma çabasında olduğunu, İstinâf Mahkemelerinin bizde de kurulacağını, hakemlik müessesesine ağırlık verileceğini ve İskandinav ülkelerinde başarılı uygulamaları görülen “ombudsman” kurumunun “kamu denetçiliği” sistemi olarak devreye gireceğini de belirtti. Adalet Bakanlığı “Atalet” Bakanlığı değildir dercesine!..
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT