BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ayakta zor duruyordu...

Ayakta zor duruyordu...

Seher yorgunluktan adım atamayacak durumdaydı. Merdivenlerden inerken belini tutuyor, kuyruk sokumuna saplanan sancılardan dolayı zor adım atıyordu. Bütün evi pırıl pırıl yapmıştı. Kapı, cam, çerçeve, halı, koltuk, her yeri temizlemişti. İlkay hanım çok memnun kalmıştı.



Seher yorgunluktan adım atamayacak durumdaydı. Merdivenlerden inerken belini tutuyor, kuyruk sokumuna saplanan sancılardan dolayı zor adım atıyordu. Bütün evi pırıl pırıl yapmıştı. Kapı, cam, çerçeve, halı, koltuk, her yeri temizlemişti. İlkay hanım çok memnun kalmıştı. Uğurlarken: - Yani, bugüne kadar çok kadın aldım Seher hanım ama senin gibisini görmedim doğrusu. Ne olur, haftada bir defa gel bana. Çarşamba günleri, anlaştık değil mi... Al sana beş milyon... Helal hoş olsun. Hak ettin bunu... Haydi hoşça kal... demişti. Sevinçle okşadı cebindeki banknotu. Artık haftada beş milyonu garantiydi. On da Şehnaz alıyordu. Etti on beş. Rahat rahat yetirirdi bu parayı. Hatta Reşat’la geçen günlerden bile daha iyiydi kazandıkları. Tabii Seher yaşadığı kentin özelliklerini hesaba katmıyor, kazandığını Afyon’a göre değerlendiriyordu. - Biraz kıyma alayım bugün. Geldiğimizden beri girmedi boğazımıza. Kız da yesin, yarın da götürür işe... diye düşünerek hemen oracıktaki bir kasaba girdi. Yarım kilo kıyma istedi. Adam maharetli hareketlerle dolaptaki etten bir parça kesip tarttı, ayıklayıp kıyma makinesine attı. Hazırdı. Fiyatını söylediği zaman Seher küçük dilini yutacaktı. Cebindeki paranın yarısı gitmişti neredeyse. Bir anda korkunç bir pişmanlık yaşadı. Geri de veremedi gururuna yedirip. Çaresiz aldı paketi. Yol boyunca söylendi kendi kendine: - Çok lazımdı kıyma sanki, aptal kadın, paran gitti bile işte. Bu kadar ihtiyacın varken... Et yemesen öleceksin sanki!.. Minibüse bindiği zaman yanında oturan adama saati sordu. Altıyı geçiyordu. - Şehnaz da çıkmıştır şimdi... geliyordur, keşke rastlasaydık birbirimize. Neyse artık durakta beklerim... diye geçirdi içinden. Göz kapakları düşüyordu yorgunluktan. Son durağa geldikleri zaman etrafına bakındı. Belki de kendinden önce gelip çıkmıştı yokuşu yalnız başına Şehnaz. Biraz ilerleyip kaldırımın kenarına oturdu. Hiç olmazsa dört beş araba bekleyecekti. Gelene geçene bakmaya başladı. Ertesi gün dip temel temizlik yapmayı düşündü. Çamaşır da yıkamalıydı. - Kızın ayağında ayakkabı yok, çocuk istemekte haklı... diye düşündü. Kadıköy’den üçüncü minibüs de gelmiş, Şehnaz çıkmamıştı içinden. - Bu kız benden evvel geldi, çıktı, yukarıda bekliyor beni... diye düşünerek hareketlendi. Yokuşun başında derin bir soluk alarak durakladı. Bir gayretle yola koyuldu. Eve yaklaştığı zaman hiçbir hareketlilik göremedi. Meraklanarak hızlandı. Yan tarafın çocukları pejmürde kıyafetleri, leş gibi suratlarıyla sokaktaydılar. Komşusu Kezban da kapının eşiğine oturmuş, onlara bakıyordu. Eliyle selamladı onu: - Merhaba Kezban kardeş, benim kız geldi mi? - Yooo, görmedim, kimse gelmedi... Kaşları çatıldı. Hemen koynundaki anahtarı çıkartıp kilidi açtı. Saat sekiz buçuğa geliyordu. Şimdiye çoktan gelmiş olmalıydı. Dayanamayıp kapıya çıktı. Ayakta zor duruyordu. On beş dakikaya yakın bekledi gözlerini yokuşun başına dikip. Sonunda giyinip aşağıya inmeye karar verdi. Hemen pardösüsünü geçirdi sırtına. Tam kapıyı kilitlerken Kezban’ın sesi duyuldu: - Geldi senin kız, bak, karşıda. Yüreğine bir ferahlık dağılıverdi bir anda. Sevinci öfkesiyle karışıverdi. Hızla döndü geri. Koşar adımlarla geliyordu Şehnaz. Nefes nefese yaklaştı eve: - Aşk olsun anne, seni bekliyorum aşağıda geleceksin diye... Kaşlarını çattı Seher: - Kız nerede bekliyorsun ki... Ben saatlerdir aşağıdaydım. Yoktun meydanda... - Aaaa, nerede olacağım, geleli bir saat oldu neredeyse... Oradaydım, inanmazsan in aşağıdaki şoförlere sor. Seher içeri girmek üzere olan kızının sırtına bir yumruk indirdi: - Gir içeri, şoförlere ne soracağım canı çıkası? - Neden vuruyorsun anne, ne var şimdi, hem kendin gelmedin, hem bana kızıyorsun... Ağlamaklıydı Seher... Kapıyı hızla kapattı. DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 104390
    % -0.45
  • 5.4778
    % -0.03
  • 6.2168
    % -0.01
  • 7.2503
    % -0.22
  • 229.653
    % -0.17
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT